Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HALK KÜLTÜRÜ VE AKRABA EVLİLİĞİ

HALK KÜLTÜRÜ VE AKRABA EVLİLİĞİ

Türkiye de bilinir ki aile yapısı bölgelere göre değişiklik arz eder, bunun nedeni ise kültür farkı, sosyo ekonomik şartlarla geleneklere olan bağlılıktır.

Ülkemizde istatistiklere bakıldığında görülüyor ki her beş evlilikten biri akraba arasında yapılmaktadır, incelendiğinde yine görülüyor ki kültür seviyesinin düşük olduğu bölgelerde gelenekler ve maddiyat ağır basmaktadır.

Ancak akraba evliliklerinin sakıncalı olduğu söylenemez tıbbi araştırmalara baktığımız da soyda geçici (ırsi) bir hastalık yoksa endişe duyulmamalıdır, eğer varsa o zaman ALLAH korusu sakat dengesiz aileye ve topluma yük olacak çocuklar dünyaya getirmemek için böyle bir evlilikten kesinlikle kaçınılmalıdır.

Soyunda ruhsal bozukluk bulunan iki yakın akraba evlendiklerinde bu tür hastalıklı çocukların gelebilme olasılığını düşünmelidirler.

Akrabası ile evlenecek olanlar hassasiyetle mutlaka tıp fakültelerinin genetik danışma merkezlerine başvurmalıdırlar.

Evlilik hazırlıklarına bu birimlerden alacakları bilgiler ışığında başlamalı gerekiyorsa iptal etmelidirler.

Aslında teknoloji o kadar gelişti ki her evlenecek çift adı geçen kurumlarda tetkiklerini yaptırarak bilinçli bir evlilik yapmaları en doğru yöntemdir.

Bunlar toplumdaki insanlara aktarılırken kırmamaya kırılmamaya çok dikkat edilmeli zararın neresinden dönersen kar olacağı bilinmelidir.

Kültürümüzün önemli unsurlarından bir başkası ise!... eski tabirle âdâb-ı muaşeret yani görgü kurallarıdır.

Bizim kültürümüzde servet vardır veren el alan elden üstündür ama servet gösterisi iğrenç kabul edilmektedir, maalesef kültürümüzde çok fazla yozlaşma hâkimdir, buna dur denmesi gerçek kültür benliğimize kavuşulması elzemdir.

Bu gün gençlerimizin büyük bir boşlukta oldukları aşikardır, sevgi saygı hoşgörü kaybolmuş büyük büyüklüğünü küçük küçüklüğünü bilmez duruma gelmiştir.

Teknolojiyi yanlış kullananlar Eller de telefonlar, tabletler, gözler hiç bir şey görmez olmuş ruhsuz sohbetsiz, şiirsiz bir dünyada yaşamaktadırlar.

Gönül sultanı Yunus EMRE yedi asır önce maddenin şekil verdiği mananın hayata hakim olmadığı bir dünyada yaşayan insanların

ıstırabını “bunca varlık varken gitmez gönül darlığı” mısrası ile ifade etmiştir.

Gerçekten bütün lükse, konfora, medeniyetin nimetlerine rağmen; insanların gönülleri darlık içindedir.

Kültürel yozlaşma beraberinde tabii olarak kültürün ve ahlakın harap olmasını getirir.

Eğer kendinizi bu bataklıktan kurtaramıyorsanız: küçüklerinizi kurtarmak için çaba sarf ediniz, onların yabancı kültürlerin etkisi altında büyümemeleri için gerekli özeni gösterip kendi öz kültürümüzü anlatınız ve bunu yaşamalarını sağlayınız örneğin (YÂRAN KÜLTÜRÜ) gibi unutmayalım ki en büyük yatırım geleceğe yapılan yatırımdır.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum