Ankara’dan sesleniş
NEDİR MUTLULUK?

İnsanlık tarihi kadar eski olan, üzerine ciltler dolusu kitaplar yazılan, şiirden edebiyata birçok sanat dalına konu olan, yakalamakta zorluk çektiğimiz, kimi zaman yakaladığımızı sandığımız, kimi zaman ellerimizden kaçırdığımız mutluluk.
Kimimiz ufak şeylerden mutlu olurken, kimimiz hep mutsuz. Mutluluk bir amaç mı, yoksa araç mı?
Mutluluk bir yaşam biçimi olabilir mi? Geçici, kısa süreli mutluluklar yerine, bir ömür boyu mutlu olabilir miyiz?
Herkes mutlu bir evlilik yapmak ister.
Tanışmanızdan nikâh masasına kadarki süreçte müstakbel eşinizi tanımak için büyük çaba harcarsınız.

Evlendikten sonra da bu tanıma süreci devam eder, aslında bir insanı tanımak için bir ömür çoğu zaman yeterli olmaz.
Ancak mutlu olmak için her zaman bir yol vardır,bu yolu aramaya karar verdiyseniz, iyi niyetle devam ettiğinizde mutluluğu yakalamanız içten bile değil.
Bilinsin ki yalnızlıkta insanı mutsuz eder, yalnızlık Allah’a mahsustur söylemini büyüklerimden çok duymuşluğum vardır. “Yalnızlık zor zanaat” derdi atalarımız sık sık, çocuktum, anlamazdım neden böyle söylendiğini.
Evet, büyüyünce anlıyor insan, şartları ne olursa olsun, aslında herkesin yalnız olduğunu, ama öyle hemen değil, çoook büyüyünce…
Ancak o zaman farkına varıyor ki kesin ve değişmez olan tek şey, mutlak yalnızlıktır.
Kiminle neyi ve ne kadar paylaşırsa paylaşsın, sonunda kendisiyle kalıyor.
Kim, ne kadarını anlarsa anlasın, acısını tek başına çekiyor. Canı, ciğeri, sevdiği, dostu, kardeşi…
Kimse onun yerine acı çekemiyor, Kimse onun yerine sevemiyor, hastalanamıyor, üşüyemiyor, beslenemiyor, uyuyamıyor ve ölemiyor.
Böylesine geniş açıdan bakıldığında bir hayatı paylaşmak için evlendiğimizin ve amacımızın zorluklara birlikte göğüs germek olduğunun farkında olarak yapılan evliliklerde mutlu olmamak için hiçbir neden yok.
Eşler birbirine güven duyduğu sürece ve başkalarını evliliklerine karıştırmadığında her şey daha kolay yürüyecek.
Aynı yatağı paylaştığımız, birlikte çocuk sahibi olduğumuz insana güvenmeyeceksek kime güveneceğiz?
Gönül rahatlığıyla arkanızı döneceğiniz yegâne insan, hayatınızın tam orta yerine yerleştirdiğiniz eşiniz olmalıdır.
Bir ömür sürdürmek üzere yola çıktığınız insanı olumsuz sözlerle inciterek, olur olmaz güvensizliklerle ve kıskançlıklarla bunaltarak ya da olmasını istediğiniz bir insana dönüştürmeye çalışarak nasıl mutlu olabilirsiniz?
Demek ki; mutluluk daha başka bir şey. Yola çıkarken doğru insanla çıkıyorsanız ve sen ben kavgasıyla hayatı birbirinize zindan etmiyorsanız mutlu bir evlilik sürdürmek emin olun zor değil.
Kendimden örneklersem 50 mutlu evliliğim ve mutluk içinde yaşadığım eşim var zira karşılıklı sevgimiz, hoşgörümüz, anlayışımız, bizi mutlu etmeye yetiyor çok şükür.
Mutlu olmak için kendinizden başka bir şeye ihtiyacınız yok. Mutlu olmak için yetinmeyi bilmekten başka bir şey öğrenmeniz gerekmiyor.
İnsanın sınırsız istekleri arasında kendi iç dünyanıza bakıp yetkin olduğunuzu anlamanız dışında bir felsefe de lazım değil
Mutlu olmak için başkalarına bakmayı bırakıp kendinizi fark etmeniz ve yetinmeniz gerekiyor.
Başkalarına göre yaşama hastalığından kurtulabilirseniz, mutluluğun her zaman sizinle olduğunu göreceksiniz.
Mutluluğun özü, kendimizi tanımakta yatar, mutluluk dışarıda değil, kendi iç dünyamızdadır.
Mutluluğu yakalayabilmek için eskilerin ”gönül gözü” dediği gibi farklı bir gözle bakabilmek, görülmeyeni görebilmektir.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir