Ankara’dan sesleniş
ÖLENLE ÖLÜNMÜYOR AMMA
HER ÖLEN BİR PARÇA GÖTÜRÜYOR

Bazen bir ölüm tamamıyla yeni bir hayata başlatabilir hatta Ölüm yaşamı simgeler, dökülen gözyaşları o kişiden ayrı olmak, bir daha yüzünü görememek, sesini duyamamak kaynaklıdır.
Ve o acıyı öyle bir hissedeki hücrelerine kadar insan, sevdiklerinin de böyle bir şey yaşamasını istemeyerek hayata bağlanır, Artık bir sorumluluğun daha farkına varmıştır.
Ölümde tıpkı doğum gibi hayatımızın bir parçası, bir doğuma şahit olduğumuzu ne kadar seviniyorsak, bir ölüme şahit olduğumuzda aynı düzeyde bir acıyı yaşayabiliyoruz.
Hayatımızda hepimizin candan sevdiklerimiz ahret göçmüştür hepimiz bu acıları yaşamış ve halen hayatımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

Ölen, hayatta en çok sevilenlerden, en çok şey paylaşılanlardan, beraber en çok hayal kurulanlardansa eğer, külliyen yalandır bu söz.
Ölenle ölünür, ne kadar güçlü olsanız, ayakta kalsanız da bir parçanız da onunla beraber gömülür.
Yaşamaya devam edersiniz tabi ama ne siz aynı insansınızdır ne de yaşam aynı yaşamdır artık, şu gününüz gibi geleceğiniz de eksilmiştir, en basiti, ona doğum gününde ne alacağınızı düşünmeyeceksinizdir.
Beraber kurduğunuz hayalleri beraber gerçekleştiremeyeceksinizdir. başka bir hayatı yaşayacaksınızdır artık, başka bir insan ve hatta eksik bir insan olarak..
ÖLENLER ÖLÜMÜ BİLMEZ, ÖLÜM KALANLAR İÇİNDİR
Uzanmış yatıyorlar, Sesleniyorum ses vermiyorlar. Duymuyorlar, görmüyorlar, konuşmuyorlar ve nefes almıyorlar. Sadece ve sadece kendilerinden emin bir şekilde, toprağa sırlanmış yatıyorlar.
Her birini ayrı ayrı ziyaret ediyorum. Taşına, toprağına dokunuyorum. Tam konuşuyor iken duygularım depreşiyor, ağlamaklı oluyor içim ve dayanamıyorum, dökülen gözyaşlarıyla birlikte başlıyorum ağlamaya…
Bir süre sonra psikolojik olarak kısmen rahatlamış bir şekilde oturuyorum mezarlığın bir kenarına. Film şeridi gibi her biri ayrı ayrı geçiyor gözlerimin önünden. Birlikte yaşadıklarımla daha çok vakit geçiriyorum.
Toprağa sırlanmış olarak yatanların; hikayelerini, anılarını, misafirperverliklerini anlatabilir miyim bilemiyorum.
Yarım kalmış hayatlar, tamamlanmamış hayaller, yaşanmış yoksulluklar ve var olan imkânlarla yetinmeyi bilen “o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler diye düşünüyorum.
Hayatımız devam ediyor, yaşıyoruz en büyük teselli ise sabırdır diyerek ona sarılıyor rabbime şükrediyor ve susuyoruz.
Hatta tüm yaşananlara inat hayattan mutlu olmak için daha fazlasını istiyoruz.
Oysa biliyoruz ki ölenle ölünmüyor ama hayatımızı karartacak olaylardan da kaçınmamız gerektiğini biliyorum.
1930 yılı doğumlu olup 09.05.2022 de hakka yürüyen manevi Babam eczacı Sevinç Gültekin ALPKAYA Hoşgörüyü, paylaşmayı, dayanışmayı, sevgiyi, saygıyı, insan olmayı, vatan bayrak aşkını insana el uzatmayı haramı helalı dürüstlüğü aile yapımı can babam eczacı Sevinç Gültekin Alpkaya’dan öğrendim.
Can Babam benim rehberim idi. Can Babamı çok özlüyorum, saygı, sevgi ve özlemle yâd ediyorum.
Sevdiklerini yitirenlere sabırlar ve başsağlığı diliyorum.
Vesileyle tüm ölmüşlerimize Rahmetler mekanları cennet olsun
Ölenle ölünmez derler, yanlış. Her ölen bir parça götürür ruhumuzdan, bedenimizden: yaşarken başlar ölüm, son nefesimizi verince biter her şey
ALLAH cümlemize hayırlı ömürler hayırlı ölümler versin
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir