Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

DOĞA VE İNSAN “MUHTEŞEM BİR DENGE”

DOĞA VE İNSAN

“MUHTEŞEM BİR DENGE”

İnsanlar için bir imtihan ortamı olarak dünya hayatını yaratan Allah, onlar için sayılamayacak kadar fazla nimet bahşeder.

İhtiyaç duyacağı veya seveceği, haz alacağı tüm koşulları daha insanı var etmeden önce onlar için hazırlar.

Soluyacağı hava, gökyüzünde süzülen birbirinden güzel kuşlar, sayısız çeşitlilik ve güzellikteki bitkiler, ruhu etkileyen estetik çiçekler, eşsiz nimetler, sevdiği insanlar, yüreğini coşturacak derecede güzel ve sevimli canlılar, kusursuz dengeler, mucizevi sistemler ve daha pek çok detayı Allah kulları için var eder...

İnsan dünyaya gözünü açtığı an, gereksinim duyduğu her şeyi hazır olarak bulur.

Her şey korunmaya, beslenmeye muhtaç bu canlının minik boyutlarına ve yaşam koşullarına uygundur.

Annesinin sütü dahi doğduğu dönemdeki tüm ihtiyacına yönelik olarak hazırdır. % 90’ı su olmasına rağmen…

Tüm yiyecekler, tüm dünya, tüm evren içeriğindeki her ayrıntıyla insanın yaşama şartlarına uygundur.

İnsanın ise bunlara sahip olmak için hemen hiç çabası olmamıştır.

Muhteşem bir denge ve düzen emrindedir, İnsana daha kendisi bile habersizken bunların hepsini bahşeden Allah’tır.

İmanı sevmek ve imanın verdiği coşkuyla maddi, manevi bütün güzelliklerden haz almak, inkarı ise çirkin görmek, -doğal gibi görünse de- gerçekte Allah'ın lütfuyla kavuşulan bir nimettir.

İmanı kalplerde süsleyip çekici kılar Allah; inkarı da çirkin gösterir…

Eskilerin “tabiat” dediği, günümüzde ise “doğa” kavramıyla ifade edilen varlıklar âlemi bütünüyle Allah’ın eseridir.

Doğa, akıl almaz bir çeşitlilikte ilahî sanat eserlerinin sergilendiği ve insanın dikkat bakışlarına ve istifadesine sunulduğu büyük bir sergi sarayıdır.

Her şeyin Allah tarafından yaratılmış ve insan eliyle değişime uğramamış durumuna “doğal” denir.

Allah’ın yarattığı her şey doğaldır, insanın yaptıklarına ise “yapay” denir.

İnsan, akıl, düşünce ve çeşitli üstün yeteneklerle donatılmış en kapsamlı, muazzam ilahi bir eserdir.

Bu itibarla kendisi de bir takım eserler yapabilmektedir, Ancak insanın ortaya koyduğu eserler, Allah’ın kendisine bahşettiği akıl ve yeteneklerle, yine Allah’ın yarattığı eserlerden yararlanarak bir nevi şekil değiştirmek suretiyledir.

İnsanın eserleri, aslında yaratıcısının benzersiz ve erişilmez kudretini göstermektedir.

Çünkü insanın kendisi bu özellikleriyle birlikte Allah’ın eseridir. Yani Allah, “eser yapan” bir eser yaratmıştır.

Geçenlerde bir arkadaşla oturup sohbet ettik. Arkadaş dişlerinden rahatsız olduğu için özel bir doktora gittiğini ve dişlerine tedavi uygulattığını söyledi.

Ben tedavi masraflarını merak ettim kendisine dişlerini yaptırmak için harcadığın tedavi ücreti ne kadar diye bir soru yönelttim.

Arkadaş sadece dişlerime eskisi gibi sağlıklı ve düzenli görünmesi için minimum 30.000 TL ödediğini söyledi. Şimdi bunu neden anlattığımı merak ediyorsunuz? Ben bu minimum 30.000 TL parayı bir insanın sağlıklı bir dişe sahip olması için harcadığını düşündüğümde, Allah'ın insana dünyalar kadar para harcasa da ulaşamayacağı derece bir varlık olarak dünyaya getirdiğine bir kez daha şahit oldum.

Düşündüm insan vücudunu parayla ölçmeye kalksan kesinlikle ölçemezsin. Trilyonlar verdikleri halde tek bir böbrek bulamayan hastalar mı deseniz, tüm malını servetini satıp sağlığına harcayan insanların yine de eski sağlığına kavuşamadıkların mı deseniz, say say bitmez.

Allah insanı o kadar özel yaratmış ki bunun karşılığında benzetecek hiçbir olgu yoktur.

O halde Allah'ın rızasını kazanmanın ilk yolu Allah'ın değer verdiği bu varlığa en yüksek şekilde değer vermek ve bu değere yakışır yaşam tarzı sunmaktan geçer.

O, merhamet eden, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle mükâfatlandıran, ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve irade buyuran, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturandır.

O Rahman’dır; Rahim’dir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum