Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

BU HAYAT BİZİM HEP POZİTİF OLALIM

BU HAYAT BİZİM HEP POZİTİF OLALIM

Ne yaparsan yap, nasıl davranırsan davran yaptıklarını beğenmeyen değiştirmek isteyen birileri olacaktır, sen kendini mutlu et yeter, bu sizin hayatınız, kimseyi ilgilendirmez.

Özellikle Türkiye'de hepimiz istemeden de olsa böyle yaşamıyor muyuz? Anne babamız ne der? Akrabalar ne der? Mahalleli ne der?... Diye diye kısacık ömrümüzü başkalarının iki dudağına mahkûm ediyoruz. Ondan değil midir mutsuz insanlar olmamız? Ondan değil midir hayallerimizin peşinden bir türlü koşamayışımız?

İnançlı biri olarak diyorum ki Dünya öyle bir hale geldi ki, yoksullar parasız ne yapacaklarını, zenginler de parayla ne yapacaklarını bilemez oldu artık. Yarını düşünürken bugünün nimetlerini unutur olduk.

Dünya malı tuzlu bir su gibi, İçtikçe artıyor susuzluğumuz.

Hamd ve şükür ise tatlı bir su gibi. İçtikçe azalıyor susuzluğumuz.

Okuyup anlamak, anlayıp anlatmak ve yaşamak da bir nimet.

Rabbimizin nimetlerini saymakla bitiremeyiz.

O halde hayatı ayrıntılarıyla dolu, dolu yaşamalıyız ve hayatın en güzel yanlarını keşfederek, hayatımıza olumlu yaklaşmalıyız.

Çünkü o bizim hayatımız ve bir daha sahip olamayacağımız önemli anlarla dolu.

Beni tanıyanlar bilir, çoğu zaman olaylara karşı pozitif yönde yaklaşan biriyimdir, bazen birden parlar hemen sönerim, kin tutmam Bu özelliğimle de her zaman övünmüşümdür.

Hayatımı insanlarla iletişim kurmaya, etkinliklere katılmaya, bakış açımı geliştirmeye, yeni yerler görmeye, yeni deneyimler yaşamaya kısacası ‘keşfetmeler’ üzerine kurmuş biriyim.

Şanslıyım ki eşim de bu konuda benimle aynı frekansta eşimin de benimle aynı fikirleri taşıması bu yolda yürümemi tetiklemektedir.

Hayatın kıymetini bilemediğimizi nedense yaşlarımız ilerlediğinde sıkça fark etmeye başlıyoruz.

En sevdiğiniz yemekten aldığınız bir lokmanın şöyle tadını çıkarmak gibisi var mı? Ya da sevdiklerinizle birlikte gülüp eğlendiğiniz anları unutmayarak geriye dönüp baktığımızda mutlu olmak kadar bir şey var mı?

O halde bunları yaşamak için kendimize fırsatlar yaratmamız ve yaşadığımız anlarda ise keyfini çıkarmamızın gerektiğini anlamamız için ayrıca tüm olayları yazmanın manası yoktur.

Çoğu zaman yoğun çalışan bizler, şehir dışına çıktığımız an ruh halimizin değiştiğini hissetmiyor muyuz? Ya da uzun süredir keyif aldığımız bir şeyi yaptığımızda daha mutlu olmuyor muyuz?

O halde her şeye elimizden geldiğince pozitif yönde bakmamız, gerektiğini asla unutmamalıyız.

Bu hayat bizim hayatımızın, çok kısa olduğunu düşünürsek inancımızla, öz güvenimizle, pozitif bakışımızla, Yaşamayı bileceğiz.

“Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi vardır.” Atasözünün çok doğru olduğuna inanarak, adımlarınızın biçiminin ne önemi var, mühim olan yürüyüşümüzle sevgi ve dostluk köprüsünü geçmektir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum