Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

AİLEYİ BİR ARADA TUTAN DEĞERLER!...

AİLEYİ BİR ARADA TUTAN DEĞERLER!...

Aile; Allah’ın adı ve Peygamberin kavliyle kurulan, milletleri ve devletleri ayakta tutan en güçlü kurumdur.

Kadının erkeğe, erkeğin kadına ihtiyaç duyduğu, birinin diğerinin mütemmim cüzü olduğu, birbirleriyle kuvvetlendiği yapıdır.

Aile kurumu milletlerin devamlılığını sağlayan, kültürel kimliğin taşıyıcısı ve insani değerlerin koruyucusu olan en temel kurumdur. Milletlerin uygarlık tarihi boyunca yükselişi ve çöküşü ile sahip oldukları aile değerleri arasında doğrudan bir ilişki olduğu görülmektedir.

Güçlü bir aile yapısına sahip toplumların uzun süre varlığını devam ettirebildiği bilinen bir gerçektir.

Aile hayatını bütüncül bir anlayışla ele almak gerekir. Aileleri hayatın farklı dönemlerinde yaşanabilecek sorunlar hakkında bilgilendirmek ve bu sorunların çözümüne hizmet edecek farkındalık oluşturmak, beceri kazandırmak önemlidir.

Aile kurma ve aile olma sürecinde problem ortaya çıkmadan önce yapılan müdahaleler aracılığı ile toplumsal yararı yüksek, zararı önleyici çalışmalarla aile kurumunun güçlendirilmesi gerekmektedir.

Somuncu Baba Dergisi Değerli Yazarı, Cansever Dokuz dört madde halinde Şunları söylüyor; benimde dikkatimi çektiğinden sizlerle paylaşmak istedim.

Aileyi bir arada tutan değerler! Psikolojide “alan teorileri” vardır.

Alan içindeki birimleri bir arada tutan değerler varsa sistem bir arada canlı kalır; değerler yok olursa alandaki görünmeyen bağlar da yok olduğu için o sistematik yapı dağılır.

Ortak kültürü, ortak idealleri ve ortak tarihi kuvvetli olan bir millet olumsuz dış etkenlere karşı güçlü olur.

Bir ailenin de ortak bağları ne kadar güçlü ise aile fırtınalara o kadar dayanıklı olur.

1. Sevgi (Karşılıklı sevgi ve ötekine karşı yükümlülükleri yerine getirmek)

2. Saygı (Birbirine saygı ve birbirinin haklarına riayet)

3. Karşılıklı güven¸ iffet ve sadakat

4. Karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma

Bizler toplum olarak ‘ihtiyaç' dediğimizde aklımıza hep ekonomik ihtiyaçlar gelir. Karşımızdaki insanın duygusal ihtiyaçlarını hep geri plana iter¸ bazen de gereksiz görürüz.

 

Bundan olsa gerek ki kadınlar¸ erkeklerinden yakınırken¸ “Saçımı süpürge ettim ama kıymetimi bilmedi.”; Erkekler kadınlarından yakınırken de “Yediği önünde yemediği arkasında¸ bu kadın neden bir türlü mutlu olmuyor?” derler.

Oysa Yüce Yaratan evliliği sevgi ve şefkat temeli üzerine kurmuş ve bunu varlığına ve yüceliğine işaret eden bir delil olarak göstermiştir:

“O'nun sınırsız kudretinin göstergelerinden biri de iç dünyanızda huzur ve dinginliğe kavuşasınız diye size kendi türünüzden eşler lütfedip aranızda sevgi ve şefkati yerleştirmiş olmasıdır.

Hiç şüphesiz bütün bunlarda sağduyuyla düşünen kimseler için dersler ve ibretler vardır.”

Sadakat sadece Allah ve Rasulü’ne karşı bir bağlılık olmayıp sorumluluk ve aidiyet duyulan her alanda ve herkese karşı gösterilmesi gereken bir erdem, bir fazilettir.

Bu bağlamda kişinin hayat boyu kendisine karşı hak ve hukukunun olduğu ve sorumluluklar üstlendiği, en özel anlarını paylaştığı eşi özel olarak zikredilmelidir.

Zira eşler arası ilişkilerin uzun soluklu olabilmesi ve aile ocağının ayakta kalabilmesinin en önemli yapı taşlarından birisi sadakattir.

Sadakat, nikâh müessesesinin üzerine bina edildiği sözleşmenin temelidir. Nikâh ve evlilik başlı başına bir evlilik sözleşmesidir. Nikâhtaki “icap ve kabul” sadakati gerektirir.

Dolayısıyla nikâhta aslı olan eşlerin birbirine sadakatidir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum