Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇEŞİT ÇEŞİT KAPI VARDIR

ÇEŞİT ÇEŞİT KAPI VARDIR

“GÖNÜL KAPILARINIZI ASLA KAPATMAYIN.”

Gönül kapısı maneviyatın girişidir.

Rahmet ve feyzlerle dolu olan kalbimizin kapısıdır, Allah c.c sizlere şah damarı kadar yakınımdaki anlam aslında gönlümüzde olup perdeler ile saklıdır, Bizde tasavvuf yolunda mücadele edip yol kat edersek gönül kapımız açılır, Gönül kapısı herkese açılır mı?

İki laf eden adam sayılır mı Bakma insanoğlunun uyruğuna

Tanıyamazsın basmadıkça kuyruğuna, Mevlana Celâleddin-i Rumi.

Marifet bende değil, Ben inanıyorum ki dünyada maddi iktidarlardan çok, manevi iktidarların güç odakları var.

Onların hiçbir zaman bilek gücüne, askere, topa tüfeğe ihtiyacı yok. Onlar manevi bir güç olarak sevgiyi muhabbeti ele almışlar.

Ve sevgiyle çalınan gönül kapılarının hep açıldığına şahit oluyoruz, Zorla hiçbir gönle girilemez.

Ümitle heyecanla titrer kalpler, kapı kilitlenir çoğalır yalnızlıklar, hüzünler.

Önünde ya da arkasında olmak hiç fark etmez bir kapının, Ha bir vuslatın eşiğinde durmuşsunuz ha bir ayrılığın kapısında.

Yol yürünecektir ve tuhaf bir rüya gibi biz içinden geçtikçe önce kapanacak sonra silinecektir geride bıraktığımız kapılar.

Uzanır gider ömrümüz içinde kapılar; çiçekler gibi renk renk, birbirine bakan aynalar gibi iç içe...

Bir kapımız salona açılır, bir kapımız balkona, bahçeye…

Bir kapımız geceye açılır diğeri sehere. Gün biter, gece siyah bir tül gibi usulca uzanır eşiklere...

Gurbet kapısı, dünya evinin kapısı peş peşe alır bizi içine, o kapının ardında öylece kalıverir…

Gözlerimiz gözyaşlarımızla dökülür eşiklere.

Biz usul usul salınırken kırk kapılı ömür gemisinin içinde, fani denizlerde; mevsimler gelir geçer kapımızdan kimi telaşlı kimi aheste. Bir gün bahar çalar çiçekleriyle kalbimizin kapısını bir gün serin güz rüzgârı.

Yağmur pencereler kadar kapılarımızda da dolaştırır incecik parmaklarını.

Bütün mevsimlerin bittiği yerde, anlarız ki aslında mevsimler değil de bizizdir aslında savrulan eşikten eşiğe.

 

Birde Rızık, kapısı vardır, insanın yararlandığı şeydir. Böyle olunca ehlisünnet inancına göre helal de rızıktır, haram da rızıktır.

Rızkı helal yollarla alırsanız Allah’ın arzusuna göre vebali değil şükrü vardır, şükrü yerine getirirseniz, Allah’ın rızasını yerine getirmiş olursunuz.

Allah’ın yarattığı niyetleri gayrimeşru yollardan elde ederseniz haram olur.

Ama haram da, helal de rızıktır. İnsanlar onlardan da yararlanıyor.

Haram elma, ekmek yiyen de var ama Allah’ın yarattığı şeylerin dışına çıkarsanız yani kırmızıçizgiyi geçerseniz haram olur,

Ehlisünnet inancı böyledir.

Dört mevsim daima soğuktur bütün hastane kapılarının önü.

Yalnız bizim hikâyemiz değildir kapı önlerinde başlayıp kapı önlerinde biten.

Yolumuz üzerinden, karşımıza çıkan her eşik, her kapalı kapı küçücük ümitler yeşertir kalbimizde.

Dönüp dolaşıp yeniden bulduğumuz, eşiğine tutunduğumuz dua kapılarının, tövbe kapılarının önünde filizlenir dünyanın kuruttuğu parmaklarımız.

Her yolun sonu bir kapıya ulaşır;

Çünkü kapı, sonuna konmuş bir noktadır yolun.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum