Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

GIDA GÜVENLİĞİ

GIDA GÜVENLİĞİ

Tüm dünyada insanların sağlıklı olmaları, yaşamlarını ve fiziksel gelişimlerini sürdürebilmeleri için yeterli miktarda ve güvenli gıdayı alabilmeleri, yeterli ve dengeli beslenebilmeleri

Gerekir.

Bu gereksinimin gıdalardan karşılanması açısından güvenli ve sağlıklı gıda üretimi ve tüketimi de zorunludur, Dünyada gıdaya

İlişkin sorunlar gün geçtikçe artmaktadır.

Bu sorunların başında gıda güvenliğinin sağlanamaması gelmektedir.

Gıda güvenliği ile ilgili tehlikeler;

Çevre kirliliği, toplumun değişen tüketim alışkanlıkları, toplu gıda ve yemek üretiminde artış, eğitim ve gelir düzeyinin düşüklüğü, yetersiz veya yeterince uygulanmayan mevzuatlar, gıdaların saklama Süresinin artırılması, kontrol dışı gıda üretimi, denetim uygulamalarının yetersizliği veya gereğince yapılmaması, gıda üretiminde yeni teknolojilerin kullanımı, nüfus artışı gibi nedenlerle artmaktadır.

Yaşamımızın temel maddesi olan gıdalar, çiftlikten çatala kadar geçen aşamalarda gıda güvenliğinin yeterince sağlanamaması nedeniyle zararlı hale gelerek sağlığımız için gizli bir tehlike oluşturabilmektedir.

Özetle Ülkemiz deki Tarımdan hareketle İnsanın en temel ihtiyacı olan beslenmenin sağlanabilmesi için tarımsal üretim ve gıdalar stratejik önem taşımaktadır.

Gıda arzının yeterli düzeyde sağlanabilmesi, güvenli gıdalar üretilmesi, üretilen gıdanın eşit bir şekilde paylaşılabilmesi gibi birçok faktör gıda güvencesi ve güvenliği ile ilgilidir.

Bu çalışmanın amaçları üç grup altında toplanmaktadır, Bunlardan ilki gıda güvencesi ve gıda güvenliği kavramlarının tarihsel perspektifte açıklanması, ikincisi dünyada gıda güvencesi ve gıda güvenliğinin sağlanamamasının nedenlerinin dünya çapında ve

Ülkelerin gelişme düzeyleri itibariyle incelenmesi ve bölgelerarası açıdan son gelişmelerin ortaya konmasıdır.

Son olarak da Türkiye açısından konunun genel olarak değerlendirilip, sorunlara yönelik, çözüm önerilerinde Bulunulmasıdır.

Bu kapsamda, global düzeyde gıda güvencesinde ve güvenliğinde gerek kavramsal olarak, gerek politikalar ve uygulama düzeyinde bir takım olumlu gelişmeler dikkati çekerken, gıda güvencesizliği ve

Güvenilir sizliğinin nedenlerinin ve etkilerinin bölgelerarası ve ülkelerin gelişmişlik düzeylerinde farklı olduğu ortaya konmaktadır. Türkiye’de ise gıda güvenliği açısından mevzuatta ve gündemde bir takım gelişmeler yaşanmaktadır ancak uygulama yönünde bazı sorunlar mevcuttur.

Gıda güvencesi ve gıda güvenliğinde olumlu gelişmeler sağlana bilinmesi için, makroekonomi ve sosyal politikalar ile uyumlu sonuç odaklı tarım politikası amaç ve araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Organik gıdalar; yetiştirilmesinde ve işlenmesinde genetik mühendisliğinin, yapay gübrelerin, böcek ilaçlarının, yabani ot ve mantar öldürücü ilaçlarının, büyüme hormonlarının, antibiyotiklerin, koruyucuların, renklendiricilerin, katkı maddelerinin ve kimyasal ambalaj malzemelerinin kullanılmadığı bitkisel ve hayvansal gıdalardır.

Tüm dünyada organik gıda üretiminde ve tüketiminde önemli oranda artışlar meydana gelmiştir, Son yıllarda yapılan çalışmalar; Organik gıdaların tüketimindeki artışın temel nedenlerinin; tüketicilerin sağlıklı, besin değeri iyi, lezzetli ve doğa dostu gıdalara yönelik artan talepler olduğu yolundadır.

Ancak organik gıdaların bu özelliklerine dair yapılan araştırma sonuçları oldukça çelişkilidir. Bu derleme makalede; organik gıdaların üretim ilkeleri, besin değeri, gıda güvenliği ve lezzet açısından geleneksel gıdalar ile olan farkları tartışılmıştır.

Gıda güvenliği çalışmaları kapsamında semt pazarları sürekli denetlenmesi gereken işyerleri olarak tanımlanmakta ve yönetmeliklerde, pazar yerlerinde kullanılan ambalaj, tanıtım ve kimlik levhaları, satıcıların kılık, kıyafet ve temizliği, atıklarının atılmasına kadar birçok unsur yer almaktadır.

Bununla beraber tüketicilere yönelik; gıda ürünlerini saklama, son kullanma tarihi, etiket okuma, raf muhafaza ve ambalaj kontrolü gibi standartların bulunmasına rağmen, bu standartların paketlenmemiş yaş sebze-meyve ürünlerini kapsamadığı görülmektedir.

Bu kapsamda gıda güvenliği konusunda çıkarılan mevzuatların neredeyse tamamında ambalajlı ürünlere yönelik esasların belirlenmiş olması ancak, yaş sebze-meyvelerin paketlenmemiş olarak satıldığı semt pazarlarının dışarıda bırakılmış olmasının gıda güvenliği çalışmalarında bir boşluk yarattığını söyleyebiliriz.

Sağlıklı ömür dileklerimle, Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum