Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

DÜN GEÇTİ

DÜN GEÇTİ

“Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek” diyor Mevlana.

Çevrenize bir bakın; gördüğünüz tüm insanlar, arkadaşlarınız, akrabalarınız kısaca dünya üzerinde var olan her insan, daha önce yaşamış milyarlarca insan gibi mutlaka öleceklerdir.

Allah bu gerçeği, "Her nefis ölümü tadıcıdır…" (Enbiya Suresi, 35) ayetiyle bildirmiştir.

Bu kaçınılmaz gerçeği unutmak insanın düşebileceği en büyük gafletlerden biridir.

Oysa ölümü uzaklaştırmaya asla güç yetiremeyecek olan insan, bilemeyeceği bir zamanda ve yerde ve herhangi bir nedenle mutlaka ölecektir.

Unutmayın; ne genç ne yaşlı, ne güzel, ne çirkin, ne zengin ne de fakir olmaları, ne ünleri, ne de mevkiileri bugüne kadar yaşayan insanları ölümden koruyamamıştır.

“Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...”

Ne demiş büyük ilim ve din bilgini Hazreti Mevlana;

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

1207 ile 1273 yılları arasında yaşayan Hz. Mevlana, daha o yıllarda bile değişimin önemini ne de güzel vurgulamış yukarıdaki dizelerle. Dün kıymetli, değerli elbet. Ama sadece dün ile övünmek, insanların yarınını daha iyi noktalara taşımak için bir engel teşkil etmemeli; dünden ders alınmalı, ama her yeni gün, baştan bir sayfa açılmalı, yenilikler düşünülmeli; planlanmalı ve yeni adımlar atılmalı. En azından gayret edilmeli.

Ben Hz. Mevlana’nın sözlerinden de bu sonucu çıkarttığım gibi, olması gerekenin de bu olduğuna inanıyorum.

Öyle ki, hayat felsefemizi de sürekli yenilikçilik ve değişimcilik üzerine oturtmalıyız belki de.

Üç Günlük Hayat: Dün, bugün ve yarın!

Zaman üzerine düşünüyorum. Hep anda kalmayı öneren bir sürü rehber okuyorum. Çoğuna “sıkıysa sen anda kal!” diyorum içimden. Fakat yine de dayanıklılıklarına, zihin kontrol yeteneklerine hayranlık duyuyorum.

Şu anı yaşa! ömür dediğin bir gündür, o da bugündür!

Dün geçti, yarın ise meçhul. Elinde bugün var, ona bak! Gelecek meçhul, kaygıya gerek yok! Kendini hayatın akışına bırak

Olan her şey iyidir! Olduysa şükret olmadıysa sabret!

Dünü kötülemekten, gelecekten korkmaktan neden vaz geçemiyoruz! Üç günlük hayat: Dün, bugün ve yarın!

Dün bugüne yarın diyordum, yarın ise bugüne dün diyeceğim. Oysa, bugün ne dünden ne de yarından bağımsız. Bugün beni ben yapan dünkü yaşadıklarımsa yarınım ise bugün seçtiklerim. Kısaca, üçten vazgeçtim, tekliğe geçtim. Tek BUGÜN var. Düne bugün dedim. Yarına da bugün.

Yani, dün neye sahipsem, bugünde aynı şeye sahipsem ve yarında aynı şeye sahip olacaksam kısacası sahip olduğum şey değişmiyorsa üç boyutlu zaman yok o zaman. Kısaca, dün, bugün ve gelecekte değişmeyen tek şey belki de “nefes almam”. Dün nefes alıyordum, bugün nefes alıyorum, yarında nefes alacağım. Ha burnumdan, ha başka yerimden ama alacağım.

Kimi haz verecek, kimi acı. Kimi biraz hızlı kimi yavaştan.

Madem dün, bugün ve yarın değişmeyen şey nefes almak, kendinle daha çok ilgilenmeye çaba göster! Dünün keşkelerine, bugünün avuntularına, yarının acabalarına teslim olmaktansa daha iyi nefes almaya odaklanayım o zaman!

Gelişmek lazım, geliştirmek lazım. Öğrenmek lazım, öğretmek lazım, ve tabi paylaşmak lazım….Kısaca; ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım..

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum