Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

DÜNYADA ÇOK FAZLA GIDA İSRAFI VAR

DÜNYADA ÇOK FAZLA GIDA İSRAFI VAR

Sevgili okurlarım bu gün köşemde sizlere ne yazayım diye düşünürken televizyonda Avrupa’da her yıl tahmini olarak ortalama 88 milyon ton gıda israf ediliyor görünce gıda üzerine yazayım istedim umarım yararlı olabilirim.

Kaynakları ve ekonomiyi israf etmemek için alışveriş ve pişirme yöntemlerimizi değiştirerek israfı önleyebilmek mümkün.

Eğer gıdayı zamanında tüketebiliyorsak tamam! Örneğin, “Bir alana bir bedava" gibi kampanyalar bizi ihtiyacımız olandan fazlasını almaya teşvik edebilir, bu da israfı beraberinde getirebilir.

Alışveriş listenizi hazırlarken, haftalık bir yemek planı oluşturmak, ihtiyacınız olan miktarları not almak ve ev dışında yeme planınızı da dikkate almak, gıda israfını önlemeye yardımcı olabilir.

Ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “Son Kullanma Tarihi” yiyeceği hangi tarihe kadar yiyebileceğimizi söyler.

Yiyecekleri son kullanma tarihinden sonra tüketmek güvenli olmayabilir. Son Kullanma Tarihi, genellikle süt ve süt ürünleri, yumurta, et ve et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ve ambalajlı gıdalarda kullanılır.

Son Kullanma Tarihi olan gıdalar stoklanmamalı ve son kullanma tarihine kadar tüketilebilecek miktarlarda satın alınmalıdır. "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" ise daha esnektir.

Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi, kuru fasulye, mercimek gibi kuru gıdalar ile makarna gibi tahılların ambalajlarında yer alır.

Bu tür gıdalar, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi içerisinde güvenle tüketilebilir.

Peki, Gıda İsrafı Nasıl Önlenir? Küresel gıda üretiminin üçte birine tekabül eden gıda israfı, sınırlı olan dünya kaynaklarının daha sorumlu bir şekilde kullanılabileceğinin en büyük örneği.

Yapılan araştırmalara göre ülkemizde bir yıl içinde 214 milyar liralık gıda israfının yapıldığı, günlük baz da yaklaşık 5 milyon ekmeğin çöpe atıldığının tespit edildiği belirtilmektedir.

Sanayileşme ve teknoloji çağı ile birlikte hızla gelişen ve değişen dünyada, çeşitliliğin ve alternatif seçeneklerin çoğalması nedeniyle, bilinçsiz tüketimin artmasına paralel olarak, gıda israfındaki artış, devasa boyutlara ulaşmış durumdadır.

Bununla birlikte aynı dünyayı ve hatta aynı mahalleyi her bir yerleşim yeri olan siteler ve apartmanlar hatırı sayılır köy büyüklüğündedir.

Birlikte paylaştığımız bir kısım insanların açlık sınırının çok altında yaşamaya çalışması da oldukça düşündürücü bir hal almıştır.

Yaptığım araştırmalarda gördüm ki İklim değişikliği 2050’ye kadar küresel gıda fiyatlarının yüzde 3 ve 84 arası yükselmesine neden olacak, bu da gıda üretimi ve güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Güncel olarak dünya çapında 800 milyondan fazla insan şiddetli kötü beslenme koşullarından mustarip ve yaklaşık 36 milyonu gıda kıtlığından yaşamını yitiriyor

Gıda satın alınmadan önce bile hatalı ambalaj, taşımacılık esnasında kalite kaybı ve uygunsuz soğutma ve saklama altyapılarından kaynaklı israflar yaşanabiliyor.

Bilinçsiz tüketim anlayışı, satış ve pazarlama sektöründeki ilerlemeler, ürün cazibesinde artış, albenili reklam etkisi, beslenme kültüründeki eksiklikler, sosyal ve kültürel faktörler gibi nedenlerle gereksiz, amaçsız ve yararsız şekilde edinilmiş, ihtiyaç fazlası olan tüketim malzemelerinin geri dönüşümünün sağlanamaması da, problemin çözümü için ayrı bir engel oluşturmaktadır.

Yaz aylarında sebze ve meyve bolluğu varken aldığımız ucuz ürünleri farklı yollarla muhafaza ederek kışın tüketmeliyiz.

Annelerimizin ve büyüklerimizin yaptığı gibi yazın bol ve ucuz ürünleri kurutarak, dondurarak, konserve haline getirerek reçel, tarhana, turşu gibi gibi birçok şekilde tüketebiliriz.

Kışın abartılı fiyatlara ürün satın almak istemiyorsak yaz aylarındaki bolluk ve bereketi iyi değerlendirmeliyiz.

Sebze ve meyvede kışın yaşanan fiyat dengesizliğinin şimdiden önüne geçmek için kışa hazırlık yapmayı unutmamalıyız.

Bu sayede hem israfın önüne geçeriz hem de ürün fiyatlarını dengelemiş oluruz.

Gıda israfı sorununun çözümüne yönelik kampanyalara, eğitim ve teşviklere ağırlık verilmesi halinde de israf oranlarında kayda değer bir azalma olduğu gözlemlenmiştir.

Geri dönüşümü mümkün olanlar için geri dönüşüm alternatifleri değerlendirilmeli, en kötü ihtimalle, geri dönüşümü mümkün olmayan ihtiyaç fazlası gıdaların sahipli veya sahipsiz hayvanlara yiyecek olarak değerlendirilmesi de ayrıca düşünülmelidir.

Hem ekonomik açıdan hem de çevresel açıdan, gıda israfını azaltmaya mecburuz.

Gıda israfı konusunda tüketici bilinci arttırılmalı ve gerekli hassasiyet oluşturulmalı.

İsrafın miktarı ne olursa olsun zararı büyüktür. Küçük sanılan şeyler, yan yana geldiği zaman büyük rakamlar, değerler ortaya çıkar. Damlaya damlaya göl olur, atasözünü duymuşuzdur. Dakikada on damla kaçıran bir musluk ayda 170 litre su akıtıyormuş.

Semavi dinlerin hepsinde Allahü teâlâ kötü bir huy olan israfı yasak etmiştir. Dinimizin boşu, abesi, haramı, israfı yasaklamasında insanların saadeti, refahı, adaleti ve her şeyi yatmaktadır.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum