Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇOCUK DA BİTKİ GİBİ, SEVGİ VE BAKIMLA BÜYÜR.

ÇOCUK DA BİTKİ GİBİ,

SEVGİ VE BAKIMLA BÜYÜR.

İnsan, gelişmeye, büyümeye ve kendini gerçekleştirmeye yönelik potansiyeli içinde barındıran sosyal bir varlıktır.

Sanat da çok boyutlu ve çok işlevli oluşuyla kişilik gelişiminin sağlıklı bir biçimde şekillenmesine katkı sağlayıcı özellikleri içinde taşır.

Sanat, insana hem kendisiyle hem de diğerleriyle barışık yaşaması için olağanüstü duyumlar ve fırsatlar sunarken bir yandan da ilkel duyguların, ehlileştirilmesine ve yüceltilmesine de imkânlar sağlar, Sanatla ilgilenen kişilerin algıları genişler, bilinç düzeyleri yükselir.

Kişiliğin temelleri ilk beş altı yıl içinde atılır. Kişilik, kalıtımsal niteliklerle çevrenin sürekli etkileşimi sonucu biçimlenir. İnsan yapısının toprağı olarak düşünülürse kişilik de o toprakta yetişen bitkidir.

Çocuğun yetiştirilmesi her şeyden önce temel ruhsal gereksinimlerinin karşılanmasına bağlıdır. Bunlar üç ana başlık altında toplanır: Sevgi, Disiplin ve Özgürlük.

Örneğin süt çocuğu döneminde sevgi eğilimi ön sırayı alır. Bu basamakta özgürlük ve disiplinden söz edilmez.

Oysa ileri yaşlarda özgür olma gereksinimi artar, bununla birlikte çocuğu sınırlama gereği ortaya çıkar.

Ancak sevgi gereksinimi azalmadan sürer gider. Olsa olsa çağlara göre biçim değiştirir.

Çocuğun kişiliği kendisine örnek aldığı erişkinlerle kurduğu sürekli ilişkilerinden çıkan bir sonuçtur.

Yöntemler ve tutumlardan önce örnek alınan erişkinlerin kişilikleri belirler.

Çocuk yetiştirmenin mekanik bir iş olmayıp incelikleri olan bir sanat olduğunu belirtmek istiyorum.

Eğitimci Pestallozi çocuk eğitimini çiçek yetiştirmeye benzetmişti:

Yetiştirici toprağı kazıp tohumu eker. Filizlenmesi için gerekli koşulları sağlar ve bekler.

Yeşeren bitkiyi kötü dış etkilerden korur. Zamanında sular, gübreler, toprağı çapalar, asalak otları ayıklar.

Kısacası bitkisine sevgi ve özenle bakar. Ama ne çok dokunup örseler, ne de başıboş bırakıp kurutur. Çocuk yetiştirmek de bir bakıma bu

denli sade ama beceri isteyen bir iştir. Her şeyden önce ilgi, özen ve sağduyu işidir.

 

Çocuk da bitki gibi sevgi ve bakımla büyür. Ancak işin güçlüğü çocuğun duyguları ve tepkileri olan bir canlı varlık oluşundan gelir.

Değişmede en az esneklik gösteren toplumlar en ilkel toplumlardır.

Disiplin; öğretici, düzenli, davranış ve yetkinlik kazandırıcı yetiştirme demektir.

Usta çırağını işin kolayından başlayarak eğitir. Öğretimini ondaki gelişme hızına göre ayarlar. Yavaş yavaş sorumluluk verir. Başarısını destekler, yanlışını düzeltir.

Bu görüşlerimle birlikte Diğer yandan, ülkenin kültür politikaları, çağın öngördüğü geniş imkânlara kavuşturulmalı ve sanatsal düşünceye özgürlük sağlanmalıdır.

Bu kapsamda öğretim programları sanatın her dalını kapsayacak şekilde genişletilmeli ve ilköğretimden başlayarak çocukların sanat kavramıyla yakınlaştırılmaları sağlanmalıdır.

Bu yolla çocukların hem insani değerlerle yetişmeleri, hem de ruhsal dünyalarını zenginleştirerek sağlıklı kişilikler oluşturmaları da sağlanmış olacaktır.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum