Ankara’dan sesleniş
ÖMÜR DÜZ BİR ÇİZGİ DEĞİLDİR

Unutulmasın ki yüce Allah, yarattığı bütün canlılara bir ömür tayin etmiştir. Buna göre yaşayan her canlı, kendisi için takdir edilen zaman dilimini tamamladıktan sonra ölecektir.
Hayata ufak adımlarla başlarsın, yürürsün, yürürsün beden ısınmaya ruhun heyecanlanmaya, kalp atışın yükselmeye başlar. Adım attıkça hızlanır hızlandıkça terlesen de umutların yeşermeye başlamıştır.
Bir gayret daha der yürürsün, bu hayat yolunun seni nerede tökezleyeceğini bilmeden adım atışların sıklaşır.
Hızlanır mutlu olmak tek isteğin umutların hayallerin düşlerin seni bekliyor, başarmak adına koştukça koşuyorsun bazen tökezler gibi olsan da yola devam evet ben bu koşu yolunda zikzaklar çizerek Ömrün düz bir çizgi olmadığını bilerek yürüyorum.

Uzun bir yolu sıradan biriyle yürüyemez insan sevgiyle Varlığına varlık katan biriyle yürümek mümkün.
O yüzden dost seçerken veya evlenirken en iyi dostunuz eşinizdir seçtiğiniz kişinin o doğru kişinin özelliklerini taşıyıp taşımadığına dikkat etmek gerek.
Gülüşü, duruşu, kızdığındaki tavrı, mantıkla vicdanı arasında kaldığındaki tavrı, vefası, başkasına özellikle statüsü konumu düşük insanlara davranış şekli, kendi hakkını savunduğu kadar aynı hakkı karşısındakine tanıyıp tanımadığı ve en önemlisi adil ve merhametli olup olmadığı öğrendikten sonra uzatın elinizi, bir yolculuğa çıkalım sizinle: İnişli çıkışlı, sevinçli, hüzünlü, heyecanlı, huzurlu…
Belki hatırlarsınız, yağmurun altında yürümekten damlaların içinize işlediği o baharı…
Belki sokağa atarsınız kendinizi, okuyunca bu satırları; selam durursunuz gökyüzüne, uçan kuşlara, toza toprağa, yeni filizlenmiş yaprağa…
Evet, her günün sabahında içimizden yankılanan sesler yükselmeli.
Vicdanımızı dinlemeliyiz ve onun sesini duyup tövbeye yönelmeliyiz. Uyanışımız bugündür, belki bu sabahtır. Pişmanlık duyulmayan ve tövbe ile uyanılmayan her sabah, hafif bir rüyadan ileri geçemez.
Hızla değişen bir dünyayı takip etmek ve okumak kolay değil. Hayatı hızlandıran teknolojiler gündelik hayatın önemli bir parçası ve gerçeklik algımız eskisine oranla çok daha karışık.
Uyanmak; kafa gözünün açılması değil, kalp gözünün açılmasıdır.
Zaman denilen mefhum öyle bir şey ki eğer (boşa) geçmesine izin verirsen sana uğramadan geçip gider.
Bu sebeple yaşadığın değil, nasıl yaşadığındır önemli olan.
Oysa yaşam düz bir çizgide ilerlemez. Yaşam sürekli inişli çıkışlı bir hat üzerinde ilerler. İnsan düşer kalkar, sıkıntılar mutluluklar hep birbirini izler.
Yani demem o ki, yaşam size sunulmuş bir armağandır, onun kıymetini bilerek zamanında yaşayın.
Yaşamda acı da var mutluluk da inişler, çıkışlarla dolu hayatta hep zikzaklar çizdi durdu insanoğlu.
Aslında bir umuttur yaşamak, umutların tükenmediği, sevgilerin çoğaldığı düşüncesiyle
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir