Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ALLAH’IM SENİN İÇİN TAŞIYACAĞIM

ALLAH’IM SENİN İÇİN TAŞIYACAĞIM

İçim acıyor, burnumun direği sızlıyor, gözlerim doluyor. ‘Elden ayaktan kesilmek’ diye bir deyim var ya, işte tam o haldeyim…

Sanki başka bir şeyle ilgilensem, azıcık gülümsesem ihanet etmişim gibi suçluluk hissediyorum…

İnsanın gücü kalmadığında, sonunda bir şey olmayacağını bilmesine rağmen inatlaşmaya devam ettiğinde, bitirmeye cesareti yetmediğinde, bir anlam arayıp hiçbir zaman bulamadığında, kaybetmeye artık alıştığında, mücadelesinin amacını artık hatırlayamadığında, ağzından tek bir kelime döküverir: Bitsin.

Artık bitsin.

Sabah uyanalım ve “her şey kötü bir rüyaymış” diyelim. Hepimizin gördüğü ortak bir kâbus olarak hafızalarımızda kalsın. Lütfen, lütfen, lütfen…

Hepimiz genellikle başımız sıkıştığında ya da bir musibete uğradığımızda ya da bize zor gelen bir işi yapmak zorunda kaldığımızda:

“Allah’ım, benden bu yükü taşımamı neden istiyorsun. Ben bunda bir fayda göremiyorum ve bu benim için çok ağır.” diye serzenişte bulunuruz.

Bu olayların bizim başımıza gelmesine bir anlam veremeyiz. Ama bizi yaratan Allah sonsuz hikmet ve ilim sahibidir ve bunları yapmasında elbette bir maksadı vardır.

İtiraz yerine karıncanın yaptığını yapmak bu gibi durumlarda en doğru seçim olacaktır:

İnsanın ruhuna zincirlenen yükler bazen kalbini de zehirler. Bazen bir aşktır bu bazense nefrettir.

Bir bakarsınız özlemdir, bir bakarsınız vicdan azabıdır. Ama bir şekilde birileri ya da bir şeyler yük olur insana, devam etmesine engel olur insanın.

Peki, neden onları üstünde taşır hep insan? Niye geride bırakmaz? Hep kalbe suçu atıyoruz, tüm sağlıkçılarda biliyor ki kalbin duygularla işi hiç bir zaman olmadı. Sadece tüm vücudun ortasındaki ağrıyı kalbe yükledik.

“Evet, nedenini bilmiyor ve anlayamıyorum ama Rabbim sen bu yükü taşımamı istiyorsan senin için taşıyacağım.” Ve sana dualarımla ulaşarak, Dua etmek, sadece Allah ile konuşmaktır, sözüne inanarak Dua ettiğimizde Allah’a olan saygımızı ve hayranlığımızı dile getiririz. Allah’ın huzurunda alçakgönüllülükle, tüm samimiyetimizle içimizden geçen her şeyi söyleyebiliriz.

Kaygılarımızı, korkularımızı, umutsuzluğumuzu, yardım ihtiyacımızı, şükürlerimizi, sevincimizi dua ile Allah’a ifade ederiz.

Allah bizi bizden daha iyi tanıyor, bu yüzden ne söylediğimizden çok nasıl bir yürekle söylediğimizi önemsiyor.

Aşağıdaki dua şeklini bizlere yol göstermesi için kullanabiliriz.

“Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.” (İncil/Matta 7:7-8) “Ey Rabbim! Ayette denildiği gibi yalnızca senden diliyorum, yalnızca seni arıyorum.

Biliyorum ki sen alçakgönüllülere merhamet edersin. Bugün senin huzurunda kendimi alçaltıyorum. Kendi aklıma göre değil senin sözlerine göre seni aramak istiyorum.

Bunca zamandır yüreğimde seni olduğu gibi tanıma isteğinin neden var olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Çünkü fark ediyorum ki aslında beni arayan sensin, kendini bana tanıtmak istiyorsun. Evet ya Rab, senin hakkındaki tüm gerçeği bilmek istiyorum.

Bana doğru yolu göster. Varlığını hissettir. Bu ayetlerde söylediğin gibi yalnızca senin kapına geldim ve yalnızca seni bilmek istiyorum. AMİN”

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum