Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

BİLMEDİKLERİMİZ

BİLMEDİKLERİMİZ

Maymunlar hamile olduklarında birçok yiyeceği keser meyvelere yönelirlermiş ve Kediler ishal olunca etyemez bazı otları yerlermiş, peki bu hayvanlar ne zaman neyi, nasıl, ne kadar yiyeceklerini nasıl nereden biliyorlar.

Maymunlar neden bitkileri ezip yaralarına sürüyor, arı, balın ve kovanın bozulmaması için bal mumuna propolisi koyuyor da yuva mikrop tutmuyor,

Denizin binlerce metre altında, en gelişmiş denizaltı kameralarının bile daha yeni, yeni görüntüleyebildiği yerlerde ki adını bile bilmediğimiz bir takım canlılar, zarları arasında bakterileri alıp onların sürtünmelerinden elektrik üretmeyi ve daha görünür olmayı nasıl başarıyorlar.

Sarı kantaron nasıl oluyor da her sene aynı zamanda çiçek açacağını biliyor.

Peki, erik, mevsimin enerjilerine göre önce yeşil ve ekşi, sonrada renkli ve tatlı olabiliyor?

Doğa nasıl oluyor da her mevsim ihtiyacımız olan antioksidana uygun özellik ve renkteki meyveleri tam zamanında veriyor?

Bütün bunlar birer tesadüfümü, yoksa tüm bunlar doğanın içinde bulunan gizemli şifa kaynaklarının ipuçlarımı?

Allah (c.c.) şifasını yaratmadığı hiçbir hastalığı mübtelâ etmez. Her hastalığın tedavisi vardır.

İnsan sebeplerine sarılarak hastalığına şifa aramalıdır. Bugün reçete ile satılan ilâçların beklenen tedaviyi gerçekleştirmediği, çaresiz kalmadıkça kesinlikle kullanılmamalı ifadeleriyle Tıp Fakültelerinde profesörler tarafından öğrencilere telkin ediyorlar.

Tabiatta bütün hastalıklarımızın devası vardır.

Bunlar bazen yediklerimiz, bazen içtiklerimiz, bazen de kullandıklarımız hepimiz için şifa oluyor. Yeter ki, biz bunları bilinçli yapalım.

Yüce kitabımız KUR’ÂN içinde ki bu konularla ilgili bulduğum TURGAY, Nurettin TÜRKİYE/ТУРЦИЯ Alıntı yaparak

ÖZETLİYORUM!..

Sulh ve barış anlamını ifâde eden İslâm dininin temel kaynağı olan Kur’ân ve onun açıklaması durumunda bulunan sünnetin haber verdiğine göre, önce toprak, ondan sonra bitkiler, ardından hayvanlar ve ondan sonra da insanlar yaratılmıştır.

İnsanların sağlıklı bir hayat sürdürmeleri, varlıklar arasında iki canlı sınıfı oluşturan bitkiler ve hayvanların varlığına bağlıdır. Onlar olmazsa, insanların hayat sürdürmeleri mümkün değildir.

Bu nedenle, insanlara dünya ve ahiretin huzûr ve saadetinin yolunu gösteren Kur’ân’da, geniş bir şekilde hayvan ve bitkilere yer verilmiştir. Kur’ân’da, hayvanlar ve bitkiler, insan hayatının gıda, giyim, bilim, eğitim, ulaşım, tedavi ve benzeri safhaların tümünde gösterilmektedir. Kur’ân, hayvan ve bitkilerin bir kısmını ismen zikretmekte ve insanlara olan yararlarına işarette bulunmaktadır.

Ayrıca Kur’ân’da geçen kıssalarda hayvanlara yer verilmekte ve insanlara eğitim amaçlı çeşitli mesajlar verilmektedir. Kur’ân, hayvan ve bitkilerin, insanların dünya hayatındaki yeri ve önemini haber verdiği gibi, ahiret hayatındaki cenneti süsleyeceklerini de bildirmektedir.

Ku’ân’a göre insan, Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. Diğer varlıkların tümü, insanların yararı için yaratılmış ve onların istifadesine sunulmuştur.

İnsan, bu varlıkları koruyup himaye etse ve onlardan yerine göre yararlansa, yeryüzü cennete döner. Aksi takdirde, yeryüzü cehenneme döner ve bu dünyada hayat çekilmez olur. Onun için Kur’ân, hayvan ve bitkileri korumayı, insanlara şiddetle emretmekte

Çünkü insanın, hayatının her safhasını süsleyen hayvan ve bitkileri korumaması, kucağında yaşadığı annesine kötülük yapması kadar korkunç bir davranıştır.

Hayvan ve bitkileri korumadan, çevreyi korumak mümkün değildir. İnanan insanın görevi, mevcut hayvan ve bitkileri azaltmak değil, çoğaltmaktır. 06.02.2019

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum