Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇOCUKLAR YUVADAN UÇTU

ÇOCUKLAR YUVADAN UÇTU

İster kız çocuğu olsun ister erkek çocuğu zamanı gelince doğal olarak kendilerine bir yuva kurmak için yuvadan uçacaklardır.

Anne babalar olarak zamane çocuklarından hep şikâyetçi olur ve "bizim zamanımızda.." diye başlayan sözlerle günlerimiz geçer.

Gerçekten de doğrudur, şimdiki çocukların davranışları ile eski çocukların davranışları arasında çok farklılıklar vardır. Genellikle bu farklılıklarda olumsuz davranışlar fazladır.

Çocukların ders çalışmadığından, özgüven eksikliğinden, paranın ve eşyaların değerini bilmediklerinden şikâyetçi oluruz. Peki, neden böyle olduğunu hiç düşündük mü? Neden çocuklarımız bizim yetiştiğimiz gibi yetişmiyorlar?

Çocukların çocuk gibi davranmadıklarından, istediğimiz davranışları sergilemediklerinden yakınıyoruz.

Ama anne babalar olarak, bizler gerçekten üzerimize düşen görevleri yapabiliyor muyuz? Çocuklarımıza olumlu davranışlar kazandırmak için onlara iyi modeller sunabiliyor, kendimiz bu rolü üstlenebiliyor muyuz? Çocuklarımızın karınlarını doyurduğumuz kadar, kalplerini de doyurabiliyor muyuz? Çocuklarımızı mı, yoksa başarılarını mı seviyoruz? İşlerimize zaman ayırdığımız kadar çocuklarımıza da zaman ayırabiliyor muyuz? Çocuklarımızdan beklediğimiz saygıyı, anne babalar olarak birbirimize gösterebiliyor muyuz?

Bu sorular daha uzatılabilir. Gerçek çocuklar istiyorsak, gerçekten anne-baba olmamız gerekmiyor mu? *

Aileler kuşun yuvadan uctuğunu bir türlü kabullenemiyorlar. Artık onların yeni bir yuvası var. Bu yuva kendileri ve çocukları içindir. Bunun dışındakiler anne baba da olsa misafirdirler. Bir misafirin müdahalesi ne kadar olursa onların da müdahalesi ancak o kadar olmalıdır.

Anne babalar çocuklarına neden bu kadar aşırı ilgi gösteriyorlar? Bunun pek çok sebebi olmakla beraber esas sebep sevgide aşırıya kaçmak, sınırı aşmaktır.

Birçok konuda olduğu gibi burada da orta yolu bırakıp uç noktalara kaymaktır. Dinimizde her şeyin olduğu gibi sevginin yeri, sınırı bildirilmiştir.

Örneğin, anne baba sevgisi ayrı, hanım sevgisi ayrı, çocuk sevgisi ayrı...

Bunların sınırları ve dereceleri bellidir. Bunların da üstünde bir de Peygamber ve Allah sevgisi var. Dinimizin bildirdiği bu sınırlar aşılırsa, bir başkasının hakkına tecavüz olacağından zulüm başlar.

Bu da hem dünyada hem de ahirette sıkıntı demektir. Haksızlığın ve zulmün olduğu yerde huzur kalmaz, huzursuzluk olur. Bunun için anne baba ve çocuklar hak ve hukuklarının sınırlarını çok iyi bilip bunları aşmamalıdır.

Anne babanın kendi çocukları da olsa onların hakkını gasp etmeye hakları yoktur.

Çocukları üzerin de her türlü tasarrufta bulunma salahiyetine sahip değildirler.

Hoşça kalın Dostça kalın, gönlünüz sevgiyle dolsun, ama gönül kapınız hep açık kalsın.

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum