Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇIKAR AĞZINDAN BAKLAYI

ÇIKAR AĞZINDAN BAKLAYI

Baklayı ağzından çıkarmak deyiminin anlamı: Ağzından Baklayı Çıkarmak deyimi her zaman kullanılan bir deyimdir.

Özellikle bir şey söylenirken zorlanan, çekinen insanlara söylenir.

Özellikle, hele şu ağzındaki baklayı çıkar bakalım diye bir söylenişi vardır.

Baklayı ağzından çıkarmak deyiminin hikâyesi: Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış.

Zamanla kendine yakıştırılan küfür bazlık şöhretine tahammül edemez olmuş.

Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş.

Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş.

Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş: Şimdi bu bakla tanelerini al.

Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin.

Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin altına yerleştirirsin.

Adamcık şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar.

Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır.

Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,

Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır.

Şeyh efendi söyleneni yapar, illa yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur.

Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur.

Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz…

Şeyh içinden “lahavle” çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır.

O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır.

Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar.

Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:

Gidebilirsiniz artık!..

Şeyh efendi merak eder ve sorar: İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin? Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz.

Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış. Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu.

Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi, Ulan derviş, der, çıkar ağzından baklayı…

Gül toplayıp güle karşı koklama/Gül yanında gül koklamak ayıptır/ Dilinin altında bakla saklama/ Bence kişiliğin orda kayıptır/ (Âşık Deryami) Ağzından Baklayı Çıkarmak deyimi nereden geliyor Eski zamanlarda çok küfürbaz bir adam varmış. Memleketin müftüsü bu adamı çağırıp sık sık nasihat edermiş. Küfür edeceği sırada aklına gelip vazgeçmesi için de ağzında bir bakla tanesi tutmasını önermiş. Bir gün yine müftü efendi bu adama nasihat ederken münasebetsizin biri içeri girmiş ve müftüye sormuş:-Müftü efendi sağdıcım öldü. Bana mirasının kaçta kaçı isabet eder? Canı sıkılan müftü küfürbaza dönmüş:-Çıkar ağzından şu baklayı da bu herife gerekli cevabı kendi usulüne göre sen ver demiş.

Kaynak: Baklayı ağzından çıkarmak deyiminin anlamı ve kısaca hikâyesi

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum