Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

EVLİYA ÇELEBİNİN SEYAHATNAMESİNDE ÇANKIRI ÇANKIRI DA ATATÜRK

EVLİYA ÇELEBİNİN

SEYAHATNAMESİNDE ÇANKIRI

ÇANKIRI DA ATATÜRK

İnsanlar, dünyadan ayrıldıkları zaman hayırla yad edilecek iyi bir eser bırakmak isterler.

Evliyâ Çelebi’nin hayırla anılacak en büyük eseri şüphesiz ki Seyahatnamesidir. Bunun yanında Evliyâ’nın, seyahat ettiği yerlerde bıraktığı izler de vardır. Uğradığı yerlerde bazı mimari eserlerin belirli yerlerine bir yazı veya işaret bırakmak onda bir tutku halini almıştır. Bu makalemde Evliyâ’ya ait bu yazılardan daha önce bilinen 4 adet duvar yazısına ek olarak, bilinmeyen başka bir duvar yazısını tanıtarak Evliyâ Çelebi araştırmalarına katkı yapmayı ümit ediyorum.

EVLİYA ÇELEBİ'NİN SEYAHATNAMESİ'NDE ÇANKIRI

Kengırı Kal'ası: Dağıstan ve Türkistan içre kalmış bir vilâyettir.

İlkin Kastamonu hâkimi ve Kötürüm Muharrem nâmelik vâsıtasıyla Brusa Rûm tekfûrundan feth edilmiş ba'de Yıldırım Han'ın eline geçmiştir. Sonra Çelebi Sultan Mehmed (822) tarihinde tekrar feth etmiştir. Zirâ timür vak'asında elden çıkmış idi. Anadolu eyaletinde sancak beyi tahtıdır. Beyinin hâsı (35781) akçedir. Yedi zeâmet (381) tımârı vardır.

Alaybeyi, Çeribaşı ve Yüzbaşısı vardır. Kanun üzre cebelileri ile beyinin livâsı altında bin beş yüz askeri olur. Üç yüz pâyesiyle şerif kazâdır. Üç Divân,

Dört Divân, Kızıl Öz, Alaca Öz, Alaca Mescid divânlarına kadar on iki divân nâhiyeleri vardır. Kadısına senevî üç bir guruş beyine on bir guruş hâsıl olur. Amma şirret iblîs-i telbîs kavmi vardır. Sipâh yeri olmağla kethüdâ yeri yeniçeri serdârı müfti, nakib, muhtesibi, şehir kethüdası, şehir subaşısı vardır. Kal'ası murabba'ü'şekl seng bina, köçek bir ribat, bir kapusu. Vâroşu vâsi-i fezade olup dört bin kadar bağlı, bağçeli ma'mür haneleri havidir.

Camilerinin en meşhuru (Sultan Süleyman Hân Camii) olub bir minareli kurşun ile mestûr müzeyyen bir cami-i ma'murdur. Âb û havası latif, halkı oldukça garib - dost olub memduhatından beyaz pirinç bozası meşhurdur.

EVLİYA ÇELEBİ BİN DERVİŞ MEHMED ZİLLÎ

[Müellif]; Evliya Çelebi Seyahatnamesi, [Tab-ı: Ahmed Cevdet], İlk Tâb-ı, 3. Cilt., ss. 250-251, Dersaadet'te.

"İkdâm Matbaası", 1314 (1896)

Aynı yıl Çankırı'da 743 mahalle ve köy varken, XX. yy'ın başlarında sancağın genel nüfusu kadın 76.375 ve erkek 77.417 olmak üzere toplam 153.792 kişiydi. Nüfusun % 1'ini gayr-i Müslim ahali, kalanın ise Müslümanlar oluşturuyordu.

1867 yılında, ilk olarak, bugünkü Ziraat Bankasının temeli sayılabilecek Menafi-i Umûmiyye sandıkları Çankırı, Çerkeş ve Kalecikte de açılmıştır.

1869 yılında açılan hastane, bugünkü Çankırı Hastanesidir. Daha sonraki sâlnâmelerde de görüleceği gibi İnaç köyündeki bir dakik (un) fabrikasının geliri söz konusu hastanenin giderlerine ayrılmıştır.

1872 yılında, diğer sancaklarda olduğu gibi Çankırı Sancağında da Ziraat Komisyonu'nun oluşturulduğu, tarımda üretim çeşitliliğini arttırıcı yöntem arayışları içine girildiği ve bu amaçla tahıl üretiminin çeşitliliğini arttırıcı yöntem

arayışları içine girildiği ve bu amaçla tahıl üretiminin ağırlıkta olduğu bölgede ilk defa düzenli olarak susam ve afyon tohumu ekiminin yapıldığı ve deneme maksatlı olarak bütün sancak dahilinde 20.000 adet dut fidanı ile 264.500 adet tütün fidanı dikiminin gerçekleştirildiği bilinmektedir. Aynı yıllarda merkez ilçede 20.000 adet cehri fidanı, Çerkeş Kazasında da afyon tohumuna ilâveten 33 kıyye (okka) kendir tohumunun ekimine başlanmıştır.

Balkan savaşı sonrası, gerek savaştan memleketlerine dönen askerler, gerekse muhacirlerle Anadolu'ya yayılan kolera, tüm kentleri olduğu gibi Çankırı'yı da etkilemiştir. Bu dönemde başta Çankırı-İskilip yolu olmak üzere Çankırı-Tosya,

Çankırı-Ankara ve Çankırı- Kastamonu yollarında kordonlar oluşturularak şehir adeta karantina altına alınmıştır. Mutasarrıflık ve belediyenin koordinasyonunda, muvazzaf askerler ile halkın da katılımıyla bu salgın hastalık, mümkün olan en az kayıpla atlatılmıştır.

Çanakkale Savaşı sırasında eşlerini ve babalarını cepheye gönderen Çankırı kadınlar ve çocukları boş durmamış, kurdukları "Kengırı Askere Yardımcılar Derneği" ile satın aldıkları yün ipliğini Ankara'daki 5. Kolordu tarafından ödenmek üzere iplik yapıp çorap örerek söz konusu Kolordu merkezine göndermişlerdir.

Çankırı Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait sosyal ve siyasal tarihi için birincil derecede önemli kaynak, Çankırı Şer'iyye Sicilleri'dir. Halen Ankara Milli Kütüphane'de bulunan söz konusu Şer'iyye Sicilleri 76 defterden oluşmakta ve h. 1063-1330 (1653-1914) yıllarını kapsamaktadır. Çankırı Şer'iyye Sicilleri'nin transkripsiyonunun yapılması ve bugünkü dilimize çevrilmesi ile ilin tarihindeki bir çok karanlık nokta aydınlanmış olacaktır.

Mütareke ve Milli Mücadele

Mondros Mütârekesi imzalandığında Çankırı, Kastamonu vilayetine bağlı bir sancaktı. Gerek birinci dünya savaşı yıllarında gerekse milli mücadele döneminde savaşın doğrudan etkilerini yaşamadığı için, Çankırı'nın önemli bir yıkıma uğradığı söylenemez. Topraklarının verimsizliği ve ticaret yollarının dışında olması nedeniyle güçlü bir eşraftan yoksundu. İşsizlik yaygındı. Savaştan dönenlerin iş bulamaması, zaten yoksul olan halkı daha da yoksullaştırmıştır. Bu nedenle savaşı izleyen yıllarda eşkıyalık olayları oldukça artmıştı. Aynı dönemde, Merzifon'daki Amerikan Koleji merkezli olan ve Anadolu'nun kuzeydoğusunda bir Rum Pontus Devleti kurmayı amaçlayan örgüt Çankırı'da gizli çalışmalar yürütüyordu.

Örgütün zaman zaman silahlı saldırılar yapması, dikkatlerin Çankırı üzerinde yoğunlaşmasına yol açıyordu. Kuracakları devletin Çankırı'yı içine alacağını ileri süren Pontusçular'ın o günlerdeki en önemli eylemi Ilgaz Dağı Doruk mevkiindeki jandarma karakolunu basmaları ve Jandarmaları öldürmeleriydi.

Çankırı halkının büyük tepkisine yol açan bu olaydan sonra, Müslüman halkla Ermeni ve Rumlar arasında ciddi sürtüşmeler baş gösterdi.

Öte yandan Meclis-i Mebusan'ın dağıtılması ve milletvekillerinin sürekli göz hapsinde tutulmaları nedeniyle İstanbul'da çalışma olanağı kalmamıştı. Bu yüzden 1920 Mart sonlarında Anadolu'ya göç başladı. Bu arada 12 Mart 1920'de Mustafa Kemal bir genelge yayınlayarak olağanüstü bir meclis toplanması gereğini dile getirdi.

Devamı yarın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum