Ankara’dan sesleniş
NE KADAR ŞÜKRETSEK AZDIR

Yaşadığımız dünyada herkesin aynı refah seviyesi içinde olmadığı bir gerçektir.
Sahip olduğumuz şeyler için şükretmek, var olanla mutlu olabilmek, insanların belki en zor başarabildiği şeylerden biridir.
Bununla birlikte insanın var olduğu günden itibaren en büyük amacı, mutluluk ve sağlık konusunda en üst düzeye
Erişebilmek olmuştur.

Yerine getirmekte zorlandığı istek ve arzularına ek olarak, doğal felaketler, dramatik acılar ve haksızlıklar bireyi temelde iki farklı tutuma sevk edebilir: İnsan ya sahip olduğu güzellikleri hissederek, kanaatkâr bir tutum sergileyip, mutlu olmanın gerekçelerini fark ederek hayattan memnun olma yolunu seçer,
ya da hayatın getirdiği çetin mücadeleler karşısında şükretmek için neden bulmakta ve sahip olduğu iyilikleri algılamakta zorlanarak, bu durumdan duyduğu memnuniyetsizliğin verdiği olumsuz duygu ve tutumlarla başa çıkmaya çalışır dururuz.
Şükretmek, bir kimseye minnet duymak, gönülden borçlu olmak, yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, bir iyiliğe karşı teşekkür etme, memnuniyet duyma ve gönül borcunu ödemektir. Dini anlamda da şükretmek, Tanrı’ya minnet duygusunu sunmaktır.
Eğer sürekli sağlık, mutluluk ve başarı istiyorsanız, şükretme duygusu içinde olmalısınız. Şartsız şükretme olmadan gerçek mutluluk olmaz.
Mutluluk olmadan da sağlık ve başarıyı elde edemezsiniz
İnsanoğlu zaman zaman bu dünyada var olmanın, yaşamanın, sonsuz nimetlerden yararlanmanın bir lütuf olduğunu sanırım unutuyor.
Biraz derin düşündüğümüzde, her şeyimizle, baştan aşağı bizi “Yaradan’a borçlu olduğumuzu anlarız.
Aldığımız her nefes, içtiğimiz her damla su, gördüğümüz her renk, bizi besleyen toprak ve yalnızlığımızı paylaşabildiğimiz her dost bize sunulan birer nimettir.
Bir biçimde hayatımızda olduklarından, yokluklarını bilmediğimizden belki de alıştığımızdan kanıksadığımız nimetlerdir.
Dikkat ettiniz mi? Genellikle bizler gibi yaşı ileri olan insanlar sağlık konusunda daha çok dua ediyor.
Sağlıklı oldukları için daha çok şükreden ya da bunun kıymetini bilenler de onlar. Ama şükretmek için ille de yaşlanmayı beklememek gerek.
Bu kadar sınırsız nimetlere karşı elbette Allah’a şükretmemiz gerekir. Şunu unutmayalım
ki, şükrün faydası dünya ve ahirette Allah’a değil; yine kendimize dönecektir, Zira şükrettikçe nimetler artacaktır.
Allah’ın şükredilmeye ihtiyacı yoktur.
Hatırımda kalığı kadar Şükür zenginliğin süsüdür denir, bu sözü hep benimsemişimdir.
Şükür, iyilik edenin, nimet verenin kıymetini bilip bunu yaşamında sevinç ile, huzur ile çevresine sunmak düşüncesiyle
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir