Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

EKRANLARDA PAZARLANAN HAYALLER

EKRANLARDA PAZARLANAN HAYALLER

Bazen benden yaşça büyük veya aynı yaşlarda olan olgun tecrübe sahibi insanların konuşmalarına tanık oluyorum gözlerini uzaklara dikerek Necati Bey ah bir dönebilsem geçmiş yıllara neler yapmazdım ki…

Neler yapardın diye sorduğumda: cevap olarak bunca yaptığım yanlışları yapmamaya çalışırdım, hele namazlarımı hiç aksatmazdım, zamanımı boşa harcamazdım, elimde ki fırsatları kaçırmazdım, insanlara faydalı olmaya çalışırdım. Diyerek derinden bir ah çekerek üzüntüsünü dile getirir.

Elinde fırsat olduğu halde yapmadığı pişmanlığını yaşar.

Elinden akıp giden ömür sermayesini boş geçirdiği için pişmanlıkla kıvranır durur.

Oysa ki şimdi elimizde imkân var, yaşıyoruz hayattayız, bu demek oluyor ki imtihanımız hala devam ediyor.

Ömrümüz su gibi akıyor, şimşek gibi çakıyor ve rüzgâr gibi geçiyor. Akrabalarımızdan, tanıdıklarımızdan ve dostlarımızdan bir kısmı birer birer ebedi âleme göç ediyor, (Allah rahmet eylesin) Bizler de her an kabre girebilir belki yarına hatta bir saniye sonrasına dahi çıkacağımıza bir garantimiz yoktur.

Ne zaman ve nerede geleceği belli olmayan ölümden ibret alabiliyor muyuz acaba? Ölmeden evvel ölünüz” hadis-i şerifini hayatımıza ne kadar tatbik edebiliyoruz? Ölüme hazırlığımız var mı? Günahlarımızın ağır yükünden dolayı pişmanlık duyup, gözyaşı döküyor, tövbe ve istiğfar ediyor muyuz?

Unutmayalım ki, yarın çok geç olabilir.

Biricik bir hayatımız var her an elimizden kayıp gide, Dünyanın ürkütücü gündemleri içinde sarsılarak ilerliyoruz.

Üzüntülerimiz de eskiyor çabucak… Birinin yerini diğeri alıyor çünkü…

Bunca geçicilik içinde ağır bir bellekle sürüyor yaşam.

biz bunakları filmlerle, dizilerle Televolelerle oyalanıp bir biçimde uyuşuyoruz.

Bedenlerimizden çıkıp... Hayallerin ardından koşup heyecanlara dalıyoruz.

Hızla tüketilip yenilerine pazarlanan hayaller dünyasında ömür sermayemizi hızla tüketiyoruz.

Ömür sermayesi öyle bir hızda tükeniyor ki, geriye dönüp bakıldığında sanki bir anlık yaşamışız gibi.

Bu az olan ömürde nedense hep yarınlara ertelediğimiz en önemli işlerimizi, yarınlarda bile yarınlara erteliyoruz.

Evet, en lüzumlu işlerimizi yani ebedi saadetimiz için gerekli olan ibadetlerimizi ihmal etmeyelim, yarınlara bırakmayalım.

Netice kelam; şöyle bir günlük hayatınızı tekrar gözden geçirelim ve gece yastığa başımızı koyduğunuzda düşünelim, bu gün daha çok neye hizmet ettim? Nefsimin isteklerini ne kadar geri çevirdim? Günlük hayatımdaki koşuşturmalarım daha çok dünya hayatını kurtarmaya mı meyilli yoksa ahiret hayatını mı? Kısacası Hz. Ömer (ra)'in dediği gibi;

"Bu gün Allah için ne yaptın." Rabbim bizlere Kur’an ve Sünnet ışığında bir hayat yaşamayı nasip etsin.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum