Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÇANKIRI GEZİSİNDE YAŞANANLAR

ÇANKIRI GEZİSİNDE YAŞANANLAR

Sincan Çankırılılar yardımlaşma ve dayanışma Dernek yönetimi aldığı kararla yaz etkinlikleri kapsamında

İlimiz Çankırı’ya 21.07.2019 Pazar günü Günübirlik kültür gezisi düzenledi tabir yerinde ise gezi çok muhteşemdi.

Tarihi ve kültürel gezi katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Düzenlenen tarihi ve kültürel geziye katılan 45 kişilik grup;

Pazar sabahı erken saatlerde Dernek merkezinden hareket edildi Çankırı girişinde Ballıca mevkiin de bulunan Rahmetli Satı teyzemin Torunu “Yunus Nişancı’ya ait olan YÂRAN RESTRANT DİNLENME TESİSLERİNDE Sabah kahvaltısı yapıldı.

Çankırı belediye yetkilileri tarafından görevlendirilen Cumhuri Sezgin AYVA Rehberimizle buluşuldu, Rehberimiz kendisini kısaca tanıttıktan sonra bize programı anlattı ilk Çankırı Tarihini ise şöyle dile getirdi.

Çankırı'da Neolitik Devirden (M.Ö.7000-5000) bu yana kesintisiz bir yerleşimin varlığı bilinmektedir.

Çankırı sırasıyla Hitit, Frig, Kimmer, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, Candaroğlu ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. Bizans Döneminde Germanikopolis ve Gangra, daha sonraları Kengri olarak adlandırılan İl, Cumhuriyet Döneminde Çankırı adını almıştır.

Çankırı (Merkez): 1347 km² alana sahip olan Merkez ilçe; İlin güneydoğusunda yer almakta olup, kuzeyinde Ilgaz, Yapraklı ilçeleri, doğusunda ve güneydoğusunda Kızılırmak ilçesi, Çorum İline bağlı İskilip İlçesi, batısında Eldivan, kuzeybatısında Korgun, ve güneyinde Ankara İli'nin Kalecik İlçeleri ile çevrilidir.

Kent birbirine çok benzeyen çıplak, dik tepeler ile sarılıdır. Özellikle doğusunda kalan tepeler Kaya tuzu maden rezervlerinden dolayı çıplak görünümlüdür. Kentin etrafındaki vadiler ise yeşillik, bağ ve bahçelerle kaplıdır. Kuzeybatısından gelen Tatlıçay bir kavis çizerek kenti ikiye ayırır. Kuzeydoğusundan gelen Acıçay ile Tatlıçay birleşerek Acısu adını alır ve Kızılırmak'a karışır.

Her şehrin belli bir tarihi geçmişi ve kültürel dokusu vardır. Şehirlerin kuruluşu ve oluşumda farklı disiplinler etkili olur.

İlimiz Çankırı’dan başka kentlere daha iyi bir iş, daha iyi ev, daha iyi sosyal kültürel çevre edinilebilmek için göçmüş olan Çankırılılar sivil Toplum kuruluşu olan 1994 yılında kurulan Derneğimizde bir araya gelmişlerdir.

İlk gezimiz Tuz Mağarası idi. Merkez ilçeye 20 km mesafede bulunan ve Hititler Döneminden beri işletildiği tahmin edilen tuz yatakları ülkemizin en büyük kaya tuzu rezervine sahiptir.

Tuz elde etmek amacıyla açılan oyukların oluşturduğu mağarayı gezen ziyaretçiler kendilerini modern karayolu tünelinde zannetmektedirler. Yaklaşık 100 hektarlık alana sahip mağara birçok galeriden meydana gelmiştir.

Yer yer tuzdan sarkıt ve dikitlerin bulunduğu mağarada üretilen kaya tuzu ilimizde bulunan tuz fabrikalarında işlenmekte ve ülke genelinde sofra ve sanayi tuzu olarak pazarlanmaktadır.

Çankırı Valiliğince mağarada çeşitli dönemlere ait heykel ve rölyeflerin yer alacağı "Kristal Art Galeri" projesi gündeme getirilerek mağaranın turizme kazandırılması hedeflenmekte, bu çerçevede projenin ilk adımı olan tuz heykeller mağarada sergilenmektedir. Sabit ısı ve nem değerleriyle özellikle astım hastaları için yararlı olabilecek bir ortama sahip mağaranın sağlık turizmine kazandırılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

Çankırı belediyesinin himayesinde Çankırılı bir hemşerimiz olan heykeltıraş Sefer ORUÇ Kardeşimizin Tuz mağarasında ki atölyesi görmeye değer nitelikte ve kendisi ile gururlandık harika eserler yapmış ancak maddi imkansızlıklardan dolayı yurt içi ve yurt dışı kendi alanımızda ki oluşan FUARLARA gidemediğini ve bir sponsor bulamadığından yakındı başarılar.

Büyük Camii: (Ulu-Sultan Süleyman Camisi) Mimar Sinan Dönemi eserlerinden olan cami, Büyük Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Sadık Kalfa tarafından inşa edilmiştir.

Osmanlı Döneminde, ülkenin her tarafında olduğu gibi Çankırı'da da okumaya ve ilme büyük önem verilmiş ve birçok medrese kurulmuştur.

Bugün Büyük Camii'nin doğusunda bulunan Çivitçioğlu Medresesin de Rehberimizi kırmayan gurubumuza NEY Ustası Çankırılı paşa köylü olan Erol NUHOĞLU Hocamız NEY’İN HİKÂYESİNİ Sakin dille şöyle anlattı.

Feridüddin Attar 'ın Mantıkü'l-tayr adlı eserinde neyin kökenini, Hz. Muhammed'in zamanına kadar götürür.

İslam'ın nurlu peygamberi olan Hz. Muhammed, damadı Hz. Ali'ye bir sır açıklamıştır. Hz. Ali ise sabredemeyip, bu sırrı bir Kuyu’nun içine fısıldamış. Daha sonra, Allah, o kuyuda son derece uzun bir kamış yaratmış. Oradan geçmekte olan bir çoban da bu kamışın ucunu keserek kendine bir kaval (ney) yapmış. Bu çobanla günün birinde karşılaşan Hz. Muhammed, Hz. Ali'ye açıklamış olduğu sırların çobanın kamışından çıktığını duymuş. Hz. Ali, yaratılan mucizeyi görünce de Peygamber'e olan sevgi ve bağlılığına şükretmiş.

Ve bu anlatımdan sonra Çaylarımızı yudumlarken yorgunluklarımızı atarcasına huzur veren NEY Sesiyle büyülendik.

Buğday Pazarı Camii bahçesindeki Buğday Pazarı Medresesi XVII. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan eserlerdendir.

Belediyemiz tarafından tarihi kent dokusunun canlandırılmasına yönelik çalışmalar devam ederken Tarihi Çamaşırhane mezbele görünümünden kurtulup otantik bir yapıya kavuştu.

1980 yılından 2004 yılına kadar kaderine terkedilmiş virane durumda bulunan, mülkiyeti belediyemize ait olan Tarihi Çamaşırhanenin restore çalışmaları yapıldı.

2016 yılında müzeye dönüştürülme çalışmaları başlatılarak Çankırı kültürüne kazandırılan Tarihi Çamaşırhane, modern müzecilik anlayışının dışında halen sanatsal ve kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır. Emeği geçenlerden ALLAH Razı olsun.

Zaman öyle hızlı akıyor ki yemek için yine YÂRAN RESTRANT DİNLENME TESİSLERİ Mekânındaydık ferah masa düzeni ile herkesi mutlu ederek yemekler yenildi bu gezinin başından beri yanımızda olan Tercüman Gazetesi İmtiyaz sahibi Harun Yüksel kardeşimiz ve Genel yayın yönetmeni Sadık softa hocamızda bizleri yalnız bırakmadılar yakın ilgilerine teşekkürler.

Taş Mescit Tadilatta olmasına rağmen dışardan gezmekle yetindik Taş Mescit: (Cemaleddin Ferruh Darülhadisi) Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır.

İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır.

Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave edilmiştir.

Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan meydana gelmektedir.

Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100x25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir.

Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir.

Günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılan kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur.

Halk arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel görünümündedir.

Darulhadis'te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında

uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir.

İlimiz Çankırı’nın 12. Y.Y. Süre gelen Köklü mirasımız olan ÇANKIRI Aşığı YÂRAN Sevdalısı kişiliğimle kısada olsa Yâran Kültüründen söz etmeden geçemeyeceğim

Yâren sözlük anlamı olarak dost, arkadaş anlamındadır. 24 yâran bir araya gelerek oluşturdukları topluluğa ise yâran denilmektedir. Temeli Ahilik müessesesine dayanan ve ilin sos yo-kültürel yapısına yön veren Yâran geleneği günümüzde kış mevsiminde erkekler arasında yapılan sohbet toplantılarıyla aslına sadık kalınarak yaşatılmaktadır.

FERİT AKALIN MÜZESİ HAKKINDA

Tamamlanan Projeler / Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi

1870’li yıllarda inşa edilen konak, klasik Osmanlı sivil mimarlık özelliklerini taşıyor. Proje kapsamında; geçmişte haremlik selamlık olarak iki bölüm şeklinde kullanılmış olan bina, tek bir binaya dönüştürüldü.

Yapısal özelliği korunarak restore edilen konakta; tavan, yer döşemeleri, kapılar, pencereler, merdivenler ve duvarlar aslına uygun olarak yeniden yapıldı.

Bir yıl süren yenileme çalışmalarının ardından Sarı kadı Konağı’nı Radyo ve İletişim Müzesine dönüştürme çalışmalarını yürüten Çankırı Belediyesi, tarihi konağın avlusunda peyzaj çalışmalarını da tamamladı.

Şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yansıtan tarihi konağın avlu kısmında doğal bitkisel tasarım uygulandı.

Sarı kadı Konağı, Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi olarak ziyaretçilere açılarak eski dönemlerdeki radyo ve iletişim araçları ile nostalji keyfi yaşatıyor.

Çankırı Belediyesi, Karataş Mahallesi'ndeki tarihi Sarı kadı Konağı'nı 2005 yılında restore etti.

Ardından da müzeye dönüştürdü. Çankırı'da "Radyocu Ferit" olarak bilinen Ferit Akalın'ın radyoları da müzede sergileniyor.

Müzede, 1923 yılından 1970'e kadar biriktirdiği yaklaşık 90 radyo bulunuyor. Müzede iletişim tarihi hakkında bilgiler verilerek, geçmişten günümüze kullanılan telgraf, radyo, eski televizyonlar ve yerel gazeteler gibi yaklaşık 200 araç gereç sergileniyor. "Sanatsal değeri olabilecek nitelikte radyolar var

Müzede geçmişte kullanılan farklı iletişim tekniklerinin de sergilendiğini misafirlere geçmişi yaşatmaktı. "Kaybolmaya yüz tutmuş mektup ve kartpostalı yeniden canlandırmak için PTT ile

yapılan iş birliğiyle ziyaretçiler sevdiklerine kartpostal yollama fırsatı buluyor" TRT İletişim araçlarını bir araya getiren müze diye isimlendirmektedir.

Sabahın erken saatlerinde gurubumuza rehberlik eden Belediye yetkililerince görevlendirilen Ferit AKALIN Radyo müzesi sorumlusu Sayın Cumhuri SEZGİN AYVA Hanım efendiyi harika bir Türkçesiyle anlaşılır bir dille heyecanlı bir şekilde bu gezilen yerleri anlatması şahane bir rehberlik yaparak herkesin beğenisini kazanmıştır.

Hem yönetimimiz hem misafirlerimiz yıllardır başka başka rehberler eşliğinde buraları gezdiklerini bilemedikleri bir dolu konular olduğun yeni öğrendiklerini söylediler.

Kendisini harika yetiştirmiş bu mesleğin zirvesine çıkmış adeta ilimiz Çankırı için bulunmaz bir kişiliğe sahiptir yürekten kutlarım ALLAH sağlıklar versin başarı dileklerimizle.

Burada yetkililere ve amirlerine seslenmek istiyorum bu değerli çalışanınıza sahip çıkın yüksek düzeyde ilimizi ziyaret eden yerli yabancı şahsiyetlere ÇANKIRI Sunumunu bu kardeşimize yaptırın.

45 kişilik gurupla unutulmaz bir gün yaşayan Muhteşem ÇANKIRI gezisini şehir merkezinde bir saatlik serbest verildiğinde misafirlerimiz alışverişe ve Çankırı’ya doyamadıklarını gezinin her dakikasını dolu dolu geçirdiklerini ifade ettiler onların böylesine düşünceleri Dernek yönetim kurulumuzu da mutlu etmiştir.

Geziyi bitirip Doyulan ve ikamet ettiğimiz Ankara’ya yaklaşırken Muhteşem gezi de yaşananları haber yapan Dernek Başkanı Necati ÜLKER katılımcılara geziden memnun olup olmadıklarını sorarken Kültür gezisi turu için söyledikleri ise Bugünü anlamayan, yarını göremez ve yarını inşa edemez.

Biz de Uyumlu çalışan dernek yönetim kurulu olarak, derneğimize kâr beklemeden bu hizmetler gönüllü yapılmakta oluğunu bilmenizi isteriz.

Tarih ve kültür farkındalığımızı artırmak için; farklı zamanlarda tarihi ve kültürel geziler düzenleyerek, dernek üyelerimizi ve katılımcılarımızı, ülkemizdeki tarihi ve kültürel yerler hakkında bilgilendiriyoruz.

Tarihi ve kültürel gezimiz, geziye katılanlar tarafından memnunlukla karşılanırken otobüste alkışlar tavan yaptı ve başkan başka yerlere de turlar düzenleyin Çığlıkları yaşanıyordu.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum