Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

Gazetemiz Köşe yazarı Necati ÜLKER Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU İle Sohbet şeklinde Yaptığı RÖPORTAJI

Gazetemiz Köşe yazarı Necati ÜLKER

Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU İle

Sohbet şeklinde Yaptığı RÖPORTAJI

ÖNEMLİ NOT:

Saygı değer okurlarım, bu röportajın ilk bölümlerini 2004 yılının sonunda Değerli Hocam Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU arkadaşı olan Genç Çankırılı ve benim gibi Çankırı Aşığı İsa ÇİÇEK yapmış ancak röportajdan bir ay sonra vefat etmiştir, ALLAH Rahmet eylesin.

Bu vesileyle bütün okuyucularımızdan başta İsa ÇiÇEK kardeşimiz olmak üzere bütün ehli imana bir Fatiha üç ihlas okunmasını Değerli hocamız sizlerden rica ediyor ALLAH Razı olsun diye sesleniyor.

ÇANKIRI’LI SANATÇILARIMIZDAN Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU

Tasavvuf Müziği Sanatçısı, Bestekâr İmam, Hatip, Hafız,

Kâri (Kur’an-ı Kerimi Güzel Okuma Dünya Birincisi)

Söyleşiyi: Necati ÜLKER!..

Çankırı’mızdan olup iyi yetişmiş iş insanlarımız sanatçılarımızla ve bürokratlarımızla yaptığımız söyleşiler dizisine devam ediyoruz.

İlimiz Çankırı ve Yöresinin Değerlerini Kültürünü, örf adetlerini, Gelenek göreneklerini, misafirperverliklerini, sizlere tanıtmaya çalışıyoruz umarım beğenilir.

Bu söyleşimizde aslen Çankırılı olan çocukluğundan beri Almanya’da yaşayan Sanatçımız Sayın Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU ile yaptığımız röportajdır.

Yapılan sohbetimizde Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU, tasavvuf müziği sançışı olmasının yanında, aynı zamanda Hafızda olan sanatçımız, güzel sesiyle Kur’an-ı Kerimi güzel okuyarak dinleyenleri mest etmeye devam., etmektedir.

1985 yılında Kur-ân’ı Kerim güzel okuma yarışmasında Avrupa 1’inciliği ile 1991 yılında Suudi Arabistan’da yapılan Uluslararası Kur-ân’ı Kerimi güzel okuma yarışmasında Dünya 1’.nciliği bulunan sanatçımızın, ayrıca 30’a yakın ilahi ve Kur’an-ı Kerim Albümleri bulunmaktadır.

İşte; özel yaşamından, ilahilerine, Kur’an-ı Kerim okuma yarışmalarından birinciliklerine, aldığı sayısız ödüllerine, sunduğu televizyon programlarına kadar bütün yönleriyle; Kıymetli hemşerimiz, Altın Sesli İmam; Mustafa Özcan GÜNEŞDOĞDU;

Necati ÜLKER;

Kıymetli Hemşerimiz, Sayın Mustafa Özcan Güneşdoğdu,

Çankırı’mızın değerlerini bir çatı altında toplamaya devam eden ve alanında Ankara’nın en faal derneklerinden biri olan Uyumlu bir

yönetimi ile Necati ÜLKER Başkanlığında Sincan Çankırılılar Derneği uzun kış gecelerini değişik etkinliklerle birlik beraberlik ruhu içinde yapmaktayız.

Çankırılı iş insanlarımızı bürokratlarımızı sanatçılarımızı tanımak ve Çankırılı hemşerilerimizle dayanışma yardımlaşma düsturumuzla birlikte oluyoruz.

Bu etkinliklerden bir tanesi de Bizi kırmayarak Derneğimizi şereflendiren müsait zamanlarda Yüreklere dokunan Çankırı’mızda yetişmiş kişiyi Türkiye’ye tanıtmaktır.

Amacımız; Çankırı’nın değerlerini tanıtırken Çankırı’mızın da tanıtımına katkıda bulunmak, sizler gibi güzel yetişmiş donanımlı insanlarımızı çocuklarımıza ve gençlerimize örnek olarak sunmaktır. Şimdiden, bu söyleşiyi kabul ettiğimiz için, üyelerimiz ve Hemşerilerimiz adına teşekkür ediyorum.

M.Güneşdoğdu:

Böyle bir fırsatı sunduğunuz için asıl ben size teşekkür ediyorum.

Bu söyleşi ile halka hakikate dair bir şeyler sunabilirsek kendimizi bahtiyar addetmiş oluruz.

Necati ÜLKER;

Sayın Güneşdoğdu; Sorularıma öncelikle özel yaşamınızdan başlamak istiyorum. Nerede ve kaç yılında doğdunuz? Çankırı’nın neresindensiniz? Nasıl bir aile ortamında büyüdünüz?

M.Güneşdoğdu;

1970 Yılında Çankırı’mızın Orta Kazasına bağlı Sakaeli köyünde dünyaya gelmişim, Üçüncü sınıfa kadar köyümüzde okudum, O yaşıma kadar Büyükanne ve Büyükbabamın yanında kaldım, Yani o yaşıma kadar köy ortamının bütün güzelliklerini doyasıya yasadım ve gördüm, Hamdolsun daha sonra 9 yaşımda Almanya’ya Anne Babamın yanına gittim.

Necati ÜLKER;

Kaç kardeşsiniz? M.Güneşdoğdu; Yedi kardeşin ikincisiyim.

Necati ÜLKER; Anne ve babanızla ilişkileriniz nasıldı?

M.Güneşdoğdu;

Her insan gibi, elbette bende Anne ve Babamı çok seviyorum. Benim doğup büyümeme vesile oldukları gibi yetişmemde gerek annemin ve gerekse babamın çok büyük teşvikleri, üstün gayretleri ve fedakârlıkları olmuştur.

Sağ olsunlar, Örneğin babam, o zaman hayli pahalı olmasına rağmen kolay kolay kimsenin uçağa binemeyeceği yıllar da beni Türkiye’ye Kur’an-ı Kerim yarışmasına göndermiştir.

Bu benim hayatımda hiç bir zaman unutamayacağım önemli fedakârlıklardan biridir. Annem ise Camiye gitmediğimiz zamanlar,

bize tavır koyar ve okumamız için elinden geleni ardına koymazdı bütün imkânlarıyla bizleri Namaza abdeste Kuran ve diğer Kitapları okumaya teşvik ederdi. Allah onlardan ebediyen razı olsun.

Necati ÜLKER;

Hangi okulları okudunuz? Eğitim durumunuz nedir? Okulda nasıl bir öğrenciydiniz?

M.Güneşdoğdu;

Türk Alman ve Arap okullarında okudum, Ön Lisans mezunuyum. Resim ve Müzik dersini çok severdim, sanırım Müziğe yönlendirilmem taa o zamanlar Köyümüzde ilkokulda başlamıştır, çok hareketli ve mukallit birisi olduğumu ve okulda hayli başarılı olduğumu iyi hatırlıyorum.

9 yaşımda Hamburg’a Anne Babamın yanına geldim. İlk, Orta ve Ticaret Lisesini burada bitirdim. Bilahare, Ankara Merkez İmam Hatip lisesini dışardan verdim. 8 sene Almanya’da Medresede usulü Arapça okuduktan sonra Arapça Pratiğimi geliştirmek üzere Şam’da bulundum.

Necati ÜLKER;

Başka hangi eğitimleri aldınız? (Arapça gibi)

M.Güneşdoğdu;

Alman okulumun yanı sıra, 8 sene imamlığını yaptığım, Hamburg Merkez Camimin de önce Kuran okumasını öğrendim, sonra Hafızlık yaptım, Talim, Tecvid, Kıraat okudum. Bunun yanı sıra (8 yıl Osmanlı usulü Arapça öğrendim, Emsile, Bina, Avamil, Maksud, Izhar, Katrunnida, Minhacussalihin, İbni Kesir İhtiyar, Celaleyn daha buna benzer, Arapça Gaye ve Alet ilimler okudum, Emaliyi bununla beraber bin civarında hadis ezberlemiştim, ardından ise pratiğimi ve İslami ilimleri geliştirmek üzere bir süre Suriye ve Mısır da bulundum.

Necati ÜLKER;

Hobileriniz var mı, boş vakitlerinizi nasıl değerlendirirsiniz?

M.Güneşdoğdu;

Hobilerimin başında güzel Kur’an okuyanların ses ve görüntülerini toplamak gelir. Çoğu Mustafa İsmail Abdussamed olmak üzere herhalde Türkiye çapında en önemli Kuran arşivine sahip insanlardan biriyimdir diye düşünüyorum.

Hat, resim ve güzel sanatlara karşı hayli ilgiliyim. Örneğin; Güzel resim boyar, Latince ve Arapça iyi yazı yazarım, Kitap okumayı çok severim, her zaman kendimi yetiştirmeye çalıştım, hala bu gayretim devam ediyor.

 

 

 

Necati ÜLKER;

İlgi duyduğunuz Spor dalları nelerdir?

M.Güneşdoğdu;

En çok ilgi duyduğum spor dalları, Boks ve Kick Bokstur. İlk zamanlar biraz güreşle uğraştım, daha sonra uzun yıllar Kung-Fu yaptım.

Necati ÜLKER;

Çankırı’ya hiç gittiniz mi?

M.Güneşdoğdu; Elbette.

Necati ÜLKER; Nasıl buldunuz Çankırı’yı?

M.Güneşdoğdu;

Çankırılı olmama rağmen önceleri resmi bir takım işlemler için birkaç defa gitmiştim, sonraları çeşitli sebeplerle defalarca gitme imkânı buldun elhamdülillah.

İlk defa 2005 yılında, yaz tatilinde bir günde olsa, Çankırı’yı ailece görme ve gezme imkânımız olmuştu. Sağ olsun o zamanlar belediyede görev yapan, eski Tarih Öğretmeni Tevfik Albay ağabeyimiz, bize adım adım Çankırı’mızı gezdirdi (kendisine bu vesile ile her zaman müteşekkirim.) Gördük ki, İlimiz çok zengin bir geçmişe sahip.

Şehrin eski görünümü, Sultan Süleyman Camii, Çan Saati, o hala dimdik ayakta kalabilmiş birkaç tarihi bina, Kale, Taş Mescit, daha neler neler, hakikaten görmeye değer. Beklediğimden çok daha güzel bulmuştum ilimizi.

O günden bu güne şehrin Çehresi hayli değişmiş. Vesile olanlardan Mevla kat be kat razı olsun.

Hele hele şehrin tam Merkezinde, "Çöpleri ve çekirdek kabuklarını yere atmayın." pankartları çok dikkatimizi çekti ve bizi hayli sevindirdi.

Necati ÜLKER;

Bize biraz köyünüzü anlatır mısınız? Nasıl bir evde doğdunuz? Doğduğunuz ev hala duruyor mu? Köyünüzle bağlarınız nasıl, hala gidip gelir misiniz? Köyünüzde akrabalarınız var mı?

M.Güneşdoğdu;

Çeşitli vesilelerle Çankırı ilimizin nerede ise tüm köylerini gezdim. İnanın köyüm diye söylemiyorum, bana göre o yörenin en güzel köyü, cennetimsin bir yer Sakaeli köyümüz Akasyanın küçük biblosu sanki.

Ortasından Devrez Çayı akar, çay boyu önceleri bostanlar vardı, şu anda maalesef tarımcılığın sona ermesiyle bunlarda zamanla kayboldu.

Çankırı ili, Orta İlçesine bağlı, Sakaeli Köyü Yine su değirmenlerini çalıştırmak için çay boyu üç adet bent vardı, (Köyümüzün isminin de

başka köyler bent tutmayı bizim köye atfettikleri için buradan aldığı anlatılır.

Bent tutmayı yani suyun önünü ustaca kesme sanatını, elini nereden aldın öğrendin diyenlere, Sakaeli’n (sucu eli) den aldım derlermiş.) bununla bostanlar ve tarlalar sulanır, derin yerlerinde yazları suya girilir ve dört mevsim leziz balık tutulurdu, ne yazık ki bu yöreye ve onlarca köye hayat veren bu doğa harikası mekân bentlerin yıkılması ve suyun çıkış membaına baraj yapılarak bugün can çekişiyor.

İnsanımızın duyarsızlığına kısaca değindiğimizde eklersek, bir zamanlar insan ve hayvanların içtiği o tertemiz, pırıl pırıl akan su kirlendi maalesef.

Hele hele köyümüzün yamacında ve aşağı doğru uzanıp giden tarihi mağaraları bilmeyen yoktur.

Köyümüz aşağı orta ve yukarı mahalle diye üç kısma ayrılır, merkezide önceleri köprübaşı idi.

Doğduğum ev, köprüden itibaren aşağı mahalle diye bilinen mahallenin ortalarına düşer ve bugün hala duruyor.

Zaten 300 hanelik köy herkes birbiriyle uzaktan ya da yakından akrabadır. Yakın derecede akrabalarım ise maalesef kalmadı.

En son dedelerim vardı, makamları cennet olsun vefat ettiler. (Necati ÜLKER; Allah Rahmet Eylesin.)

Her yıl en az bir defa gider birkaç günde olsa kalır çocukluğumdaki hayat boyu unutamayacağım anılarımı tazelerim.

Mümkün mertebe Camimizde cemaate hitabedir ve tüm köylülerimi ziyaret etmeye çalışırım.

Necati ÜLKER;

Köyünüz Sakaeli, tarih ve içerdiği tarihi eserler açısından çok önemli bir konuma sahip.

Sakaeli mağaraları, kaya mezarları sizin de dediğiniz gibi çok kimse tarafından bilinmektedir.

Buralarla ilgili hatıralarınız var mı? Çocukken buralara gidip oynar mıydınız? Buralara çocuklar ve köy halkı tarafından değişik isimler verilir, sizin buralarla ilgili hatırladığınız yöresel isimler var mı? (Mesela bizim sülaleye Lakap olarak Kasımağalar denir Merkez Dede köyünü Rahmetli Dedem kurmuş ve şehir merkezinde Kasımağanın hanı varmış dedemde ara sıra köye at arabası ile gider gelirmiş.

ancak köyde nüfus yoğunluğu olmayınca bir eksiğimiz var düşüncesiyle şu anda yıkılmış olan Kasımağa değirmenini kağnı yokuşu diye adlandırılan Dede köy ile Bozkır köyü arasına kurmuş Değirmenin sorumluluğunu Rahmetli Babama vermiş.

Halen elimde olan benim yaprak yaprak olan nüfus cüzdanımda Doğum yeri Çankırı Halil ağa mahallesi yazmasına karşın Dede köyüne nakil olmuşum, Bebekliğim değirmende geçmiş Değirmenin bendini de Arazisi köyümüze ait olan Terme çayına yaptırmış zira Terme Çayı köyün yukarısından akarak Çankırı’dan gelen acı çayla karışarak yoluna devam etmektedir.

Termeye yaptırılan Bent Köyün içinden geçirmekle hem köyün arazilerini sulak hale getirmiş hem de köydeki hayvanlar su içebilsin diye tabi çalışmalardan sonra köye ilgi artarak nüfus yoğunluğuna erişilmiştir, vesileyle Emeği geçenlerden ALLAH Razı olsun mekanları cennet olsun.

M.Güneşdoğdu;

Tabi ki Köyümün hemen her yerinde unutulmaz hatıralarım vardır; Örneğin sonbaharda gazel toplar, yapmış olduğumuz el arabaları ile onları taşırdık. O kuru yaprakların kokusu hala burnumda tüter.

Tenekeden ve çamurdan arabalar yapardık. Yazları çayın derin yerlerinde yüzmeye girer, (yüzmeyi köyümde öğrenmişimdir.) el veya olta ile balık tutardık, hele hele yine ağlat, çördük çöp, kuşburnu toplamanın tadı bir başkadır.

Kışları buz üzerinde ve tepeden kızaklarla kızak kayar, ilkbaharda karların erimesi ile çiğdem toplardık. Yayla zamanı ise oradaki o tabii güzelliği ancak yaşamış olanlar bilebilir, güzellikleri anlatmakla bitmez.

Bizim hemen evimizin arkasında bölük kaya (Arası ayrık olduğu için bu ismi almıştır.) diye bilinen mağaraların en yoğun olduğu kaya kütlesi vardır. Kayanın ayrık yeri sonradan örülmüş ve orada şu anda bile inilmesi mümkün olmayan bir mağara vardır ve orada hala hazine olduğu anlatılır.

Sonra dokuz inler diye bilinen yerden köyün manzarası bir başkadır.

Ramazan ayının yaza rastladığı dönemlerde, köylüler soğuk su alabilmek için SULU İN’de kuyruğa girdiklerini iyi hatırlarım, maalesef o mağaranın önünde evi olan merhumun, çocuklar buraya çıkmasınlar diye, mağaranın merdivenlerini kırdığını hiç unutamam.

AHH Köyüm!

 

 

 

 

 

 

Necati ÜLKER;

Buraların yani Sakaeli ve yörenin kalkınabilmesi için neler yapılması gerekir? Kaya mezarları ve diğer tarihi eserlerin tanıtılması ve yöreye turist çekilebilmesi için?

M.Güneşdoğdu;

Yöremizde yapılabilecek çok şeyler var bence. Mesela Hayvancılığa çok müsait bir coğrafi yapıya sahip veya doğal zenginliklerimiz değerlendirilebilir.

Çavundur Hamamı sadece bir örnek, şu anda köyün ismini hatırlamıyorum ama bildiğiniz hakiki maden suyu öyle boşa akıyor, oraya bir doğal maden suyu tesisi kurulabilir.

Köyümüzün tanıtılması için bazı girişimlerde bulunmayı hep düşünmüştüm!

2008 yılında 4 bölümden oluşan Sakaeli köyümüzü anlatan bir belgesel yapmıştık.

O zamanlar büyük ilgi gördü ve çeken kanal defaatlerce yayımladı.

Bu belgeseli "Yolcu Çankırı Sakaeli" ismiyle youtubeden bulmak mümkündür.

Yine yöremize katkı olması hasebiyle "En sevilen eserlerimden "Haydi görür dosta beni" Eserinin klibini kendi yöre ve köyümüzde çekmiştim.

2004 yılında kurucu üyesi olduğum Hamburg Çankırılılar Derneği bünyesinde buradaki gençleri, Çankırı ve yöresini tanıtmak için birkaç günlüğüne de olsa Almanya’dan geziler düzenlemiştik.

Necati ÜLKER;

Belli bir maddi düzeye geldiğinizde yani zenginleştiğinizde diyelim, ya da şimdi Çankırı için yapmayı düşündüğünüz planladığınız bir hizmet alanı var mı? İçinizden param olsa Çankırı’ya ya da köyüme şöyle bir eser kazandırmak isterim dediğiniz oluyor mu? Neler yapmak istersiniz memleketinize?

M.Güneşdoğdu;

Olmaz mı? İmkânım olsa, insanımıza iş imkânı sağlayacak kurumları yöremize kurardım. Malumunuz, iş bulabilmek amacı ile büyük şehirlere yığılmalar oldu, bunun önüne geçebilmek hatta göçü tersine çevirmek isterdim.

Köyümüze akan suyun kenarına canlı alabalık tesisleri kurmayı hep hayal etmişimdir. (Bakarsınız bir gün gerçekleşir.) Mağaralardan oteller yapılabilir ve su boyu insanlarımızın gelip dinlenebileceği mesire yerleri, hatta köyün aşağısında, dere boyu karşılıklı kayalar (Çasak kayaları denilir.)

Arasına teleferik nede güzel olur, bunların ilgi göreceği kanaatindeyim.

Belki bunlar şimdilik uzak gözüken ama bir gün olabileceğine inandığım şeylerdir.

Kısa vadede ise, adeta köyün can damarı konumundaki akan çaya çöp atmanın kesinlikle önüne geçilmesi lazım, bu konuda çeşitli vesilelerle Camide defalarca konuşmalar yapmışımdır ve yine Köyümüzün yamacındaki kaya üstünün önceleri yaylalara kadar orman olduğu ve sonradan tamamıyla ormanın yok edildiği anlatılır. Orayı tekrar bir kampanya ile ağaçlandırmak isterdim.

Köyümüzün derneğine Yılda bir defada olsa köylülerimizi biraraya getirerek gelecek nesillerin birbirleriyle tanışmasına ve kaynaşmasına vesile olacak bir etkinlik yapılmasını teklif etmiştim. Eksik olmasınlar sakaeliköyü derneği birkaç yıl üst üste geçmişlerimizi ve şehitlerimizi Kuranla anıyoruz programı tertip etti. Bu vesileyle Yılda bir defa da olsa köyümüzün insanları bir araya geliyorlar.

Necati ÜLKER;

Şu anda Ankara da ikamet ediyorsunuz Ne kadar zamandır Ankara’dasınız? Zamanınız nasıl geçiyor? Neler yapıyorsunuz?

M.Güneşdoğdu;

Mümkün mertebe Kitap okumaya çalışıyorum. Türkiye’ye yerleşeli 30 kadar Ihmam ve geçlerimizle Talim ve Arapça dersi yaptık. Evimde Talebe okuttum 3 sene kadar.

Yine 3 sene kadar haftalık ev sohbetlerine Keçiören İnam Hatipliler derneğinde sohbetlere devam ettik.

Şimdi ise Keçiören Haftalık agd bünyesinde gençlik sohbetlerine ve sizin de bildiğiniz gibi yine 2 Haftada bir olmak üzere Sincan Çankırılılar derneğimizde hem üyelerinize hem de hemşerilerimize sohbetlerimiz devam ediyor Elhamdülillah yeri gelmişken Necati abi sizin şahsınızda yönetim kuruluna ve katılımcılara yakın ilgilerinden dolayı ALLAH Razı olsun

Özellikle son zamanlar İmam Hatip okullarımızın davetlerine iştirak ediyor yavrularımızı motive etmeye ve onlara hedef vermeye çalışıyoruz.

Necati Ülker:

Sizin birde Hac ve Umre çalışmalarınız var!

M.Güneşdoğdu:

Evet, kendi adımıza 2008 den bu tarafa senede birde olsa Umre organize ediyoruz. Bu sene nasip olursa çekilişsiz kurasız Hacca götüreceğiz inşallah.

 

Necati ÜLKER :

Siz zaten 1995 den bu tarafa Hacca ve Umreye görevli olarak gidiyordunuz.

M.Güneşdoğdu:

Evet bu konuda hayli eskiyiz.

Necati ÜLKER:

Birde Kuran akademisi çalışmamız var bildiğim kadarıyla bunun hakkında bilgi verir misiniz?

M.Güneşdoğdu: Tabiki, benim yıllardır, hayalini kurduğum projedir. Şu ana kadar bilgi ve tecrübe namına neyimiz varsa bunu gelecek nesillere aktarmak istiyoruz.

Çünkü ilmin zekâtı onu başkasına aktarmaktır.

Benim Hafızlık Hocam Samsun Vezir köprülü idi. Bizim güzel yetişmemiz için o kadar gayretler sarf ettiler ki. Bizde Hocamızın ve üzerimizde emekleri bulunan diğer Hocalarımızın isimlerini yaşatmak ve onlara karşı vefamızı ifa için bir Akademi açmak istiyorduk.

Babamın Ankara Saray gümüş olukta 3 katlı müstakil bir binası vardı. Sağ olsun burayı Kuran hizmetine vakfetti bizde burada Türkiye’mizi Dünya çapında temsil edebilecek normlarda Talebe yetiştirmek istiyoruz inşallah:

Necati ÜLKER:

İçerik olarak neler olacak? Biz burada günlük o çevrede oturanlara 7- 70 e gelen herkese Kuranı kerim ve zaruri islami bilgiler öğretelim istiyoruz.

Diğer iki katımızda ise 18 yatılı özel Talebe alabileceğiz yani akademi bölümü burası olacak.

Burada Talim tecvit kıraat, Kuranı güzel okuma usulleri musiki arapça ve mutlaka bir yabancı dil öğretmek istiyoruz inşallah.

Necati ÜLKER:

Pekâlâ, çalışmalarınız hangi aşamada?

M.Güneşdoğdu:

Binanın bütün Elektrik su tesisatı boruları değişti, bütün katlara alçı çekildi yerden kalorifer döşendi, pencere ve kapılar takıldı. Son aşamaya doğru geliyor ve nasip olursa Nisan sonuna açmayı hedefliyoruz inşallah.

Necati ÜLKER:

Efendim tebrik ediyoruz başarılar diliyoruz. Pekala, buraya katkıda bulunmak isteyenler olursa ne yapsınlar?

M.Güneşdoğdu:

Sizin üzerinizden veya direk bize ulaşabilirler.

 

Necati ÜLKER:

Albüm çalışmaları hala devam ediyor mu?

Evet, bu bir sevda bir aşk zaman zaman hala besteler yapıyoruz, yakında marş tarzı bir Albüm çalışmam var sanırım Ramazana kadar yayınlayabiliriz.

Necati ÜLKER:

Hiç Almanya’yı özlediğiniz oluyor mu?

M.Güneşdoğdu: Burada özellikle Almanya’daki Cami ortamının özlemini çektiğimi söyleyebilirim.

Almanya’da Camimiz hayatın merkeziydi. Derdi olan oraya gelir. Yemek yemek isteyen sorusu olan sevinci hüznü olan oraya gelir her türlü ihtiyacını cami bünyesinde karşılar bu vesile ile de Sevdikleriyle buluşma imkânı bulurdu.

Türkiye’mizin tüm yörelerinden insanların bulunduğu çok sıcak bir kardeşlik ortamı vardı.

Necati ÜLKER;

Kaç çocuğunuz var, isimleri ve yaşları kaç? Malum geleceğimizin teminatı çocuklarımız. Nasıl yetiştiriyorsunuz onları? Çankırı’yı ya da köyünüzü gördüler mi? Gördüklerinde ilk tepkileri ne oldu, şimdi köyünüz hakkında ne düşünüyorlar?

M.Güneşdoğdu;

Büyük oğlum Nurullah 1988 doğumlu evli ve iki çocuk sahibi. Kızım Sümeyye 1991 doğumlu oda evli ve ilahiyat mezunu mastrını bitirmek üzere.

En küçük oğlum 1998 doğumlu Ebu Der da ise uluslararası ilişkiler okuyor.

Tabi ki çocukların okumasındaki en büyük arzumuz, öncelikle Allah’a iyi bir kul, insanlığa faydalı olacak, kendi Asil Köklerine bağlı (bununla Dinine, Diline, Vatanına. Milletine, Yöresine, Tarihine bağlılığı kastediyorum.) bilinçli insanlar olarak yetişmeleri.

Necati ÜLKER:

Çocuklarımın köyünüze karşı ilgi alakaları nasıldır?

Hamdolsun çocuklarımın köy ve yöremizi, hele hele Ülkemizi sevmeleri, beni çok sevindiriyor.

Sık sık köye gitmeyi ve orada kalmayı çok arzu ediyorlar. Oğlum Nurullah’ın en büyük hayali bir gün köyümüze yerleşmek.

Necati ÜLKER;

Çankırı ile ilgili haberleri gelişmeleri takip ediyor muzunuz ya da edebiliyor musunuz?

M.Güneşdoğdu;

Elimden geldiği kadar, daima hemşerilerimizle irtibat halindeyiz. Artık eskisi gibi değil, Türkiye’ye ve Çankırı’ya kolay ulaşmak mümkün bu vesileyle yöremle alakalı gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum.

Necati ÜLKER;

Köyünüzün bağlı bulunduğu, Orta ilçemizin eski ismi Kâri Pazarıdır. Kâri Kur’an-ı Kerim’i güzel okuyan manasına gelmektedir, Eskiden bu yöreden Kur’an-ı Kerim’i çok güzel okuyan insanlar yetiştiği için buralara bu ismin verildiğini duymuştum.

Siz bu topraklarda doğmuş, büyümüş birisi olarak kendinizi bir Kâri yani Kur’an-ı Kerimi güzel okuyan birisi olarak görüyor musunuz?

M.Güneşdoğdu;

Yukarıdaki değerlendirmeyi yani Kari kelimesini ilk duyduğumda hayli dikkatimi çekmişti. Hemen köyümüzün yanı başındaki, Kalfat Kasabasının lakabının çok Hafız ve İmam yetiştiği için, Küçük Mısır olması, Karî Pazar yorumunu destekliyor.

Ancak bizim yöreler hakkında araştırması olan bir tarihçinin anlattıkları da hayli manidardır.

Şöyle ki; Selçuklu ve Osmanlıda kadınların ürettikleri sanat eserleri ve işlemelerinin sergilendiği, alıcı ve satıcılarının sadece kadınlar olduğu, "Karı Pazarları" kurulurmuş.

Dolayısı ile Kazamızın isminin buradan aldığını da ben duymuştum.

Bu da akla yakın bir yaklaşım. Kendimi Kari yani (Güzel Kuran Okuyucu) olarak görüyorum. (Necati ÜLKER; Allah muvaffak etsin.)

Necati ÜLKER;

Profesyonel anlamda bu işe (yani toplumun dinlediği bir sanatçı olmanız.) ne zaman başladınız?

M.Güneşdoğdu;

Ben 9 yaşımdan itibaren Kuran ile beraber ilahi de okumaya başladım. Camide okuduğum yıllar Cemaatimizden gelen yoğun talep üzerine 1987 yılında bir tarafı Kur’an diğer bir tarafı ilahi olan bir kaset okumuştuk.

Ondan yüzlerce talep oldu. Talep fazla olunca Camimizin yeteneklerinden Bestekâr ve okuyucu Abdülhadi Öztürk Kardeşimle ilk defa 1991 yılında bütün besteleri bize ait olan "Nasihat" isimli Profesyonel bir ilahi albümü yaptık.

İlk ferdi Kur’an kasetimi de yine aynı tarihlerde, "Furkan" ismiyle Kısa Surelerin yer aldığı Kuran kasetini okuduk.

Zamanla bunları Cürmüm ile geldim sana 1 ve 2

Ardından Gül Peygamberim sevmeye geldim, Medine yolları, Askközü, Esma-ül Hüsne, Arapça ilahiler, ve en son olarakta Peygamberin izindeyiz Albümleri takip etti.

Necati ÜLKER;

Hayatta yapmak istedikleriniz amaç ve hedefleriniz nelerdir?

M.Güneşdoğdu;

Tabii öncelikle Adam gibi Adam olmak en büyük amacım, sonra Kur’anı’mızı en güzel bir şekilde dünya çapında okumak, bununla beraber müzikal alanda yapmak istediklerim var, İnşallah gerçekleştiğinde hep beraber göreceğiz. (Necati ÜLKER; İnşallah)

Necati ÜLKER;

Sanat hayatınız boyunca, Çankırılı hemşerilerinizden destek gördünüz mü? Onların varlığını arkanızda hissetiniz mi?

M.Güneşdoğdu;

Tabii ki, sağ olsunlar Hemşerilerimiz her fırsatta yanımda olduklarını hissettirmişlerdir, taa çocukluğumdan beri bizi takdir ve taltif ederler, çeşitli hediye ve harçlıklar verirlerdi, defalarca başarılarımla iftihar ettiklerini duymuşumdur.

Sonra beni yetiştiren Hocalarımdan merhum Sefer Ahmedoğlu Çankırılıdır ve yine adeta bir Menajer gibi yıllarca bana bütün Programlarımda refakatçilik eden Maddi, Manevi, her konuda beni hiç yalnız bırakmayan ve yönlendiren ağabeyim Kalfatlı merhum Amir Ünal da Çankırılı idi. makamı cennet olsun. Bunlar sadece bir iki örnek, yetişmemde zerre kadarda olsa emeği geçenlerden Mevla razı olsun!

Necati ÜLKER;

Eserlerinizden bahseder misiniz biraz? Ne zaman hangi eseri çıkardınız?

M.Güneşdoğdu;

Şu ana kadar gerek Almanya ve gerek Türkiye’mizde yayınlanmış İlahi ve Kur’an-ı Kerim Audio ve Video Albümlerim sırasına göre şöyle;

1987 Kur’an-ı Kerim ve ilahiler.(Almanya)

1991 Kısa Sureler (Almanya), Nasihat-İlahi Kaseti (Almanya), Furkan- Kısa Sureler, (Türkiye)

1992 Namaz Sureler ve Ezanlar(Türkiye)

1993 Kurani Hakim Ziyafeti Video Kaseti (Almanya)

1994 Biz Geliyoruz İlahi ve Marslar (Almanya), Kur’an-ı Kerim-Seçme Sureler (Almanya), Yasin Tebareke (Almanya-Türkiye), Yasin, Amenerrasulu, Ayetelkürsi (Türkiye), Kısa Sureler (Türkiye)

1995 Lafzi Muhkem Video Kaseti (Almanya)

1996 Cürmüm ile Geldim Sana I (Türkiye)

1997 Gül-Peygamberim

1998 Cürmüm ile Geldim Sana II, Sevdim seni, Güneşdoğdu İlahi grubu,

1999 Medet,

2000 Lebbeyk, Yürü Mevlaya, Güneşdoğdu İlahi Grubu, Kısa Sureler I, (Almanya), Kısa Sureler II,(Almanya)

2001 Necm Kamer Rahman (Türkiye), Amme Cüzü Tertil

2003 Sevmeye Geldim

2004 Medine Yollarında

2005 Medine Yollarında Klipler

2007 Medet

2009 Esma-ül Hüsna

2011 Arapça Ilahiler

2015 Peygamberin izindeyiz isimli Çalışmaları yayımladık.

Necati Ülker:

Bir ara hayli klip yayınladınız sanki?

M.Güneşdoğdu:

Evet, Necati abi, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla şu anda artık her şey dijitale kaydı.

Bizde sevilen seslerimize klipler çekerek takipçilerimize sunuyoruz. Örneğin Esma-ül husna 22 Milyon Cürmüm ile geldim sana 8 Milyon vs.

Necati ÜLKER:

Eserlerinize ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler?

M.Güneşdoğdu:

youtube üzerinden adıma bulunan kanala girerler hatta abone olurlarsa, vaiz, Kuran, ilahi ve önemli tv programlarımıza oradan kolayca ulaşabilirler, kanalımızda hali hazırda 500 'ün üzerinde Video mevcut.

Bunlardan daha önemlisi, yukarıda zikrettiğim gibi, Kuran ziyafetleri, büyük bir Proje oldu ve yine en önemlisi 1995'den bu tarafa Avrupa yarışmasında 1’nci olan çocukların önemli bir kısmı benim Talebelerimdir Hamdolsun ve bunlardan 2003 Avrupa 1’cisi, Muhammed Haydar, yine Çankırılıdır.

 

 

 

Necati ÜLKER;

33 seneniz Almanya’da geçti ve orada ilginç faaliyetleriniz olduğunu ben biliyorum ? Birazda bunlardan bahseder misiniz?

M.Güneşdoğdu;

20 sene kadar İmamlık yaptığın dönem içerisinde Camiimize gelen Almanlara inancımızı anlattık. Camimizi tanıttık, haftada bir Almanca İslam dersleri verdik, ayda birde olsa Almanca hutbe geleneğini biz başlattık. (O zamanlar Almanca konuşan Hoca sayısı yok denecek kadar azdı.)

Yine; Nikah, Evlenme, Boşanma işleri; Hapishane, Hastane, Esnaf, Camii, Dernek, Kilise ve Okul Ziyaretlerinde bulunduk.

Yine 1997 de 7 kişiden oluşan bir İlahi Ekibi kurmuştuk. insanımızın; o gündür bu gündür Düğün, Dernek, Konser, Şölen vs. Programlarına iştirak ediyoruz.

Necati ÜLKER;

Siz gerek Türkiye’de gerekse dünyada tanınan bir sanatçısınız. Biraz uluslar arası faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

M.Güneşdoğdu;

Şu ana kadar başta ülkemiz, Almanya ve nerede ise tüm Avrupa ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkede Kur’an-ı Kerim ve İlahiler okudum bunlardan bazıları;

1989 Suriye Emevi Camii,

1991 Bosna Hersek,

1995'ten bu tarafa her sene Medine Münevvere ve Suud TV,

1994 Mısır, İran,

2000 Avustralya iki Hafta Sydney ve Melbourne ayni yıl bir ay Almanya Expo Dünya Fuarında Gayri Müslimlere Kuran Tilaveti,

2003 Kanada Kur’an Kıraatleri ve İlahi Konseri,

2004 Raihan Grubu ile Fransa Turnesi ve nasip olursa yine bu sene 2005 Avustralya Sydney Opera Salonunda Kur’an Tilaveti 2008 Balkan ülkeleri Kuran ziyafeti 2010 Kosova Konseri 2013 den bu tarafa Bulgaristan daki soydaşlarımızla olan irtibatlarimiz devam ediyor konser kuran Tilavetleri ve seminerler şeklinde devam ediyor elhamdülillah vs.

 

 

 

 

 

 

 

 

Necati ÜLKER;

Aldığınız ödülleri ve başarıları anlatır mısınız?

M.Güneşdoğdu;

1985 Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Avrupa 1’nciliği belgesi,

1991 Suud Uluslararası Kur’an-ı Kerim 1’nciliği ödülü,

1991 Bosna Hersek,

1994 ve 2003 İran Teşekkür belgeleri ile daha pek çok takdir ve plaketleri.

2011-2012 Amerika Georg Town üniversitesi ile Ürdün Kraliyet araştırmalar merkezinin Ortaklaşa yaptığı araştırmada Dünyanın en etkin ve saygım 500 Müslumanı Kistesine "En etkin Hafız ilan edildik" iki sene üst üste 2013 Turkiyenin Kültür elçisi vs.

Necati ÜLKER;

Sizi örnek alan, sizin yolunuzdan gitmek isteyen, çocuklarımıza gençlerimize ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

M.Güneşdoğdu;

Vakitlerini çok iyi değerlendirip kendilerini her sahada geliştirmelerini tavsiye ediyorum. Her Müslüman gencin istemesi halinde Hafız olabileceğine inanıyorum.

İnsan yeter ki gayret etsin ve istesin, bunun içinde mutlaka ağzı düzgün bir Hoca efendiden Talim, Tecvid ve Makam dersleri almalarını bununla beraber çok Kur’an dinleyip okumalarını tavsiye ediyorum.

Ben Kur’an-ı’ mızın çoğunu dinleyerek ezberlemişimdir. En önemlisi, iyi bir şekilde önce Dinimizi bunun yansıra Arapça’yı yanında birde Batı dili öğrenmelerini tavsiye ediyorum.

Necati ÜLKER;

Son olarak Anadolu’da TERCÜMAN Çankırı Gazetesi okurları için ve Çankırılılara neler söylemek istersiniz?

M.Güneşdoğdu;

Ülkemi insanımızı ve yöremizi çok ama çok sevdiğimi tekrar ifade etmek istiyorum ve Hakkı ile Rabbimize Kul olmaya çalışmalarını, Kur’an-ı’mızı çok okuyup anlamaya, daha önemlisi inançları istikametinde bir hayat sürmeye çalışmalarını tavsıye diliyorum.

Çünkü bu dünyada var oluş gayemizin imtihan olduğu asla ve kata unutulmamalıdır, Diyorum.

 

 

 

 

MEVLA GÖNÜLLERİNİZDEN HUZURU, YÜZÜNÜZDEN TEBESSÜMÜ EKSİK ETMESİN!

(Necati ÜLKER; Amin.)

Necati ÜLKER;

Kıymetli Hemşerimiz Sayın Mustafa Özcan Güneşdoğdu’ya bu içten söyleşi için Anadolu’da TERCÜMAN Gazetesi adına çok teşekkür ediyorum.

Ayrıca bundan sonraki çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Allah yolunuzu açık etsin. Saygı, muhabbet ve sevgilerimle

Necati ÜLKER

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum