Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

BİLDİĞİN KONU ÜZERİNDE KONUŞ

BİLDİĞİN KONU ÜZERİNDE KONUŞ

Biliyorsan Konuş İbret Alsınlar, Bilmiyorsan Sus Adam Sansınlar

Bu söz beni her zaman etkilemiştir, çok yerinde ve kıvamında.

İnsanların en büyük özelliğinin konuşmak olduğunu, konuşmakla tüm sorunların halledilebileceğini, konuşmanın insan ilişkilerindeki yerinin önemli olduğunu bilmeliyiz.

Ne güzel atasözlerimiz var. Konuşmak, bizi hayvanlardan ayıran en büyük özelliğimiz…

Duygu ve düşüncelerimizi anlattığımız en güzel eylemimiz. Peki biz bu güzel özelliğimizi ne kadar doğru kullanabiliyoruz?

Bence günümüzde çok da doğru kullandığımız söylenemez.

Çoğu sorunumuzu artık yüz yüze çözmek yerine e-mail, mesaj, whatsapp, instagram, facebook gibi teknoloji ve sosyal medya üzerinden çözmeye çalışıyoruz.

Çalışıyoruz yazdım çünkü bu konuda ne kadar başarısız olduğumuz apaçık ortada.

Neden mi? Etrafınıza baktığınızda pozitif insan kaç kişi hiç düşündünüz mü? Çoğumuz stresli. Sorunları çözmek yerine dert eden dırdırlanan ve kuruntulanan bireylere dönüştük.

Konuşmaya çalışsak ne konuşacağımızı bilmiyoruz, karşımızdakinin bizi ne kadar dinlediğini, ne kadar anladığını ve gerçekten bizi anlamak için mi bizi dinlediğini anlamıyoruz.

Biz aslında insan olmanın bu güzel özelliğini konuşmayı artık nasıl yapacağımızı bile karıştırdık.

Hayvanlar öyle mi? Onlar zaten koklaşa, koklaşa anlaşıyordu. Bakın onlar yine aynı tarzlarına istikrarlı bir şekilde devam ediyor.

Biz bunu artık yapmak mı istemiyoruz. Teknoloji bizi bu kadar mı rahata bir şeyler için fedakârlık yapmamaya itti.

Buna izin verdiğimiz sürece mutsuz olmaya birbirimizi anlamamaya devam edeceğimiz kesin.

İnsanlarla konuşmaktan ve iletişim kurmaktan korkmamak gerekiyor. Ama bunun içinde önce kendimize sonra karşımızdakilere karşı dürüst olmak gerek.

İyi tahlil etmek, kişisel farkındalığımızın çok, empatimizin de yüksek olması şart.

Bu şartları yerine getiremiyorsak öğrenmek için çabalamak gerekli.

Bunun için okumalı, etrafımızda bizi tanıyan insanlardan belki geri bildirim almalı, gerekli ise profesyonel destek almalı ama eninde

sonunda bunu başarabilmek için adım atmalı, Bildiğimiz konularda konuşmalıyız.

Netice itibariyle ahlak, insanın hem ruhi manevi değerlerini iç dünyamızın bir yansıması, hem zihinsel düşünsel akli belgesel dünyamızın bir yansıması ve hem de bizzat hak hukuk eylem amel aksiyon gibi davranışlarımızın bir yansımasıdır.

Sözü üslup ile tanımlarken, davranışlarımızı da ahlak üzerinden tanımlamak durumunda oluyoruz.

Sözlerimizin üslup ile ahlakımızın da davranışlarımızla en güzel biçimlerde ifade edildiklerinde amacına ulaşacağından hiç endişe duymamalıyız.

Buraya olmazsa olmaz ekleyeceğimiz hususun “iyi niyet ve samimiyet” meselesidir.

Hayvanların koklaştığı insanlarında bol bol konuştuğu günlere geri dönmek ve devam etmek dileğiyle….

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum