Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

AVM’lerin ÇOĞALMASIYLA BİTEN ESNAF KÜLTÜRÜ

AVM’lerin ÇOĞALMASIYLA

BİTEN ESNAF KÜLTÜRÜ

Bir milletin bütünlüğünü sağlayan ve onu diğer milletlerden ayıran yegâne unsur ‘‘kültür ölçüsü’ ’dür.

Geçmişten günümüze kuşaktan kuşağa taşıdığımız değerlerin tümü millî kültürümüzün yapı taşlarıdır.

Mimari ve sanat eserlerimiz, şarkılar, türküler, hikâyeler, yiyecek ve içecekler, geleneksel kıyafetler, halk oyunları, edebi eserler ve inançlar, millî kültürümüze verilebilecek örneklerdir.

Örneğin, sözleri ve bestesiyle her daim en önemli millî değerlerimizden biri de bilindiği gibi İstiklâl Marşı’mızdır.

Ne zaman bir bayram yapsak, ne zaman bir millî heyecan duysak hemen İstiklâl Marşı söyleriz. Onu söylerken de tüylerimiz diken diken olur, millî birlik ve bütünlük adına yol gösterir bize bu vatan için.

Millî kültürümüz evrenseldir. Biz, kendimize has sandığımız çoğu güzellikler, zaman ve mekân bakımından çok uzaklarda Orta Asya’dan, en azından 1500 sene evvel geriden ve tarihin derinliklerinden gelmiştir.

Söz konusu örf adet ve gelenekler, eski Türk topluluklarından alınarak yaşatılmış ve günümüze kadar taşınarak kendi kültür ögemiz yapılmıştır.

Türk toplumu olarak bizi güçlü kılan şey de budur, Tarihteki bütün yüksek uygarlıkların temeli, kendi özgün kültürleri ile bağlarını koparmayan ulusların, örf adet gelenek ve göreneklerini koruyarak ve yüz yıllar boyunca nesilden nesile aktararak yaşatmasından ibarettir.

Diğer taraftan, önemli millî ve evrensel kültür değerlerimizden biri de dilimizdir.

Genel bir eğilim olarak dil, bir toplumun etnik kökeninin en önemli göstergelerinden biri olmakla birlikte, kültürün de en önemli parçasıdır ve onun taşıyıcısı olarak kabul edilir, bu eğilim haklı bir eğilimdir.

En önemli kültür değerlerimizden biri sayılan İstiklâl Marşı’mızın Türkçe yazılmış olması, Türkçeyi millî varlığımızın tapusu ve ana sütü kadar ak kılar bize.

Kaybettiğimiz Değerlerimiz.... Her toplumu ayakta tutan, dinamiğini sağlayan değerler vardır.

Toplum olarak bizim kültürel va ahlaki değerlerimiz var.Ama ne yazık ki; bunların bir çoğunu kaybetmek üzereyiz.. Siteleşme ile birlikte Mahalle Kültürünü AVMlerin çoğalmasıyla Esnaf Kültürünü

Aynı gelir grubuna sahip insanların bir araya gelerek kurdukları Rezidanslarda oturmalarıyla Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir Hadisi şerifinin unutulduğu..

TV lerdeki dizi bağımlılığı ile birlikte komşuluk kültürü bitti /bitiyor..

Ancak şimdi hayatımızın daha lüksleşmesi için borçlanır olduk Herkesin aynı tava ve tencereye kaşık salladığı sofralarımız vardı..

Bereketli mi bereketliydi.. Şimdilerde bir soframız 8-10 tabaka dönüştü.. Tabakta kalan yemek doğru çöpe kalırmı bereket o sofrada.. Ya yaşlılarımıza reva gördüklerimiz..

Yaşlandı mı doğru huzur evine kalır mı o evde kanaat bereket. Eski zamanlarda evler varmış, bir tarafta çocuk sesleri, diğer tarafta ihtiyar nine ve dedelerimiz birlikte yaşanılan sofalı, cumbalı, evler.

Ne çok değer feda etmişiz teknoloji ile birlikte gelen sahte medeniyete.

Şimdilerde geniş salonları ve büyük bir bölümünü mobilyaların işgal ettiği beton binalarda oturuyoruz.

Günümüzde, kültürel dünyamız gitgide yozlaşıyor. Buna izin vermemek gerekiyor.

Anadolu kültürünün çok zengin bir yapıya sahip olduğu bilincinde ve farkında olmalıyız.

Zenginliği baltalayıp yok etmek yerine, geliştirip güçlendirmemiz ve nesilden nesile, kuşaktan kuşağa aktarmamız tarihi, insani ve ahlâki bir zorunluluktur.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum