Ankara’dan sesleniş
PAYLAŞMAK İÇİN İLETİŞİM KURMALIYIZ

İnsan toplum içinde yaşar. Toplum içinde ihtiyaçlarımızı karşılamak, bilgi ve görgümüzü artırmak, hayatımızı kolaylaştırmak, sevgi ve üzüntülerimizi paylaşmak için iletişim kurarız.
Mutlu olmak için, sosyal bir çevre kurmak için iletişim son derece önemlidir.
Başka kimseler ile iletişim kurmaya mecburuz. Çünkü insan olmanın gereği aynı zamanda iletişim kurmaktan da geçer.
Dünyamızı, köyümüzü, evimizi, kültürümüzü kısaca evrende sahip olduğumuz her şeyi, bu dünyada yolcu olduğumuzu unutmadan paylaşmalıyız.
Paylaşmak dendiğinde insanların aklına hemen maddi şeyler geliyor.
Bu güzelliğin içinde mutlaka bu da var ama önce insanların yaşamını, sevinçlerini, acılarını, dertlerini, yalnızlıklarını paylaşmak gelir.

Başkasının acısını paylaşmak kadar insana huzur veren, manevi bir haz yoktur.
Bir ölüm acısını paylaşmak ne yüce bir davranıştır.
Yardımlaşma ve paylaşma topumun manen ve maddeten yücelmesine yardımcı olur.
Ekonomik ve sosyal dengesizlikleri önler, toplumun geleceğini aydınlık kılar.
Özellikle çocuklarımıza paylaşmayı öğretmek, gelecek nesillerin, dünya geleceğinin önünü açmaktır, huzurlu, dengeli, mutlu insan sayısının çoğalmasına yardımcı olmaktır, bu nedenle, çocuklarımıza, gençlerimize vereceğimiz eğitimin temel konusu “Paylaşmayı öğrenmek” olmalıdır.
PAYLAŞMAK… Ne güzel söylenmiştir; yalnızlık Allah’a mahsustur… Paylaşırsak yalnızlığı yok ederiz, yalnızlık sadece başka bir insanın varlığı ile yok olmuyormuş, hayvanlar ile de insanlar yalnızlığını, hayvanlarda insanlarla yalnızlığını giderebiliyormuş.
Genelde “paylaşma” kelimesinden ana gıda maddesi ekmeği paylaşmak olarak kullanırız ve örnekleriz. Belki de ekmeği paylaşmak, ekmekten tatlıdır!..
Acılar paylaşıldıkça azalır, sevgi paylaştıkça çoğalır.
Zaman, para kadar değerlidir, bütün zamanlarını boşa geçirenler giden zamanı geri getiremeyecekleri için, sanki birer hazine yitirmiş gibi olurlar.
Zamanını boş geçirenler hiçbir kazanç elde edemezler, Ayrıca, insan ömrünün kısa, yapılacak işlerin ise çok olduğu unutulmamalıdır, bu nedenle zamanımızı çok iyi değerlendirmeliyiz.
Yaşamımıza iz bırakma açısından; yapacağımız zaman planlaması; önce kendimize sonra çevremizdekilere yararlı sonuçlar verecektir.
Hayatımızda aldığımız karar ve yaptıklarımızdan dolayı harcadığımız zamanı asla geri alamayız, zaman kavramı gelip geçer kimse geçen zamanı da kontrol edemez verimli olarak kullanıldığında ancak pişmanlıklar duyulmaz.
Başarılı olmanın yolu da zamanı en doğru şekilde kullanmaktan geçer.
Yaptığımız iki iş arasında geçen süreye zaman adı verilir. Zaman günlük hayatımızda saniye, dakika, saat gibi kelimelerle ifade edilmeye çalışılsa da aslında zaman soyut bir kavramdır. Hayatımızın başından sonuna kadar her alanında hepimiz zamana karşı mücadele ederiz.
Biz insanlar ne yaparsak yapalım zamanın geçmesine hiçbir şekilde engel olmayız hatta dilimizde “zamanın su gibi akıp geçmesi” diye bir deyim de vardır.
Geçen zamanı geri getiremediğimize göre zamanı iyi değerlendirmek gerekmektedir.
Boşa geçirilen bir zaman insan için çok büyük bir kayıptır. Bu nedenle yaşamımızda geçen her anımızı etkili şekilde değerlendirmeli, yapmamız gereken işleri zamanında yerine getirmeliyiz.
Çünkü bu zaman geçip gittiğinde onu geri getirebilmek mümkün değildir
Unutmayalım ki; ‘zamanı yönetmek hayatı yönetmektir.,
Yaşamımıza doğru ve güzel bir anlam katmak adına unutmayalım ki, paylaşmak mutluluktur… Paylaşmak erdemdir…
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir