Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ACI İLE ACIMAYI BİR BİRİYLE KARIŞTIRMAYIN

ACI İLE ACIMAYI

BİR BİRİYLE KARIŞTIRMAYIN

Acı insana farklı bir bakış açısı kazandırır, Göremediklerinizi görür, duyamadıklarınızı duyar, hissedemediklerinizi hissederseniz.

Acı, ne kadar da sizden bir şey götürse de yaşamınıza bir anlam katar, ancak bu anlam, yalnızca görebilene kendini sunar.

Acı dendiğinde akla gelen ilk şey fiziksel acıdır, ancak zihinsel acı gerçeği fizikselden daha şiddetli olabiliyor.

Belli bir fiziksel acı limitinden sonra nasırlaşan ayaklar, eller vs . Peki ya zihnimiz de nasırlaşıyorsa ve biz buna olgunlaşmak diyorsak?

Çektiğimiz her türlü acı izler ve yaralar bırakıyor üzerimizde ister fiziksel ister ruhsal, bir sonraki gelen acı ise zaten uyuşmuş bir yaranın üzerine geliyor, ya daha fazla olduğu için acı limitimizi yükseltiyor ya da aynı veya daha az şiddette olduğu için ilk seferki gibi hissetmiyoruz.

Bedenen ve ruhen nasırlaşıyoruz, acıya şaşırmıyoruz, sebebini sormuyoruz bile sadece ne zaman geçecek nasıl geçecek bunu önemsiyoruz, hep geçici çözümlere - anti depresanlar, alkol, vs.- yöneliyoruz.

Oysa alkol bir çözüm olamaz sadece seni uyuşturup uyku ile zaman kazandırır.

Artık, kalkıp acının sebeplerini sorgulayın ve onu çözün, çözünki kafanızdan tamamen silinsin.

Bazen hayat canınızı acıtır, Bazen sizi öyle sert bir şekilde sarsar ki bir daha ayağa kalkmak imkânsız zannedersiniz.

Acı dolu bir olay başınıza geldiği zaman, duygusal anlamda oldukça hassas bir sürece girersiniz.

Gerçekliğin eylemsizliği ile içine girmeye zorlandığınız bu süreçlerden kurtulmak için çok fazla güce ihtiyaç duyarsınız.

Çünkü eğer bunu yapmazsanız acı sizi sürekli olarak tüketir.

Aslında acınıza yapışık kalarak yaşamanız sadece bir tercih meselesidir.

Acı çekerek, anlayışın ve kişisel gelişimin olmadığı bir yöne doğru ilerlersiniz, Bunun sonucunda ise iç yolculuğunuzu kaçırmış olursunuz.

Acı, senin acı çekmene neden olmaz. Acı, bir şeylerin farkında olmanı sağlar. Ve bilincin yerindeyse eğer ıstırap yok olur.

Duygusal acılar sizi çok fazla etkileyen ve hayatınızın bir parçası olan bir şeye dönüşmek zorunda değildir, Bir acının üstesinden gelebilir ve hayatınıza devam edebilirsiniz.

Ne zaman zor bir süreçten geçsek, etrafımızdaki insanlar bize genellikle “Her şey daha güzel olacak, göreceksin”, “Yakında kendini daha iyi hissedeceksin” , “Haydi, artık ağlama!” gibi sözler söylerler Ancak, bu cümleler zor zamanlarımızda bize hiç yardımcı olmaz.

Bir işi, bir uğraşı yapan, icra eden ve bunu süreklilik çerçevesinde devam ettiren insanların;

Bedeni, ruhu, dilinden dökülen kelimeleri ve hayat bakış açısı da dahil olmak üzere tüm kişiliği şekilleniyor.

Her ne yapıyorsanız hakkıyla yapın. Gerisinin ne size ne de topluma bir yararı yok zaten!

Psikologlar, acı çekmenin üstesinden gelmek için gerekli teknikleri sağlayan rehberler gibidir.

Kendinizi yalnız hissetmemenize, anlaşıldığınızı düşünmenize ve durumuzu başka bir açıdan görmenize yardımcı oluyorlar.

Bir psikologa gitmek, temiz bir hava solumanızı, acılarınızı geride bırakabileceğinize inanmanızı ve her şeyin yeniden yoluna girebileceğine dair umudunuz olmasını sağlıyor.

Bununla birlikte, bu durum biraz zaman alabilir.

Duygusal acılar sizi çok fazla etkileyerek günlük yaşamınızın bir parçası olmak zorunda değildir.

Bu acıların üstesinden gelebilir ve hayatınıza devam edebilirsiniz.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum