Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAK EDEN İNSANA DEĞER DEĞİL CAN VERİLİR

HAK EDEN İNSANA DEĞER DEĞİL CAN VERİLİR

Kendinizi seviyorsanız, olduğunuz insan olmaktan gurur duyarsınız. Ama maalesef, birinin kendisini sevmesi, insanlara zor bir şeymiş gibi görünüyor.

Eğer bunu değiştirmek istiyorsanız, kendinizden başlamanız gerekiyor. Kendinize nasıl değer verebileceğinizi anlamıyor ve bilmiyorsanız, başkalarının anlamasını ve bilmesini nasıl bekliyorsunuz? Kendinize verdiğiniz değer arttıkça, hayat daha da kolaylaşıyor.

Mükemmel olamadığınız için ya da hata yaptığınız için kendi modunuzu düşürmeyeceksiniz. Kendi değerinizi yükselttiğinizde, başka insanlardan ilgi ve değer beklememeye başlıyorsunuz.

En önemlisiyse, kendi değerinizi artırarak daha mutlu olacaksınız!

Hepimizin gizlice yaptığı, yaparken de kendini suçlu hissettiği bir şey var ki o da kendimizi başka insanlarla karşılaştırmak. Böyle yaparak kendi içimizdeki mutluluğu ve başarılarımızdan duyduğumuz gururu kendimizden çalarız.

Her şeyin bir yarışma olmadığını fark ettiğimizde hayat daha kolay gelmeye başlar. Her zaman sizden daha zengin, hızlı ve zeki biri olabilir ama bu önemli değil. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmak size sadece zarar verir. Değerinizi artırmak için kendi yolculuğunuza odaklanın.

Beynimiz en iyi dostumuz ve aynı zamanda en kötü düşmanımız. Bu bizim onu nasıl kullandığımız ile alakalı olduğu kadar onun bizi nasıl kullandığı ile de alakalı. Dr. Schwartz “You’re Not Your Brain” adlı kitabında beynimizin otomatik olarak alıp işlediği bilgilerden gelen mesajların en tehlikeli olanlarından yanıltıcı beyin mesajlarını; yanlış veya hatalı düşünceler, yararsız dikkat dağıtıcı dürtüler ya da sizi hayattaki gerçek amaç ve niyetlerinizden uzaklaştıran arzular olarak tanımlar.

Buna ek olarak insan, bilinçdışında kendinden şüphe etme eğilimindedir. Aslında bu şüphe de o mesajların bir sonucudur. Başkalarının gözünden görülen kendisine ait özellik ve değer, kendisi tarafından fark edilemez.

Birisi size gelip “Gülüşün çok güzel.” dediğinde içinizde beliren “Hadi canım sen de!” hissi aslında o kişiye duyduğunuz güvensizlikten değil, kendinize duyduğunuz güvensizlikten ve şüpheden kaynaklanmakta.

Bazı insanların kendisinden çok başkalarına değer vermesinin altında da bu sebep vardır. Kendilerinin başkaları tarafından sevgi,

şefkat, nezaket ve ilgi hak etmediklerini, değersiz olduklarını düşünürler. Kendi değerlerinden şüphe ederler. Bu, insanın kendini en acı şekilde aşağılama yöntemidir belki de. Buna karşın kendilerinde bulamadıkları değeri, değer verdiği insanlardan beklerler her zaman.

Genellikle kendilerine en ufak ilgi gösteren insanlardan bir parça sevgi görmek için onlara fazlaca değer verip onları kaybetme korkusu ile sevgiye boğan insanlar, karşısındaki insanın en ufak ilgisiz ya da kırıcı hareketi karşısında hem üzülür hem de suçu karşıda değil kendilerinde bulurlar.

Kimilerinin ise bunun için daha bilinçdışı sebepleri olabilir. Örneğin ince düşünce denilen şey aslında acıma duygusu olabilir. Başkalarından göremediğiniz sevgiyi karşıdaki insana acıyıp ona veriyor, sevgisizliği tecrübe edip üzüldüğünüzden dolayı karşıdaki üzülmesin diye de üstüne titriyor olabilirsiniz hak etmeyen bir insana değer vermek yanlış.

Ama hak eden insana da değer değil can verilir kimileri ise fazla değeri kaldıramaz…

İnsanın doğasında vardır sevilmek ve değer verilmek, hoşuna gider şımarmaya başlar.

Şöyle düşünüyorum eğer değer verdiğiniz insan da size değer veriyorsa o zaman her şey güzel gider; ancak tek taraflıysa karşı taraf o değeri kaldıramayabilir.

Bir insana gereğinden fazla değer verilmemeli. Özelliklede hak etmeyenlere hiç verilmemelidir.

Hayatta şunu öğrendim; hak etmeyen birisine değer verince ona kendini beğendiriyorsun. Ne oldum delisi olup şaşırıyor, kendisini dev aynasında görüp, çok üstün birisiymiş zannederek etrafındakileri kırıp geçirmeye çalışıyor adeta.

Toplumda bu gibi zavallılara çok rastlarız hayatta bazen sevdiğimiz insanlara, taşıyamayacakları kadar değer, sevgi ve hoşgörü veririz.

Onlar bu duruma o kadar çok alışırlar ki, artik verilen değer ve sevgi sıradan bir hal alır. Dağıtırlar ve kendilerini toplayamazlar.

Bir insana niçin çok değer veririz? verirsek neden karşılığını bekleriz?

Bunun sorumlusu karşımızdaki şahıs değil biziz…

Bir yandan hak etmediği insana durmadan değer veririz, diğer yandan karşılığını alamadığımız için karşımızdakileri duygusuzlukla nankörlükle suçlarız.

İyi bir insanın taşıması gereken temel özelliklerden birisi de saygılı olmaktır

Saygı insanın kendi kişiliği ile başkalarının kişiliğinin arasındaki sınırı bilip o sınırı aşmamasıdır.

Kendi aleyhine dahi olsa başkasının hakkına, hukukuna özen göstermesidir.

Bir insana değerinden fazla değer verirsen, ya onu kaybedersin ya da kendini mahvedersin.

Onun için, bir kişiye vereceğimiz değerin ölçüsünü iyi ayarlamalıyız. Hak etmeyen insanlara fazla değer vermemeliyiz.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum