Ankara’dan sesleniş
“MUTLULUK”
KIRMADAN KIRILMADAN YAŞAYABİLMEKTİR.

Doğru olan nedir? Bu günü ve anı yaşamaktır. Çoğu zaman anı yaşamaktan, bugünü yaşamaktan uzak dururuz.


Eşine, güven telkin etmelisin. Ona kendisine güvendiğini göstermelisin. Mutlu olabilmen için, iyi bir eşle evlenmiş olman yetmez;
Senin de ona münasip (uygun) bir eş olman gerekir. Hayat arkadaşınla mutlu bir yaşam için, kişiliğinin ayrılmaz parçası saydığın bazı şeylerden taviz (ödün) vermen, esnek olman gerekebilir. Kendin için istediğin güzel şeyleri hayat arkadaşın için de istemeli, kendini düşündüğün kadar onu da düşünmelisin. Almak kadar vermeyi de bilmeli, sürekli verdiğinden daha fazlasını almaya, ya da vermeden almaya çalışmamalısın. Bencil, egoist olmamalısın.

Eşinle müşterek işler yapmaya vakit ayır ki, ileride sizin için mutlu hatıralar kalsın ve sizi birbirinize daha çok yaklaştırsın. Eşine, son derece serbestçe kendini ifade etme ve yeteneklerini geliştirme fırsatı tanı. Hiçbir yönünü alay konusu yapmamalısın.
İstişare, aile hayatında önemli bir prensiptir. Eşlerden her biri aile hayatında kendisini ortak görmeli ve bir kenara itilip ihmal edilmediğini hissetmelidir.
Bazı konular müşterek bir karar vermeyi gerektirir. Özellikle erkek, her iki tarafı da ilgilendiren meselelerde ve gerekli gördüğü diğer hususlarda eşinin de fikrini almalı, onunla istişare etmelidir.
Hepimizin iyi olduğu kadar kötü tecrübeleri de vardır. Fakat karamsar ve mutsuz insanlar kötü giden şeylerin üzerinde çok daha fazla zaman harcarlar. Hatta bu belli bir süre sonra iyileri hiç görmemeye kadar gider.
Aileyi eşleri yalnızlaştıran ve etkileyen birde televizyondur kanımca.
Televizyon karşısında geçirdiğimiz her saatin mutluluk potansiyelimizden yüzde 5 çaldığını biliyor muydunuz? Çünkü televizyon pasif bir iletişim aracı ve başkalarıyla olan iletişimimizi yok ediyor.
Hâlbuki birebir iletişim insanın mutlu olmasını sağlayan bir iletişim yolu; konuşmak, dinlemek, paylaşmak, gülmek, ağlamak… Bunları televizyonla baş başa yapmak pek mümkün değil ancak bunları yaparken kırmadan kırılmadan yapmalı.
Tabi ki günümüzde interaktif iletişimsiz yaşamak zor; ama bunu en aza indirgemek en faydalısıdır diye düşünmekteyim.
İnsanlar, kitaplar, filmler, diziler, şarkılar, sosyal medyalar, yeni maceralar, tecrübeler…
Yaşamınızdaki her unsur, size yeni şeyler öğretebilir. Ancak modern yaşamın yoğun temposu içinde, her zaman yeni şeyler öğrenmeye ya da farklı bakış açılarını değerlendirmeye fırsat bulamazsınız.
Monoton ve sıkıcı bir hayatınız olduğu için mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız dışarıda sizin tarafınızdan tanınmayı ve öğrenilmeyi bekleyen milyonlarca bilgi olduğunu unutmayın.
Elbette karşılaştığınız her bilgi sizi memnun, mutlu ya da tatmin etmeyebilir. Ne var ki yeni bir insan tanımak, yeni tecrübeler edinmek ve yepyeni maceralara atılmak; size her zaman önemli tecrübeler kazandırır. Öğrenmeye ve başka fikirlere karşı açık olduğunuz sürece daha mutlu ve keyifli bir yaşam sürebilirsiniz.
Ya geçmiş yakamızı bırakmaz, ya gelecek. Ama bugün var. Şu anda ben buradayım. Çinlilerin deyimiyle “Hayat uzun bir şimdiden ibarettir.”
Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir