Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

GERÇEK SEVGİ SAYGIYLA YAŞANIR

GERÇEK SEVGİ SAYGIYLA YAŞANIR

Sevgi, her insanın isteyeceği, Allah'ın çok büyük bir nimetidir. Ahlakı, kişiliği, inancı, kültürü, yaşam tarzı her ne olursa olsun, her insan çevresindeki insanlarda sevgiyi arar.

Ancak sevgiyi bu kadar önemli gören insanların yalnızca çok az bir kısmı saygının da, en az sevgi kadar önemli bir duygu olduğunun farkındadır.

Saygının Olmadığı Yerde Sevgi Yetim, Sevginin Olmadığı Yerde Saygı Öksüzdür.

Hayatı anlamlı, güzel ve vazgeçilmez kılan insandaki sevgi, saygı ve hoşgörü duygusudur. Acaba günümüzde boşanma davaları neden bu kadar çoğaldı, aile içinde, trafikte, çevremizde ve toplumda çatışmalar neden bu kadar arttı hiç sebebini düşünüyor muyuz?

Eskiden bir hatır, gönül, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, hoşgörü, merhamet, şefkat, utanma hissi, mütevazilik, sempati, sevgi vardı…

Şimdilerde ise önemli bir kesim, bütün bu değerleri yitirdi, kalpleri katılaştı, gittikçe saygı ve sevgiden yoksun bir toplum haline dönüşüyoruz.

Birbirimize selam vermekten, günaydın, iyi günler, hayırlı işler demekten adeta korkuyoruz. Hal, Hatır sormuyoruz, hele özür dilemek yok maalesef.

Karıncayı bile incitmekten çekinen insanlarımız nasıl eşinin, dostunun, arkadaşının, komşusunun kalbini kıracak kadar merhametsiz ve nezaketsiz bir toplum oldu.

Saygı ile sevgi daima birlikte ve iç içedir. Saygının olmadığı yerde sevgi yetim, sevginin olmadığı yerde saygı öksüzdür.

Saygının ve sevginin olmadığı bir iş yerinde çalışmak, saygının ve sevginin olmadığı bir evliliği sürdürmek nereye kadar mümkün olabilir? Saygının olmadığı yerde sevgi ve sevginin olmadığı yerde saygı yeşermez, yeşeremez.. Eğer sevgi yoksa saygı da yok, hoşgörü de yok, efendilik de yok kısacası insanlık da yoktur.

Ne zaman ki insanların “Ego” ları ön plâna çıkar, içinde yaşadığı dünyası “Ben” merkezli olur, Karşımdaki herkes benim istediğim gibi davransın, beni onaylasın ve bana itaat etsin” derse işte o zaman saygı da sevgi de ortadan kalkacaktır. Bu tür düşünce ve davranışlar o insana gösterilebilecek en büyük saygısızlıktır.

Dinlemek ve karşındaki insanı anlamaya çalışmak önemli bir meziyettir, saygının ve sevginin bir göstergesidir. Karşısındakini

önemsemeyen, dinlemeyen ve anlamak istemeyen insanlarda “Saygı ve Sevgi” sorunu vardır.

İnsan, kendisinden başkasını sevmiyorsa, karşısındakine saygı göstermesi mümkün değildir. Aile içinde anneye, babaya, kardeşlere sevgi ve saygı gösterilmiyorsa, aile içi çatışmalar kaçınılmazdır ve aile bireyleri bir müddet sonra dağılır. Bina içinde komşuların birbirine saygı ve sevgisi yoksa o binada yaşayan insanlar arasında birbirine karşı selamsız, sabahsız, bayramından, seyranından, hastasından, ölüsünden, dirisinden haberi olmayan birbirine tamamen yabancı bir ilişki doğar.

Toplum içinde yöneticiler vatandaşlara, vatandaşlar da yöneticilere saygı ve sevgi duymuyorlarsa, o toplumda sürekli birbirini suçlayan bir “Ayrışma, çatışma ve huzursuzluk” kaçınılmaz olur!.. Böyle bir durumda da yaşanılan toplum’da huzur, saygı ve sevgi’ den söz edilemez.

Yaşadığımız şu gök kubbe altında sevgi, saygı, merhamet, hoşgörüyü içinde barındıran, eser bırakabilen, dostunun, arkadaşının yardımına koşabilen, sevgi insanı olabilen, saygı ve merhamet duyguları gelişmiş, içinde nefret ve kin gibi duyguları olmadan yaşayabilenlere ne mutlu…

Ne mutlu bu dünyada sevgi ve şefkat insanı olabilenlere, yaşadığı toplumda insanlara saygılı, faydalı birey olanlara, çevresindeki insanlara iyiliği ve güzelliği tavsiye edenlere… Ne mutlu…

Sevgi, saygı ve hoşgörü, hayatı hayat yapan, insanı insan yapan muhteşem duygulardır.

Allah bizlere de bütün insanlara da bu güzellikleri nasip etsin.

NOT: Saygı değer okurlarım sayın Dr. İlhami Pektaş hocamın köşe yazısını çok beğendiğimden hocamın izniyle sizlerle paylaşmak istedim umarım sizde beğendiniz.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum