Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇOK DİNLE AZ KONUŞ

ÇOK DİNLE AZ KONUŞ

İnsanda dinlemek için iki organ, konuşmak için bir organ vardır. Kişi az konuşursa hem çevresindekiler rahatsız etmemiş; hem de az yanılmış olur, Sürekli ve iyi dinlemesini bilen kimse çok şey öğrenir.

İki dinle bir söyle atasözü ile dinlemenin insana fayda sağlayacağı, fazla konuşmanın da insana zarar vereceği belirtilmek istenmiştir.

Kendini bilen insan ağzından çıkan sözlere dikkat eder ve daha çok dinlemeyi sever.

Dinleyen insan daha çok fayda görür, Çok konuşan insanın başından bela eksik olmaz, az konuşan insan ise hiç bela getirmez başına.

Bin düşün bir konuş bu daha iyidir sözü ile dinlemenin insana daha çok fayda sağlayacağı vurgulanmaktadır.

Zaman, zaman her fırsatta ailevi durumlardan dolayı, yüksek tahsil yapamadığımı, birikimlerimi çok kitap okumaktan elde ettiğimi, sizlerle paylaşmışımdır, okuduğum kitaplardan yazdığım yazılardan edindiğim tecrübelere göre çok dinle, az konuş sözü benim benimsediğim sevdiğim söz olmuştur.

Hiç kimse kendi sözlerini dinleyerek bir şey öğrenememiştir,

Ben gittiğim her yerde, zamanımın çoğunu karşılaştığım insanları dinlemek için ayırmaya çalışırım. Sivil toplum kuruluşlarıyla ve emlak sektöründeki çalışmalarımla her kesimden Şair dostlarla bir araya gelmelerim kısaca çok insanla hasbihâl yaptığım çeşitli insanlar tanıyabildiğim için çok şanslıyım.

O insanlarla kendi deneyimlerimi her zaman seve seve paylaşsam da, onların anlatacaklarını dinlememek budalalık olurdu.

Düşüncelerimi ve izlenimlerimi not edebilmek için, yanımda her zaman bir kalem ve not defteri bulundururum, Sırf kulaklarımı açarak ne kadar çok ve yararlı şeyler öğrenebildiğim beni hep şaşırtmıştır.

İnsanlığın bu güne kadar biriktirdiği tüm bilgiler, belki minicik bir nokta kadar kalır.

Yaşadığımız evren çok büyük ve onun hakkında her gün yepyeni şeyler öğreniyoruz, Eğer dinlemeyi bilmezseniz, çok şey kaçırırsınız.

Saygıdeğer okurlarım benim ders aldığım gibi sizin de ders alacağınızı umduğum aşağıda ki bilgiyi paylaşmaktan mutluyum.

Ahmet bin Hadraveyh Hazretlerinin evine bir gün bir hırsız girdi, her tarafı aradı fakat götürecek bir şey bulamadı. Eli boş döneceği zaman Ahmet bin Hadraveyh ey! Genç diye seslendi, ey! Genç şu

kovayı al su doldur abdest al ve namaz kıl bu arada evime belki bir şey gelir sana veririm böylece evimden boş dönmemiş olursun dedi.

Genç onun emrettiği gibi hareket etti sabah olunca zenginlerden biri Ahmet bin Hadraveyhe yüz elli altın getirdi Ahmed bin Hadraveyh Hazretleri bu parayı o gence vererek al dedi bu gece kıldığın namazlar sebebiyle sana mükâfattır.

Genç onun bu merhamet ve ittifakı karşısında şaşırdı adeta hali de değişti, sonra yolumu kaybetmiş bozuk işlere dalmıştım.

Bir gece hayırlı bir iş yapıp Allah-u Telalaya İbadet ettim, Rabbimde bana böyle ihsanda bulundu diyerek tövbe etti.

Ahmet bin Hadraveyh Hazretlerine talebe oldu, Hırsızlık için geldiği evden hakikatinde boş dönmemiş oldu namaz vesilesiyle namaz, namaz, namaz…

Ne güzel söylemiş Hazreti Ömer” yükselirken kırarak çıkarsan dalları inerken tutunacak dal bulamazsın.

Ey can kimseyi kırma sözden ağırı yoktur beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz“ onun için çok düşün az konuş ağızdan çıkan söz geri alınmaz iyiliği niyet edin.

Sıkıntıya sabredin. Aza kanaat edin, Hatanızı kabul edin, Nefsinizle inat edin, Ama Allah’tan başka kimseye kulluk etmeyin.

Allah’ı sevin, Resulünü sevin, birbirinizi sevin. Çünkü sevmek insanı birbirine yaklaştırır.

Birlikten kuvvet doğar. O kuvvetten muvaffakiyet vuku bulur, Allah için birbirimizi sevebilmemiz temennisiyle.

Şimdiden gelecek olan cumanızın hayırlara vesile olmasını Allah’tan dilerken Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum