Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇEVRE VE BİZ- 1

ÇEVRE VE BİZ- 1

 

Evvela Çevre Nedir? Sorusundan başlamalıyız.

İçinde bulunduğumuz ve yaşadığımız ortamı çevre olarak adlandırıyoruz. Peki, nedir bu “çevre” dediğimiz olgunun gerçek anlamı, içerdikleri ve bize sundukları. Bunları biz ne kadar biliyoruz ve nasıl algılıyoruz ve bu çerçevede çevremize nasıl bir yaklaşımda bulunuyoruz.

Çevreyi en basit anlamıyla canlı ve cansız varlıkların beraber bulundukları ortam olarak düşünebiliriz. Bu beraberlik sayesinde bir etkileşim olmaması kaçınılmazdır. İnsanoğlunun var oluşundan bu yana da bu etkileşim başlamış ve devam etmektedir.

Etrafımıza baktığımızda toprak, su, hava gibi ana unsurları ve bunlarla iç içe olarak süregelen bitkiler, hayvanlar, diğer canlılar ve en önemlisi biz insanları da tamamlayıcılar olarak görebiliriz.

Burada bir ara vererek Çevre İle İlgili Özlü Güzel Sözler: sunmak iyi olur düşüncesindeyim.

Biz doğayı korudukça doğa da bizi korur, Herkes sağlıklı, dengeli bir doğal çevrede yaşamak hakkına sahiptir.

Çevre kirliliği, her anımızı etkileyen sağlıklı bir yaşam konusudur.

Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur, Yarının doğası bugünden yaratılır.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur, Yaş kesen, baş keser.

Uysal çevrelerde, uysal insanlar doğar. (Herodot)

Çevre, çevrecilere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. (Barış Manço) Tabiatın isteklerini anlam azlıktan gelen, cezasını görür.(Balzac) “.

Çevre ve biz İnsanlar yaşamlarını sürdürmek için içinde bulundukları çevreden faydalanmak zorundadırlar. Fakat bu durum insan yeni şeyler keşfettikçe ve kendisini geliştirmeye devam ettikçe gereğinden fazla artış göstermeye başlamış ve şu an da en tepe noktaya ulaşmıştır.

Biz insanlarda bilinçsizlik söz konusudur ve ihtiyaç olunandan fazla tüketim ve bunun karşılığında ise yerine konulmayan veya konulamayan doğal kaynaklar hızla azalmaya başlamıştır. Bu kaynak tüketimi yeni üretimleri ve milyonlarca ürünü ortaya çıkartmak adına yapılmaktadır.

Her yeni elbise, eşya, araba vb. ismini saymakla bitiremeyeceğimiz bu “zorunlu ihtiyaçlarımız?”, “olmazsa olmazlarımız?”

Sebebiyle çevremizde ki sınırsız olarak düşünülen ama aslında sınırlı olan değerlerimizi çok hızlı bir şekilde tüketirken kirlilik denilen bir şeyi de zamanla tanıma fırsatı bulmuş olduk ve şu günlerde hayatımızın seyrini değiştirmesine katkı sağlamaya da devam ediyoruz.

Nereden başlamalı?

En basit noktadan başlarsak kişinin yere attığı sigara izmariti ya da bir ürünün ambalajı onun için bir sorun teşkil etmiyor; o sadece onu elinden çıkartmayı düşünüyor o an ve birkaç adım ötede olan çöp kutusu bile onun için bir şey ifade etmiyor.

Çünkü onu bilerek yere atıyor. Bu en masum olan çevre kirliliği ortaya çıkaran olaylardan birine örnek olarak verilebilir.

Bunun yanında asıl büyük sorun ise büyük çaplı sanayi tesislerinin ham madde tüketimlerinin sonucunda ortaya çıkan büyük çaplı kirlilikler. Havaya, suya ve toprağa üretimleri ile paralel olarak büyük miktarlarda kirletici madde veriyorlar.

Eskiye nazaran gelişen teknoloji ve getirilen yeni yasalar sayesinde bir azalma var fakat hala suyumuz, havamız ve toprağımız oluşan kirlilikle karşı karşıya yani biz karşı karşıyayız.

Dünya’nın Doğal Kaynaklarını Korumalıyız!

Dünyamız bizim için değerli. Bizim yaşam kaynağımız, evimiz, aslında her şeyimiz o.

Fakat biz ona onun bize gösterdiği cömertliği, sevgiyi ve saygıyı göstermiyoruz. Bilinçlenmek için çaba harcamıyoruz. Gidilmesi gereken yolda ilerlemek yerine tam tersini yapıp başımıza üstesinden gelemeyeceğimiz dertler açıyoruz.

DEVAMI VAR

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum