Ankara’dan sesleniş
TECRÜBE

Tecrübe kelimesi dilimizde kullanımda olup anlamı merak edilen kelimeler arasında yer alıyor. Kelimelerin anlamı ve kökeni hakkında araştırma yapmayı sevenler bu kelimeye ilişkin araştırma yapıyor. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre çeşitli anlamları olan tecrübe kelimesi, Türkçe ‘de tek başına ya da farklı cümleler ile beraber kullanılabilir.
Çağımız bilgi çağı diye geçse de bilgi iletişimi çağı olduğunu düşünüyorum. İnsanlar arasında inanılmaz bir bilgi akışı var.
Bu da tecrübeyi daha farklı bir hale getiriyor. Daha önce 10 yıllar içinde öğreneceğiniz bilgileri şimdi 1-2 senede öğrenebiliyorsunuz. Bu da baş döndürücü bir hızla gerçekleşiyor.
Dünyanın en zenginleri listesinde birçok genç görüyorsunuz. Genç girişimcilerin sayısı artıyor.

Demek oluyor ki, artık tecrübenin anlamı değişti. Farklılaştı. Yani tecrübeli olmak için yıllarca beklemenize gerek yok.
Sadece doğru yolları izlemeniz ve insanları dinlemeniz gerekiyor. Bu noktada bir noktanın altını çizelim. Dinlemek.
Gerçekten dinleyebilirseniz, bildiğinizden çok daha fazlasını kazanabiliyorsunuz. Çevrenizde size keyifle deneyimlerini, hatalarını anlatacak birçok kişi bulabilirsiniz. Onları dinleyin, sadece dinleyin.
Ülkemizde gençlerin çok büyük çoğunluğu orta öğretimi veya yükseköğretimi bitirerek iş dünyasına katılmaktalar.
Lise mezunu, meslek lisesi mezunu ya da 2-4 yıllık üniversitelerden mezun olan bu gençler eğitimli iş gücü olarak kabul ediliyorlar.
Ancak özellikle ülkemizde iş dünyasıyla eğitim kurumları arasındaki ilişkiler çok zayıf olduğundan, bu gençlerin okullarından mezun olduktan sonra iş hayatına hazır oldukları pek söylenemez. Bu nedenle eğitim, çalışmaya başladıktan sonra da gençlerimizin hayatında önemli bir unsur olarak yer almak zorundadır. İşletmelerdeki insan kaynakları yönetimi bu konuda eğitim ihtiyaçlarını belirleyerek sürekli olarak eğitim programları hazırlamalı ve iş hayatı boyunca eğitimler sürekli olarak devam etmelidir.
Tecrübe, daha tecrübeli insanlarla çalışarak ve onları izleyerek elde edilebileceği gibi işleri bizzat yaparak ve yaşayarak da elde edilebilir. Kişinin çeşitli konularda okuyarak, araştırmalar yaparak, öğrenerek ve denemeler ile öğrendiklerini uygulayarak elde ettiği tecrübeler en değerli ve çok pahalı tecrübelerdir.
Siz meraklı maymunun hikâyesini duymuş muydunuz? “Maymunun biri bir ağaca çıkmış, balıkçıların ne yaptıklarına bakıyormuş. Bakmış ki ağları ırmağa atıyorlar, balıklar kendiliklerinden gelip ağlara takılıyor. İşi kolay sanmış; ‘Ben de yaparım!’ demiş.
Biraz sonra balıkçılar çökütmelerini orada bırakıp kendileri karınlarını doyurmaya gitmişler.
Maymun hemen ağaçtan inmiş, balığın nasıl tutulduğunu gördü ya; o da hemen balıkçılığa kalkışmış. Öyledir maymun, insandan ne görse kendi de bir yol dener.
Ama ağları bir türlü kullanamamış; suya atmak şöyle dursun, ağlara kendi takılmış, kurtulayım diye çabaladıkça büsbütün dolanmış, boğulacak gibi olmuş.
O zaman içinden:Oh olsun bana!’ demiş, balıkçılığı öğrenmeden ne demeye balık tutmaya kalkarım!
İşte böyle, bir işi öğrenmeden yapmaya kalkışmak hüsranla sonuçlanır.
İdarecilik de böyledir, Yeteri kadar yetişmeden yüksek makama oturan insan işleri eline yüzüne bulaştırır.
Kendi emrindeki tecrübeli ve kurnaz elemanların ağlarına dolanıverir.
Eğer bir şeyi eskisinden daha iyi yapmayı öğrendiyseniz tecrübe kazandınız demektir.
Ama hala aynı işi yapıp, aynı düzeyde yapıyorsanız; üzülerek söyleyeyim: Yaşıyor, çalışıyor olabilirsiniz ama hayat sizden çalarken, siz kaybediyorsunuz.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir