Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇAYIN EN GÜZELİ DOSTLARLA İÇİLENDİR

ÇAYIN EN GÜZELİ DOSTLARLA İÇİLENDİR

Çay Türkiye’ye nasıl gelmiş?

Sofralarımızdan eksik etmediğimiz, şiirlere kitaplara konu olan çay tarihi ile de oldukça ilgi çekici. Çayın tarihçesi tahmin edilenden de çok eskilere Çin İmparatorluğunun M.Ö. 2737 yıllarına kadar dayanıyor.

Başta medikal sebepler ile kullanılmaya başlanan çay zaman ilerledikçe vazgeçilmesi mümkün olmayan bir içeceğe dönüşen keyifli bir yolculuk süreci geçiriyor.

Yaygınlaşana dek büyük yollar kat eden çayın Osmanlı toprakları ile tanışma öyküsü İstanbul ‘da yaşayan bir kaç dükkânın çay ithalatı yapması ile başlıyor.

Çayı bu dükkânlardan öğrenen ve ne kadar değerli bir içecek olduğunu fark eden Osmanlı, Çin ‘den çay fidanları getirterek Bursa ‘ya ekmeye çalışıyor.

Ancak hava ve toprak şartları Bursa ‘da çay yetiştirmeye imkan vermiyor.

Atatürk dönemine kadar da çay konusunda bir aşama kaydedilemiyor. Kahve ithalatının oldukça pahalı olması Türkleri çay içmeye yönlendirdi. 1900 ‘lü yıllarda Karadeniz bölgesinde Öyle büyük bir büyüme yaşanıyor ki 1924 yılında devlet Rize’de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa dahi çıkarıyor. Yapılan geliştirmeler ve yenilikler ile birlikte günümüzde çay üretiminde hala dünyanın ilk 10 ülkesi içerisinde yer alıyoruz.

Çay üretimi hız kazanıyor ve bu bölgeler artık çay ile anılan yerler haline geliyor.

Ülkemizin çay kokulu şehri Rize'de yetiştirdiğimiz ve Dünya'da büyük üreticiler arasında olduğumuz bu mucizevi bitkinin kültürümüzde önemi gerçekten çok büyük.

Kahvaltıların vazgeçilmezi olması bir kenarda dursun, dost sohbetlerine eşlik etmesi, hanımların günlerinde ikram edilmesi, kız alıp verirken çaysız başlamayan sohbetler "çay koy çay içelim çay keyfi yapalım" vs. diye uzayıp gider bu liste. Peki çayı neden bu kadar seviyoruz dersiniz? Eskiden gelme bir alışkanlık mı yoksa kokusu ve muhabbete eşlik etmesi mi bizi bu kadar cezbediyor? Çayı neden içtiğiniz ve nasıl içtiğiniz önemli değil önemli olan Dostun muhabbeti, gülümsemesi tatlandırır yüreğimizi. İnce belli bardakta içeriz.

Sıkıca kavrayıp hissederiz o çayın vereceği hazzı, lezzeti... Çay muhabbettir, dostluk, sevgi, aile, aşk vesairedir... Eskiden teknoloji

yoktu, çay vardı, muhabbet vardı, samimi ellerle yapılan dualar vardı... ve kocaman bir HUZUR vardı...

Çay olan yerde muhabbet olur. Gönüllerin birliği, beraberliği olur... Çayın kalabalıkla arası iyidir muhabbeti kuvvetlidir. Kahve ya yalnızlık ister ya da sevgili...

Çay kimisine göre bir medeniyettir, hem de öyle alelade bir içecek olmaktan daha da ötede muhabbetin demidir.

Muhabbetsiz de çay olur ama çaysız muhabbet olmaz. Çay hiç de öyle alelade bir içecek değildir. Letafeti, zarafeti olan ve gönülden demlendiği sürece Muhabbeti olan bir nimettir. Nimetini esirgemeden gönderen Mevla'ya sonsuz şükürler olsun...

Çay ve Dostluk Çay içmekten maksat: "Bir dem'de muhabbet" etmektir.

Dost ile muhabbet edip, gönlünü demlemektir... Muhabbet dosttan, dost çaydan, çay yürekten geçer...

Bir bardak çay eşliğinde muhabbet için ömür boyu beklemeye değecek dostlar var...

Çayın deminde sevgi dumanında muhabbet vardır.

Doldur oradan muhabbet dolu bir fincan çay. Yanında mis kokulu yürekler olsun...

Ben beş çayı diye geldim. Bazen yorulursun... Bir dostun elinden çay, gönlünden muhabbet, yüzünden tatlı bir tebessüm beklersin... Çay var dost var muhabbet var. Daha ne olsun?

Allah'a şükür... Çay da dost da teselli makamında bir talihtir. Vakti vardır.

Ve can çeker. Ama berrak ve demli bir çaydan daha iyi olan şey, o çaya sohbet katan, lezzet katan dostlardır. Çay da, dost da, teselli makamında bir talihtir. Sohbete, muhabbet taşır, hüzün taşır... Hayatın neresinde, ne şekil ve görüntüde olursak olalım; mesele şudur:

Bir bardak demli çayın yanında ne kıymetimiz var? Hangi dostun bir bardak demli çayı için "hasretin adı" ve "katma değeriyiz?

Çay kültürümüzde dostluk emaresidir. Dostluk deyince akla muhabbet gelir.

Çay geçmişten günümüze en çok tamah edilen ikram türüdür aynı zamanda. Çay dostlarıma, Dostlarım çaya benziyor. Nefesi sıcak, Gönlü buğulu, Sohbeti demli, Cam gibi şeffaf, Çay kaşığının nağmesi gibi keyifli...

Yani çay sadece bir içecek değildir. Çay, duyguların sıvı halidir... Çaysız sohbet, aysız gökyüzü gibidir... Biz çayı dostlarla içeriz.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum