Ankara’dan sesleniş
ZAMAN ÇOK ŞEY ÖĞRETTİ BANA

Tecrübenin yaşla ilgili olduğunu söyleyenlerde var. Yaşanmışlık, yoğunluk ile ilgili olduğunu söyleyenlerde var.
İnsan hayattan yaş ilerledikçe tecrübeler alır dersler çıkarır. Hayatı okumayı bilen kişi hikmet sahibi hayat tecrübesine sahip kişilerden ders alır, onların sohbetinde bulunmaya çalışır.
Yaşlı bireylerde ruhsal çöküntüye neden olur, kendi kabuklarına çekilmelerini ve ölümü bekler hale gelmelerine neden olabilir.
Bunları göz önünde bulundurarak yaşlıya stresten uzak bir yaşam sağlamak, kültürel özelliklerine ve özel hayatlarına saygı duymak ve yaşlı ile sıcak ve anlayışlı bir ilişki içinde olmak yaşlıların psikolojilerinin olumsuz etkilenmesini önlemeye yardımcı olur.

Gün geliyor; hiç tahmin etmediğin şeyler oluyor, hiç ummadığın hayaller gerçekleşiyor, asla geçmeyecek sandığın hüzünler geçiyor…
Zaman, çok tuhaf bir kavram… Yalnızca mevsimler değişmiyor, sadece meyveler olgunlaşmıyor ya da bir tek vakit geçmiyor… Zamanla duygular da değişiyor, insan da olgunlaşıyor, acılar geçiyor…
Zaman bana çok şey öğretti! Fakat en güzeli sabretmekti…
Çünkü yalnızca bu şekilde biraz geriye çekilip her şeye etraflıca bakabiliyor insan.
Çünkü öfkeyle, kızgınlıkla ya da kırgınlıkla kör oluyorsun. Sadece sakin bir ruhla düşünerek doğruları görebiliyorsun…
Aradan yeterince zaman geçtikten sonra çok daha iyi anlıyorsun her şeyi.
Şu da hayatın gerçeği, sabır metanet ve zorluklar karşısında dayanıklılık, hedefe ulaşmak için yılgınlığa düşmeden mücadeleye devam etmeyi gerektirir.
Ancak bu sayede arzu edilen düzeyde yaşama şansı yakalanmış olur. Bu düşüncemizi destekleyen bir söylemi paylaşmak istiyorum…
İnsanların hayatlarında birçok konuda zorluklar ve olumsuzluklarla karşılaşması kaçınılmaz bir gerçektir.
Ancak zorluklar ve olumsuzluklar karşısında insan kendini bırakmamalıdır.
Kişi ümidini kaybetmemeli, mücadele azmini koruyabilmelidir. Böyle durumlarda insanın, düştüğü durumdan kendini kurtarmasını başarabilme gücüne sahip olması gerekir.
Her türlü olumsuzluğa rağmen normal hayatını devam ettirebilen, şartlara göre uyum sağlamakla birlikte kısa zamanda eksiklerini tamamlayan insan olma yönünde çaba gösterebilmelidir.
Ev yıkılırsa imar edilir ama umut yıkılırsa onarılması zaman alır. Tek tek, fert, fert gezilerek hal hatır sorularak çalışılırsa kazanılır.
Kazanılamazsa sonrası için güven oluşumu sağlanır. Siz başaran kadar emek harcarsanız sizde kazanırsınız.
Düşünüyorum da kendi yaşamıma göre mücadele ve yılmazlık ruhuna sahip olanlar, sosyal olarak aktif kişiler olmalarıdır.
Bir gün merhum Aşık Veysel’e diyorlar ki -biliyorsunuz o saz çalarken elini perdede gezdirmez, sabit bir yere koyar ve çalardı bütün ozanlar elini perdede gezdirirken siz hiç gezdirmiyorsunuz, sabit bir yere koyup çalıyorsunuz, niye böyle yapıyorsunuz?’
Aşık Veysel, ‘O elini perdede gezdirenler benim bu perdede tuttuğum yeri arıyorlar.’ cevabını veriyor.
İşte yaşlı, o perdede elini nereye dokunduracağını bilen kimsedir. Tecrübe böyle bir şeydir.
Bizler hepimiz elimizi perdede gezdirirken, onlar bize küçük bir hikmetle, küçük bir zarafetle doğru yolun ne olduğunu gösteriyorlar.
Hoşça kalın Dostça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir