Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK

GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN

FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK

Ağır ağır çıktığı merdivenlerden evin kapısına ulaştığında,

Yardım ettiğim için teşekkür etti ve ‘Evladım, senin yaşlarındayken bir gün bu kadar yaşlanıp aciz kalacağımı hiç düşünmezdim.

Gençliğinin kıymetini bil, gençlik elden gitti mi bir daha geri gelmiyor.’ dedi.

Üçüncü kattan aşağı bir solukta iniverdim. ‘Gençliğinin

Kıymetini bil, tavsiyesi artık beni düşündürmeye başlamıştı.

Nedir gençlik? Neden kıymeti bilinmeli? İnsan neden elinden gidene bu kadar üzülür? Elde edemedikleri mi, yoksa yaptığı yanlışlar mı onu bu kadar düşündürür?

Gençliğini geçirip, ileriki yaşlarda “ah” çekenlerin, gençliğin elinden tutmaları gerekmez mi?

Bu sorular ve daha niceleri sorulup cevaplandırılmalıdır ki, bugünün gençleri, yarının “ah çeken” büyükleri olmasın.

Hayat kimileri için uzun kimileri için kısadır, bunu önceden asla bilemeyiz.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, dünyada gençlere armağan edilen tek bayram ve bu yapan tek ülkeyiz. Cumhuriyet kurulurken Mustafa Kemal Atatürk, geleceği gençlere emanet etti.

Bir yerde okuduğum bir hikâyeyi beğendiğimden sizlerle paylaşmak isterim.

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış, Elbette böyle güzel bir kızın taliplisi de çokmuş.

Sadece kendi kasabasından değil başka yerler­den bile, kızı istemeye gelirlermiş. Kendine güveni çok fazla olan kız bunların hepsini reddetmiş.

Aynı kasabada çok yakışıklı bir delikanlı varmış. O da diğerleri gibi kıza yangınmış. Fakat gururundan dolayı durumu açıklamaya çekiniyormuş.

Arkadaşları Git kızı iste bak herkesi reddetti demek ki onun da sende gönlü var demişler.

Delikanlı ise “Eğer beni de reddederse ben artık bu kentte kalamam demiş.

En sonunda kızı istemeye karar vermiş Fakat kızın burnu o kadar havalardaymış ki, bir çırpıda delikanlıyı reddetmiş.

Artık bu kasabada kalamam” diyerek, büyük bir kente göç etmiş delikanlı.

 

Yıllarca kasabasına uğramamış. Kentte aynı fabrika­da çalıştığı bir kızla evlenmiş, çocukları olmuş, huzurlu bir şekilde hayatını yaşıyormuş.

Bir gün kasabasından, babasının ağır hasta olduğuna ilişkin bir telgraf almış.

Hemen kasabasına gitmiş; fakat, ancak babasının ölü­müne yetişebilmiş.

Birkaç gün köyde kalmış. Bu arada bir gün kahvede çocukluk arkadaşıyla otururken o güzel kız aklına gelmiş ve onun kiminle evlendiğini arkadaşına sormuş.

Arkadaşı da Kasabadan biri ile cevabını vermiş. Az sonra da elinde sopa önünde iki-üç inekle geçen birini göstererek:

Bak işte kocası bu demiş Arkadaşı adama bir bakmış, kasabanın belki de en çirkin ve çelimsiz kişilerinden biriymiş.

Delikanlı arkadaşına sormuş: Niçin onunla evlendi? Arkadaşı da yanıtlamış, Git kendisine sor, bak evi hemen orada bahçesinde güller olan ev.

Delikanlı bu durumu bir türlü içine sindiremiyormuş, bunun üzerine doğru kadının evine gitmiş.

Kadın kapıyı açıp ne istediğini sorunca da Senin güzelliğin dillere destandı.

Senin aşkından buraları terk ettim Herkesi reddeden bu güzel kız kim bilir kiminle evlenecek diye günlerce düşündüm.

Fakat kocanı görünce hayal kırıklığına uğradım. Affedersin ama niçin bu çirkin adamı tercih ettin?

Kadın: Sana cevabı biraz sonra vereceğim ama, önce bahçeme git ve güllerin arasından en güzel gülü bularak bana getir.

Ancak bir kuralım var:

Bahçede geçtiğin yerlere bir daha geri dönüp gül koparmayacaksın. Bu yüzden dikkatli ol.

Adam bahçede ilerlerken sarı bir gül görmüş, tam onu koparacakken biraz ileride daha güzel pembe bir gül görmüş tam onu koparacakken biraz ileride kırmızı bir gül görmüş, bu şekilde güller arasında dolaşırken bir de ne görsün?

Bahçe duvarına gelmiş ve önünde sadece yaprakları solmuş bir gül varmış ve onu koparıp kadına gitmiş.

Güzel kadın bahçenin en güzel gülünü beklerken bir de ne görsün? Yaprakları solmuş, cılız mı cılız bir gül, bunun üzerine kız adama seslenmiş:

Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken bir de bakarsın ki ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik elden gitmeden fırsatları değerlendirmek, elindekilerin kıymetini bilmek gerekir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum