Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇOCUĞUN MUTLU AİLEDE YETİŞMESİ

ÇOCUĞUN MUTLU AİLEDE YETİŞMESİ

Aile kurumu, yapısı ve işlevleri bakımından alternatifi olmayan bir kurumdur. Toplumlar için aile kurumunu vazgeçilmez kılan; sahip olduğu koruyucu, önleyici, destekleyici ve eğitici gücüdür. Aile, çocukların bakımı ve yetiştirilmesi, yeni kuşaklara kültürel kimliğin ve değerlerin kazandırılması, tarihsel ve toplumsal bilincin aktarılmasında birey ve toplum arasında bir köprüdür.

Anne ve baba adaylarının evlilik öncesi ciddi eğitimden geçirilmeleri, belki ehliyet alır gibi liyakatlerini kanıtlayacak sınavlara tabi tutulmaları uçuk bir proje gibi gözükebilir.

Evlenmek, çocuk sahibi olmak yeterli yaşta kişiler için sadece maddi imkânlara bağlı gözükse de, çocuk yetiştirmek bir sanattır.

İşte bu sanattan anne-baba adaylarının hisselerine düşen payları almaları şarttır.

Nikâh defterine atılmış imzalar yetkin anne-baba olmak için gerekli ehliyet ve liyakati sağlamaz.

Aile bireylerinin haklarını, özgürlük sınırlarını, yetki ve sorumluluklarını bilmesi ve bu bilgilerden nasıl istifade edeceğini de öğrenmesi gerekir.

Eminim sevgi, saygı, güven, sorumluluk gibi kavramları ve bunların karşılıklı nasıl geliştirileceğini bilmeyen birçok ebeveyn vardır. Bu gerçekten uzmanlık isteyen çok hassas ve çok geniş bir alandır ki, yapılacak bazı hataların telafisi zor hatta imkânsız olabilir.

Aile ortamı çocuğun mutluluğunda önemli bir etkendir. Aile ortamının bir takım olumsuz unsurlar içermesi çocuğun mutsuzluğunda önemli bir rol oynar.

İyi bir aile ortamında aile üyeleri birbirini sever ve birbirlerine saygı duyarlar.

Kendi aralarında olumlu bir iletişim tarzı geliştirmişlerdir. Birbirlerini kırmamaya özen gösterirler. Çocuk önünde hareketlerine daha dikkat ederler.

İyi bir aile ortamında aile üyeleri birbirlerini koşulsuz severler. Çocuğa sevgi ve saygı gösterilir, Çocuğun bireysel özelliklerinin farkında olarak anne ve babalar ona göre davranır ve çocuğa değer verir.

İyi bir aile ortamında çocuğun eğitimi de önemsenir. Çocuğa iyi bir insan olmanın ne demek olduğu öğretilir. Anne ve baba bu konuda çocuğa iyi bir örnek olur. Aile bireyleri aynı ortamda bulunmaktan memnun olurlar.

Bunu da hareketleriyle ve sözleriyle gösterirler. İyi bir aile ortamında çocuğun diğer insanlarla da iletişim kurmasına izin verilir.

Diğer insanlarla da sosyal ilişkiler geliştirmesi desteklenir,

İyi bir meslek ve çok para getirecek bir iş amacıyla çocuklarımızın geleceği için sayısız fedakarlıklar yaparken, kişiliğinin nasıl oluşturulduğu konusunu hafife almıyor muyuz acaba? Okulda aldığı notlarla çocuklarımızı değerlendirmek yanılgısına düşmeyelim artık ne olur!

Belki çocuğumuza ” benim ” demekle hataya ilk adımı atmaktayız. Çünkü bir şeye “benim” demekle şuuraltımızda o şey üzerinde her türlü tasarruf hakkını kendimize vermekteyiz. Her çocuk haklarıyla birlikte, özgür bir iradeyle doğar.

Çevresindekileri anlamaya ve kendisini ifade etmeye başladığı çağdan itibaren o, artık üzerinde tasarruf edilecek bir varlık değildir.

Kendi irade ve tercihleriyle eşya ve hadiseler üzerinde tasarruf yetisine sahip bir birey olmuştur.

Onu eğitmek başka şeydir, sürekli onun yerine düşünmek, onun yerine karar vermek, onu araba direksiyonu gibi kullanmak, kendi başarabileceği işleri onun yerine yapmak başka şeydir.

Sevgi, saygı kavramlarıyla beslenen ve ileriye dönük mutlu, huzurlu, sağlıklı bireylerin oluşturduğu aileler yalnızca kendileri için değil aynı zamanda ulusal bütünlüğümüz için de vazgeçilmez kurumlardır. Birlik ve beraberlik ilkesine sahip ailelerden oluşan toplumlar tüm sorunlarının çözümünde daha başarılıdırlar. Yarınlarımıza sahip çıkmak istiyorsak güçlü aile yapımızın korunması adına elimizden gelen her türlü çabayı kutsal bir görev inancıyla yerine getirmeye çalışalım.

Sevgi, saygı kavramlarıyla beslenen ve ileriye dönük mutlu, huzurlu, sağlıklı bireylerin oluşturduğu aileler yalnızca kendileri için değil aynı zamanda ulusal bütünlüğümüz için de vazgeçilmez kurumlardır.

Birlik ve beraberlik ilkesine sahip ailelerden oluşan toplumlar tüm sorunlarının çözümünde daha başarılıdırlar.

Yarınlarımıza sahip çıkmak istiyorsak güçlü aile yapımızın korunması adına elimizden gelen her türlü çabayı kutsal bir görev inancıyla yerine getirmeye çalışalım.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum