Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

GELECEK NESİLE VE TARİHE ANILAR -1-

GELECEK NESİLE VE TARİHE ANILAR -1-

Oldum olası yaşanmış gerçek hikâyelerden hep etkilenmiş ve hayatımın akışı içinde çok dersler almışımdır.

Hepimiz hikâyelerle büyüyoruz. Aldığımız oksijen gibi, yediğimiz yemek gibi, içtiğimiz su gibi, hikâyeler de bizi besliyor.

Ruhumuza, zihnimize şekil veriyor, kimi zaman masallar, kimi zaman bizi yetiştiren büyüklerimizin hayat hikâyeleri, onların da bir sözlü miras olarak, ecdatlarından kalan tek varlık olarak sakladıkları aile hikâyeleri.

Yaşanmış savaşlar, göçler, geri dönüşler, yoksulluk ve direniş hikâyeleri…

Babadan veya dededen bir evin, bir bahçenin, bir mülkün kalmayışına bahane bu hikâyeler.

Şanslı olanların değerli eşyaları çocuklarının eğitimi için harcanmış, kiminin çocukları baba mirasını kumarda yemiş, Bazılarının malı mülkü düşman tarafından yağmalanmış, yerle bir edilmiş, Bahtsız olanlarınki kardeşler arasında çıkan miras kavgası sonucunda uçup gitmiş…

Bütün bu fırtınalar ardında kalan hikâyeler var, Nakledenin kapasitesine göre belki biraz değiştirilmiş, ilaveler yapılmış. Ama aslı yaşanmışlık kokuyor, duygularımızla yoğrulmuş yaşanmışlık…

Korkunun adı değişmiyor. Corona virüsü görüldüğü günden bugüne yayılmaya devam ediyor.

İnsanlık korku ve endişe içinde, Bir yandan komplo teorileri geliştirilirken bir yandan da her an izlediğimiz ve okuduğumuz haberler kafaları daha da karıştırıyor.

Virüsün ilk ortaya çıktığı yer olan Çin’in Vuhan kenti hayalet kasabaya döndü.

Aslına bakarsanız dünyanın birçok bölgesinde de aynı durum söz konusu.

İnsanlar kendileri, aileleri ve elbette diğer insanlar için evde kalmayı tercih ediyor.

En doğrumsuda şu an için bu uyarılara kulak vermek, Evde kalarak hem kendimiz ve ailemizin hem de çevremizin menfaati için bu duruma şimdilik devam etmek zorundayız.

Çocuklarla koronavirüs hakkında konuşun Koronavirüsü çocuklara nasıl anlatmamız gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Psikolog Nuran Günana, "Virüs ile ilgili gerçek olmayan benzetmeler yapılmamalı. Çocuklara karşı dürüst olunmalı" dedi.

Koronavirüs salgınıyla beraber ortaya çıkan panik ve kaygı havasından çocuklar da etkileniyor.

Ailelerin öncelikle kendi korku ve kaygılarını kontrol altına alması gerektiğini belirten Klinik Psikolog Nuran Günana, çocukların bu durumu tehdit edici bir olay olarak algılayıp kaygılarının artabileceğine dikkat çekiyor.

Günana, çocukların koronavirüsle ilgili sorularının mutlaka onların anlayacağı seviyede yanıtlanması gerektiğini vurguladı.

"KORKU VE KAYGILARINIZI ÇOCUĞA YANSITMAYIN"

Koronavirüsün dünyada hızla yayılmasıyla birlikte birçok endişe ve korkuyu da beraberinde getirdiğini hatırlatan Günana,

"Aileler de bu konu hakkında hem kendileri için hem de çocukları için oldukça endişeli.

Öncelikle yapılması gereken en önemli görev ailelerin kendi endişe ve korkularını kontrol altına almalarıdır, Aksi halde, çocuklar durumu tehdit edici ve başa çıkılamaz bir olay olarak algılayarak kaygıları artacaktır" uyarısında bulundu.

Kaynak: Çocuklarla koronavirüs hakkında konuşun.

Uzman gözüyle yazılanların okunması gerektiğine inanıyorum ve Dikkatle okunması gereken bir flood :

Dr. Mehmet öz den yorum; Yıllardır doğru düzgün girmediğim facebooka bu virüs yüzünden girip bir şeyler yazayım istedim çünkü neredeyse2020 yılının 15 ocaktan bu yana, yani 2 aydır bu hastalık üzerine bilimsel makaleler de dahil çok fazla okuma yaptım.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, Bu virüsten kaçış yok arkadaşlar, İstisnasız hepimiz yakalanacağız.

Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi, bunu en sonda açacağım, Aynen grip virüsünde olduğu gibi önümüzdeki yıllar, on yıllar boyunca bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz.

Emin olun bu kesin. Şu an alınan karantina, tatil, izin vb önlemlerinin tamamı virüsün yayılma hızını yavaşlatıp, sağlık sektörünün çökmemesini sağlamak üzere alınıyor.

Çok hızlı yayılımda hastanelerin yoğun bakım üniteleri çıkmaza giriyor ve Bila mecbur İtalya örneğinde olduğu gibi hangi hastanın yaşayacağına, hangisinin öleceğine karar verilmesi gereken berbat bir durum ortaya çıkıyor.

Mutlaka Oku; Corona Virüsü; İtalya Virüs dediğimiz şeyler aslında öldürücü, şeytani birer düşman değiller. Onlar da aynen bizim gibi üzerinde konuşlandıkları alan sayesinde yaşayan canlılar.

Zaten genelde hayvanlardan bize geçiyorlar ve evet, hayvanları genelde öldürmüyorlar.

Devamı yarın:

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum