Ankara’dan sesleniş
SEVERSENİZ SEVİLİRSİNİZ

İnsanlar çok değişik düşüncelere sahip olabilirler, ki öyledirler de. Ancak insanların birbirlerinin değişik düşüncelerine saygı gösterebilmeleri için, sevgiyle düşünmeleri gerekir. Yani yollarının sevgiden geçmesi gerekir.
Sevmek vazifeniz, sevilmek hakkınızdır. Eğer severseniz, sevilirsiniz.
Şu yaşadığımız dünyaya bir bakın. ne kadar çok insan bize düşman.
O düşmanları biz severiz. Bize düşman olmaları da bizi hiç ırgalamaz. Allah bizim dostumuz. Öyleyse bizden yayılan sevgi bir gün onları da muhtevasına, sevgi çemberine alacaktır.
Öyleyse kim mutlu olmak istiyorsa, bunun yolu başkalarını mutlu etmekten geçer. Başkalarına hangi ölçü de sevgi dağıtabiliyorsanız.

Çevreniz bir bütündür, aldığını tekrar iade edecektir aynen. Aynı miktarda sevilirsiniz.
Sonbaharın ikindi güneşi bir başka ısıtır insanı. Hem güneşin akşama gurubu hem de mevsimlerin kışa gurubundan olsa gerek. Akşam, nasıl bütün her şeyin üzerine karanlık bir yorgan çekiyorsa kış da o karanlığa inat bembeyaz bir yorganla örtüyor her şeyi.
Doğan Cüceloğlu vefat haberini üzüntüyle öğrendiğimiz değerli psikolog ve yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, son söyleşisini HAFTA dergisinde Buse Biçer Akbaş’a verdi. Dergiden alıntı yaparak Doğan Cüceloğlu, ‘Nasıl biz olunur’ ile keyifli ve mutlu bir hayatın şifrelerini anlattı…
Anadolu kültüründe, bizim tasavvuf geleneğinde Yunus Emre, Mevlana söylemiş sevginin gücünü… Sadece sev… İlişkide altı boyut var.
Sen varsın, umurumdasın, seni olduğun gibi kabul ediyorum, sen teksin, o tekil içinde benim için değerlisin, sen güvenilecek bir potansiyele sahipsin, emek ve zaman vermeye değersin, seviyorum seni, sana saygım var Güvenme duygusu doğuştan başlıyor söylediğinize göre.
O zaman sevgiden önce mi geliyor güven?
Bence güven en başta geliyor.
Nasıl ki bedeninizin oksijene ihtiyacı var. Oksijen aldıktan sonra hemen diğerleri başlıyor.
Güven olmadan, biz sevgi ihtiyacının bile farkına varamayız. İnsanın ‘önce bir var oluşunu garanti altına alman lazım durumu
var.
Güvenin de düzeyleri var.
İnsan biyolojik bir yaratık. Biyolojik güvenden bahsedebilirsin. İnsan duygusal bir yaratık.
Duygusal güvenden bahsedebilirsin. İnsan zihinsel yani aklı olan bir yaratık. Akıl güveninden bahsedebilirsin.
İnsan ilişkiler içerisinde var olan bir yaratık. İlişki güveninden bahsedebilirsin.
Bir de insan inançları olan, değerleri olan bir yaratık. Böylelikle, inanç güveninden bahsedebilirsin. Bunların hepsi birbiri içine geçmiş vaziyette.
Rahmetle andığım üstat Doğan Cüceloğlu sözlerine bakıldığında her insanın doğumundan ölümüne kadar hayatına düstur edinmesi gereken konuların ağırlıkta olduğu görülüyor.
Doğan Cüceloğlu, aramızdan ayrılmasından sonra bile bir insanın yetişmesinde en önemli unsurlar olan öğretmen, anne ve sevgi üzerine söylediği sözleriyle bizlere ders vermekte nur içinde olsun.
Sevgi kelimelerinin, adı bile insanın içini ısıtmaya, kalbini yumuşatmaya yetiyor öyle değil mi?
Bilse bütün insanlar sevgi kötülüğün panzehiri, bir kere sevdi mi insan ardı arkası gelmeyecek, doğayı, insanları, hayvanları her şeyi sevecek ve yüreği kocaman akacak, dünya güzelleşecek.
Çünkü sevgi ne sınır tanır, ne dil, ne de ırk farkı…
Okuduğum bir dergide ilkokul öğrencilerine “sevgi nedir“ diye sorulmuş ve çocuklar küçücük dünyalarında kocaman sevgi tarifleri yapmışlar. Özellikle bir tarif var ki, hepimize bir ders verecek nitelikte. Mesaj şöyle: “Sevgi insanın kalbindeki kötülük ve kinleri temizler, iyiliklerle doldurur ancak sevgi herkesin dilinde dolanan fakat denildiği gibi yapılmayan bir şey.“ Bu minik kalbin son cümlesi ne büyük, ne anlamlı öyle değil mi?
Sevgiyle kalın Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir