BİR BİLEN VARSA?

BİR BİLEN VARSA?

DEĞERLERİMİZ NEDEN KAYBOLUYOR?…

ANLAMAKTA ZORLANIYORUM, TOPLUMUMUZ NEDEN SÜREKLİ DEĞİŞİYOR BİLEMİYORUM.

Acaba Toplum olarak Neden yavaş ilerlediğimiz? Kendimizi Neden tam olarak ifade edemediğimiz? Neden bulunmamız seviyenin altında oluşumuz?

Hakkında her hangi bir fikri olan varımdır….

Var olduğunu düşündüğümüzde neden toplumda değerlerimize önem vermiyoruz? Bunlara benzer nedenlerle sorgulanıyoruz?

Genellikle örf ve adet, ahlak ve inançlara dayanır. İnsan davranışlarının hangilerinin iyi, hangilerinin doğru ve yararlı olduğunu belirtir.

Saygı, sevgi, hoşgörü, vefa dürüstlük, yardımseverlik, kardeşlik, dostluk, namus, sadakat, kadir kıymet bilme, dayanışma, yurtseverlik bilinen toplumsal değerlerdir.

Kaybettiğimiz o kadar çok değerlerimiz var ki, bunları anlatmaya sayfalar bile yetmez.

Toplumları ayakta tutan kültürleri ve değerleridir. Toplum olarak bizim, kültürel ve ahlaki o kadar çok değerlerimiz var ama ne yazık ki; bunların birçoğunu zaman içinde kaybettik ya da kaybetmek üzereyiz. Günümüzde yaşam kalitesi arttıkça duyarlılık azalıyor. Maddi değerler peşinde koşarken çok manevi değerlerimizi kaybediyoruz ki, farkında bile değiliz. Acaba neler yitirdiğimiz değerlerimiz? Eskiden bayramlar vardı birlikte olmak için, insanların bir araya gelip hep birlikte hoş vakit geçirmek için, pek çok şeyi paylaşmak için. Maalesef şimdi bayramlar yalnızlığa kaçış oldu, tatil için bir fırsat oldu, Büyükler ise unutulur oldu. Telefonla ne çok şeyi halleder olduk, Daha dün gibi hatırlıyorum da; bizim kuşak uzak diyarlarda çalışırken, çocuklar küçükken bile her bayram memleketlerimize ailelerimizin yanına giderdik, hem de ne zorluklarla severek üstelik. Henüz o yıllarda değil özel arabamız, otobüsler bile şimdilerdeki gibi lüks değildi. Yollar tek şeritli, uzadıkça uzayan virajlı yollardı. Daracık koltukta, çocuk kucakta, sigara dumanından buharlaşan camları ikide bir elimizle silerek, kâh gecenin karanlığındaki aydınlığı, kâh gündeki güzelliği seyre dalarken, kavuşma sevinci ve heyecanı içinde bir de bakmışız ki, bitmez sandığımız o yollar bitivermiş. Bayramlar küslerin barıştığı, insanların bir araya geldiği, toplumun bayramlaşma sayesinde kaynaştığı ve insani ilişkilerin geliştiği bir zamandı. Güzel komşuluklar vardı, dost muhabbetleri arasında, insanları rahatlatan, mutlu eden. Tek olan dünyada ne de güzel yaşanırdı huzur içinde hep birlikte. Şimdi ise herkesin ayrı bir dünyası var, Şimdilerde aynı apartmanda oturan insanlar yan komşusundan bile habersiz. Kim hasta, kim yasta, kim ihtiyaç sahibi diye bilmek istemiyor, ilgi alanlarına da girmiyor zaten. Yaşlılara saygı azaldıkça azaldı, bakımı ise toplumsal bir sorun haline geldi. Engelli insanlara karşı toplumsal duyarlılık gitgide maalesef eksildi herkesin birbirine karşı güveni azaldı, şüphecilik arttı. Varlıklarımız arttıkça, değerlerimiz azaldı, eskiden dillere destan olan sevdalar, şimdi etrafınıza bakın görün, ne âlem de sevgiler? En ufak bir anlaşmazlıkta nasıl da hemen yıkıyorlar sevgi duvarlarını, düşüncesizce evliliklerini bitiriveriyorlar. Şimdilerde herkes hoşgörüsüz ve tahammülsüzler durum böyle olunca, küçük yaşta birbirinden soğuyan, kardeşlik, dostluk, komşuluk kavramlarını yitiren çocuklarımızdan büyüdüklerinde nasıl bir birliktelik bekleyebiliriz ki? Yolda karşılaşsalar bile ne bir selam sabah var, ne de bir tebessüm iki yabancı gibiyiz, NEDEN, NEDEN , NEDEN…. Geçmişten günümüze kadar gelen toplumsal değerlerimizi hızla kaybediyorken; toplum olarak kendimize bile yabancılaşmanın bizlere verdiği zararları fark edebilirsek, önce içimizdeki bize, sonra ailemize ve daha sonra da topluma faydalı, değerlerine saygılı, birbirini seven, anlayan, merhametli, hoşgörülü, bireyler olabilirsek ne mutlu hepimize. Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir