Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

BİR DİLİMDEN NE OLUR DEMEYİN EKMEĞİNİZİ İSRAF ETMEYİN

BİR DİLİMDEN NE OLUR DEMEYİN

EKMEĞİNİZİ İSRAF ETMEYİN

Ülkemizde son zamanlarda ekmek tüketimine paralel, israfın fazla olduğu, bu israfın önlenmesi ile birçok yatırım yapılabileceği gibi, insan sağlığında ve ülke kalkınmasında önemli etkileri vardır.

Araştırmada ekmeğin insanlar tarafından tüketilmemesi yani insan gıdası olarak kullanılmaması; (toplumda yaygın bir davranış biçimi olan) bayatlamış ekmeklerin çöpe atılması ya da hayvanlara verilmesi israf olarak değerlendirilmektedir.

Ekmek Türk kültüründe her zaman temel gıda maddesi olmuştur, Hiç bir zaman onsuz bir sofrayı düşünemeyiz, Yüzyıllar boyunca çeşit çeşit ekmek yapıla gelmiştir, Önceleri evde hanımlar ekmeklerini komşularla beraber ev fırınlarında yaparken zamanla çarşı fırınları açılmış ve ekmek oralardan alınmaya başlanmış, Başta ev hanımları çarşı ekmeğini beğenmemişler.

Alanları ayıplamışlar hatta birinin dedikodusunu yaparken’ ’o çarşı ekmeği yer’’ tabirini kullanırlarmış.

Ekmek buğday, mısır, çavdar, arpa unundan veya kepekten yapılırdı. Somun, francala, pide, bazlama, yufka ve fodla diye çeşitleri vardı, Mısır ekmeği Karadeniz yöresine genelde mayasız yapılan bir ekmektir.

Fodla Osmanlı’da saray dışındaki halkın tükettiği orta kaliteli kepekli bir ekmekti, Yassı pide şeklindeydi ve ‘tayın’ olarak da bilinirdi.

Bu kadar hayatımızın merkezinde olan ekmeğe gereken saygıyı gösteriyor muyuz? Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan “Sağlıklı Beslenme ve Gıda İsrafı” başlıklı rapor, Türkiye’de ekmek israfının ulaştığı boyutu net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Buna göre, ülkemizde üretilen her 10 ekmekten 1’i israf olurken, israf edilen ekmeğin ekonomik kaybı, yıllık 700 milyon dolar.

Şimdi 2020 yılında daha çok israf olabildiğinden yola çıkılarak Yıllar, yıllar önce Türkiye israfı önleme vakfının yaptığı araştırmalara bakıldığında NOT: Yıllara dikkatinizi çekerim!...

Fırıncıların ürün çeşitliliğini artırması, gün içinde satılmayıp artan ekmek oranının yükselmesinin sebeplerinden biri olarak gösterilebilir.

2008 yılında üretilen ekmeğin adet olarak % 1,7’si gün içinde satılamazken, 2012 yılında bu oran % 2’ye çıkmıştır. Aynı dönemde

iade alınan ekmeğin toplam satış içindeki oranı da % 1,7’den % 2,7’ye çıkmıştır.

Gün içinde satılmayan ve satıldığı halde iade alınan ekmeğin adet olarak toplam üretime oranı, 2008 yılında % 3,4’ten 2012 yılında % 4,7’ye yükselmiştir.

Bu durum israf potansiyelinin artmış olduğu anlamına gelmektedir.

Fırınlarca çöpe atıldığı veya hayvan yemi olarak kullanıldığı beyan edilen ekmek oranı fazla değişiklik göstermemiş, 2012 yılında toplam üretimin % 0,9’u olarak tespit edilmiştir.

Öte yandan artan ekmeğin ihtiyaç sahiplerine ücretsiz verilmesi, düşük fiyatla satılması ya da galeta unu yapılması gibi kullanımlar ile insan gıdası olarak değerlendirilen kısmı hariç bırakıldığında, geri kalan ekmeğin çöpe atılması veya hayvan yemi olarak kullanmasının israf olduğu varsayılarak hesaplanan israf oranı, 2012 yılı itibarıyla adet cinsinden toplam üretimin % 3,1’ine denk gelmektedir.

Hanelerdeki ekmek israfının % 89’u hayvanlara verilerek gerçekleştirilmekte olup bu bağlamda hanelerin artan ekmekleri ev hayvanlarına yedirmeleri bir ölçüde makul görülebilmektedir.

İşte tüm bu israfı göz önüne aldığımız da, diyorum ki sevgili okurlarım,

BİR DİLİMDEN NE OLUR DEMEYİN EKMEĞİNİZİ İSRAF ETMEYİN

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum