Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

DOĞUM, GENÇLİK, İHTİYARLIK, ÖLÜM

DOĞUM, GENÇLİK, İHTİYARLIK, ÖLÜM

Bilindiği üzere bebekler ana rahminde akciğerleri olduğu halde hava ile soluk alıp vermezler, solunum işlemini plasenta sıvısı ile yaparlar ve akciğerleri de bu sıvı ile doludur.

İşte bebekler doğdukları zaman ağlayarak bu sıvıyı dışarı verirler ve akciğerlerini havayla oldururlar.

Doktorların yeni doğan bebekleri baş aşağı tutarak popolarına vurmaları da bu olaya yardım etmek içindir.

Oksijen akciğere ilk girdiğinde yanmaya neden oluyor

Bunun verdiği acıda bebeğin ağlamasına neden oluyormuş.

Dünya hayatı gibi, rahim içindeki hayat da geçicidir, Muayyen vakte hasredilmiş karmaşık bir işleyiş, yerini hayatın idâmesi için yine karmaşık, lâkin mükemmel olan başka bir işleyişe terk edecektir. Üstelik bu sistemin yerini alması, bebeklerin ilk nefesi ve ağlaması ile gerçekleşecektir.

Bebeğin sesi, çığlık olup annesinin kulaklarına ulaştığında, gönlündeki ferahlık tebessüm ile yüzüne yayılırken, bebekte de nice sistemi devreye sokmak için âdeta düğmeye basmış olacaktır. İşte bu yüzden bebeğin ağlaması hayattır.

Teknoloji ilerledikçe, insanlar özelde gençler kitap okumaya, kitap sevmeyi paydos etmiş.

Okullarımız güzel, her ilimizde üniversite var, Donanımlı kütüphanelerimiz var, ama okuyanımız oldukça az.

Yaşlılık hayat ağacının aldığı son şekildir, Çocukluk, gençlik, olgunluk dönemi derken ömrü olan herkes kendini ihtiyar olarak buluverir.

İnsan bu devrede güçlülük yerine acizlik, güzellik yerine çirkinlik, ilerleme yerine gerileme, sıhhat yerine hastalık gibi kaçınılmaz hallerle baş başa kalır.

Atalarımız, "Dünya al kınalı bir gelindir, ne kadar kocansa da ondan gönül geçmez." demişler, dünyadan gitmeyi kimsenin istemediğini ve yaşamanın güzel olduğunu belirtmişler.

Neler, neler söylemişler, dinleyenlere, alanlara şöyle öğüt vermişler:

Gençliğin kıymeti bilinse, kocalıkta şikâyet az olur: İnsanlar gençliğin kıymetini bilemedikleri için yaşlılıkta şikâyet ederler.

Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir: Gençliğin insan ömrünün en güzel yılları olduğunu, insan ancak yaşlanınca anlar.

Kâinatta baki olan sadece Allah’tır.

 

Onun dışında her şeyin ve herkesin varlığı gelip geçicidir. Baki olan Allah, insan için kâfidir. Allah’ı kendisi için tek yeter hakikat gören bir idrak düzeyinin, dünyaya ve insana olan bakış açısı köklü bir şekilde değişmektedir

“İnsanın hayallerinin yerini anıları almaya başlamışsa, yaşlanmaya başlamış demektir.” J. Brewer

Gençler ihtiyarlığı bilmez, fakat ihtiyarlar gençliği ve ihtiyarlığı tanır.

Bu günün güçsüz muhtaç yaşlıları, dünün gençleri olduğu gibi, bu günün güçlü gençleri de yarının güçsüz, muhtaç yaşlıları olacaklar. Her insan ektiğini biçer.

Yarın çocuklarımızın bize, bu gün ana-babamıza ve diğer yaşlılara davrandığımız gibi davranacaklarını çok iyi bilmemiz gerekir.

Ne mutlu kendini bilen ve kalben yaratanıyla buluşmuş ihtiyarlara.

Ne mutlu yaşlıların değerini bilip, onlara saygı ve sevgi gösteren gençlere.

Ölüm tatlı bir son doğum ağlayarak başladığın en ağır sınavdır

Sonu mutlulukla biten hayat yolunuzda Allah yar ve yardımcınız olsun.

“Şöyle bir deyime de dikkat çekmek istiyorum;

Şu dağlar yokuş imiş/ İnmesi ne hoş imiş/Ölçtüm biçtim dünyayı/

Meğer hepsi boş imiş.” Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum