Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

EMEKLİYİM DİYE ÇEKİLME KENARA

EMEKLİYİM DİYE ÇEKİLME KENARA

Emekli insanlar neredeyse hayatlarının tamamını sabahları erken kalkarak geçirdikleri için emekli olduktan sonra da en geç 12de yatarlar, sabahın 9unda dikilirler ayağa, Çocukları baba yat uyu, işin yok mis gibi deseler de yıllarca alışkanlıklarından vazgeçemezler.

Emekliler, emekli olduktan sonra bile hayat mücadelesine devam etmek zorunda kalıyor ve çoğu zaman geçinebilmek için çalışmaya devam ediyor.

Umarız bir gün Avrupa standartlarını yakalarız ve emeklilerimiz de kendilerine uygun hobileri gerçekleştirmek için daha çok fırsat bulabilir.

Emeklilik çalışma hayatı boyunca sabırsızlıkla, hayaller kurarak beklenen, vakti gelip de emekli olunduğunda ise insanı sudan çıkmış balığa döndüren bir tatlı bela. Emeklilik dendiğinde ise ilk akla gelenler türlü türlü hobiler, meşgaleler, boş zamanı değerlendirmek için farklı seçenekler.

Emekli olmak resmen çalışma hayatına nokta koymaktan geçse de, insanın çalışmadan, üretmeden uzun zaman geçirmesi pek çok açıdan sağlıksız bir durum teşkil ediyor, Bu sağlıksızlık halini ise genelde "boşluğa düşmek" olarak tanımlıyoruz.

Emeklilik fikrine alışmaya çalışanların zihinlerinde dönen soru ve sorunları şöyle sıralayabiliriz:

Türkiye'de emeklilik yaşı çalışanların statüsüne ve birtakım farklı koşullara göre kanunla belirleniyor. 8 Eylül 1999 tarihine kadar kadınlar 38, erkekler ise 43 yaşında emekli olabiliyorlardı. 2008 yılında yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile birlikte emekli olabilme yaşı ve prim ödeme gün sayısı kademeli olarak yükseltildi.

Emeklilik yaşı 1 Ocak 2008 tarihi itibariyle 65 yaş olarak uygulanıyor.

Emeklilerin pek hesaba katmadıkları becerileri vardır çünkü: Emekliler öğrenmeyi öğrenmiş ve bildiklerini üretime dökebilmiş deneyimli, verimli beyinlere sahiptir.

Tembellik yapmak, yan gelip yatmak, bütün gün ayakları uzatıp televizyon karşısında bulmaca çözmekse emeklilik için hayal ettikleriniz; bugüne kadar edindiğiniz beceri ve tecrübeleri tam da keyfinizin buyurduğu alana yöneltebileceğinizi gözden kaçırıyorsunuz demektir. Bu May ışıklık hali, yani emekliliğin "balayı evresi", ilk zamanlarda çok cazip bir seçenek gibi dursa da, emeklileri sosyal

hayattan izole edeceği ve amaçsızlaştıracağı için bir süre sıkıp mutsuz olmalarına neden olur.

Avareliğe prim vermeyin, emeklilik; bu mayışıklık haline tekabül eden, efor sarf edilmesini gerektirmeyen eylemler pasif aktiviteler olarak adlandırılıyor.

Tembellik tabi ki yapılır, ancak fazla boş durmak size iyi gelmeyecektir.

Aktif aktiviteler sayesinde, örneğin yeni bir hobi edinerek, bu boşluğu doldurmak hem üretkenliğinizi sürdürmenizi, hem yeni şeyler öğrenmeyi, hem de yaptıklarınızdan keyif almanızı sağlayacaktır.

Emeklilik köşenize çekilmeniz gereken değil, tam aksine altın çağınızı dolu dolu yaşamak için değerlendirebileceğiniz bir fırsattır.

İşte size bir nasihatler silsilesi: Sosyal ağınızı canlı tutmayı ihmal etmeyin. Yeni insanlarla tanışın, çevre edinin. Hobi kulüpleri, kurslar, atölyeler, geziler bunun için en uygun ortamı sağlar.

Ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Yeni hayatınızın meşgalelerini "görev aşkı"yla değil, gerçek heveslerle hayata geçirin.

Zihninizi aktif tutun.

Bir emeklilik klasiği olan bulmaca sevdasına kapılın. Yeni bir dil öğrenin. El becerilerinizi geliştirin. Kitap okuyun.

Bedeninizi de. Spor yapmayı ihmal etmeyin. Sportif faaliyetler konusunda deneyimsizseniz, alın işte size yeni bir meşgale daha! Bir kursa katılın.

Spor salonuna yazılın. Deneyimli arkadaşlarınıza eşlik edin. Açık havada yürüyüş yapsanız yeter. Hayır, ev temizlemek ve çim biçmek spor sayılmaz.

Gönüllü çalışmalara katılın. Kütüphaneler, festivaller, çocuk yurtları, çevre kuruluşları, dernekler... Gönüllük esasına uygunluk arayan pek çok kuruluşlarımız var.

Birini emeklilik seçin ve yardıma ihtiyaç duyulduğunda el uzatın.

Siz meraklı bir emekli olun! Keşfedin, öğrenin, deneyin, değişin, farklı şeyler yapın.

Tıpkı benim gibi hani söz gelimi söylenir ya inanın bazen bana 24 saat yetmiyor, evet çok doğru bir söz ben zaman fakiriyim Zira (STK) Başkanlığı, Emlak Danışmanlığı, şiirler, şiir Dinletileri, Çankırı Bölgesi Anadolu’ya TERCÜMAN Gazetesine günlük köşe yazıları, sosyal medyada yorumlar, vs.

Unutmayın, hobi edinmek emekliliğin altın kuralıdır.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınız asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum