Ankara’dan sesleniş
VEFASIZ DOSTA GİTME

Yaşam gülmeyi sevgi hak etmeyi vefa unutmamayı dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.
Yanımızda olan dostlarımıza selam olsun!
İnsan sosyal bir varlık olduğundan çevresindekilerle kurduğu ilişkiler yüzünden sitem eder. Kimileri sevgiliye sitemli sözlerle içini döker kimileri de arkadaşına ya da dostuna sitemli sözler ederek içindekileri döker.
Dost seçmesini bilmeyenin, “keşke, ah, vah” demesi bol olur. Kimi arkadaş vardır; kişiyi ölümün eşiğinden kurtarır; kimisi de ölümün eşiğine bırakır.

Büyük velî Şems-i Tebrizî hazretleri ne güzel söylemiş: “Biri gelir seni sen eder, biri gelir seni senden eder.” Şu hakikati asla unutmayın: “Güvenine layık olmayan, sevgine de layık değildir. Güven ise, sevgiden önce gelir.”
Güvenmeden sevmek ve dost olmak; üç günlüktür. Güvenerek ve severek dost olmak, ömürlüktür.
Kimi seveceğini, kime güveneceğini bilmemek de ahmaklıktır. İnsan; yolunu, kendini, kimliğini ve değerlerini bundan dolayı kaybeder.
Akıllı insan; sevgisini, değerini ve güvenini ancak bunlara layık olana verir. Bir insana güvenmek için, o insanın gerçek değerlerini bilmelisin.
Çünkü insanların, bir “gerçek değerleri”, bir de “sözde, sahte değerleri” vardır. Sözde; herkes dürüsttür, âdildir, anlayışlıdır.
İnsan bu fâni dünyada yaşarken ailesi, eşi-dostu, akraba ve arkadaşlarıyla iletişim hâlindedir.
Aile ve akrabaları ile olanlar, mecburî münasebetlerdir. İnsanın birbirleriyle olan iletişim zincirlemesinin özelinde bulunan, arkadaşlık ve ahbaplık yaptığı dostları vardır.
İnsanın ferdî olarak hayat imtihanında; iyi-kötü hâlleri, sevinçli ve üzüntülü durumları olabilir. Kimseye açamayacağı problemleri, sırları, sıkıntıları bulunabilir.
Hazreti Mevlana derki; Vefasız Dosta gitme, onlar yıkık köprüdür.
Günümüzde insanlar; ruhi yönden buhran yaşadığı durumlarda derhâl bir doktora, akabinde de medet umduğu ilâçlara sarılmaktadır.
Hâlbuki kişinin dertlerini paylaşacağı, kendisine hayırlı tavsiyeler vereceği dostları olsa; gönlündeki sıkıntıları hafifleyecek, ruhu huzur dolacak, zihnini yoran pek çok gereksiz şeylerden dostu sayesinde kurtulabilecektir.
Ne demişler: “Acılar paylaşınca küçülür, sevinçler paylaşınca çoğalır.”
Pek tabiî arkadaş-ahbap başka, dost başkadır. Arkadaş ve ahbap ile olan samimiyet daha sathî iken dostla olan sevgi bağı daha içtendir.
Her şey herkese söylenmez. Dost; kişiyi himaye eder, sırrını saklar, ifşâ etmez.
Konuştuğunda doğruyu söyler, hayrı tavsiye eder, iyiliğini dostundan esirgemez. Gerçek dost, dostunun yanındayken de arkasından da onun hak ve hukukunu çiğnemez, çiğnetmez.
Onu daima korur ve kollar. Dolayısıyla dostluğun önemi büyüktür.
Dost her zaman bulunmaz. Bu sebeple dostların kıymetini bilmek gerekir. Hayat dostlarla güzelleşir, anlam bulur.
Sakın yanlış anlaşılmasın, her dost düşman olacak diye bir şey yoktur. Ancak dost düşman olursa zararı çok büyük olur.
İnsanın düşmanları galip olması da mağlup olması da dostları sayesindedir.
Bu nedenle dostların birbirlerine düşman olması mutlaka önlenmelidir.
İnsanlarda kusur arayanlar, dostsuz kalırlar. Zira kusursuz insan yoktur.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir