Ankara’dan sesleniş
İNSAN SAĞLIĞINDA KOKU ÖNEMLİDİR

İnsan yaşamında kokunun önemi sanıldığından daha fazladır.
Koku alabilmek kişiye kendini iyi hissettirmenin yanı sıra zehirli
gazlardan uzak durarak hayat kurtarabildiği gibi bozulmuş
gıdalardan zehirlenmeyi de önlemektedir.
Çiçeklerin, sabun, deterjan, çamaşır, tıraş losyonu, şampuan gibi
ürünlerin hatta ev, ofis gibi mekânların güzel, ferah kokması aranan
bir özelliktir.
Bu sayede parfüm endüstrisi dünya çapında çok büyük rakamların
döndüğü dev bir sektördür.
Peki güzel kokmayı, koklamayı yani koku alma duyumuzu bu kadar
özel ve önemli kılan nedir?

Etiler Memorial Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Bölümü uzmanları,
“Koku almanın önemi ve koku kayıplarının kayıpları” hakkında bilgi
verdi.
İnsanların koku alma duyusu düşünüldüğünden daha işlevsel
özelliktedir.
Hoş bir koku aldığımızda farklı bir hazla kokunun kaynağına
yönelebiliriz.
Bazen aldığımız koku bizi çocukluğumuza götürür ve bir an
için zamanda yolculuk yapmış gibi hissederiz.
Bu durum koku duyumuzun, duygularımız ve de özellikle
hafızamız ile bir şekilde ilişkili olması ile açıklanabilir. Ayrıca
yemeklerden aldığımız tadın pekişmesini sağlaması da, kokunun
önemli bir özelliğidir.
Bunların dışında, koku alabilmenin kişiyi koruyucu etkileri de
vardır. Koku almak, sürekli olarak soluduğumuz havanın kalitesine
göre duman ve zehirli gazlardan uzak durmamızı sağladığı gibi;
örneğin yanık kokusunu alarak bir yangından veya ekşi kokusuyla
bozuk bir gıdadan sakınmamızı da sağlar.
Sosyal yaşantımızda ise banyo yapıp yapmamamız insanın içine
ferahlık veren kokudur.
Hele birde çimlenmiş bir toprağın kokusuysa bu değmeyin
keyfinize.
Yaşadığımız bölgede hasret kaldığımız toprağa karışan
yağmur sonrasında doğaya dağılan toprak kokusu beni oldum olası
etkiler içime bir ferahlık dolar mutlulukla sokaklarda sevdiklerimle
dolaşmak isterim.
Güzelliği mutlulukla karşıladığımız gibi, yağmurun etkileri
bünyeden bünyeye farklılık gösteriyor.
Kimini mutlu, kimini hüzünlü kılarken yağmur, bazısına
romantik, bazısınaysa işkence gibi geliyor. Ama herkesin ortak
tattığı bir duygu var yağmurla ilgili…
Evet! Yanlış duymadınız, yağmur sonrası duyulan, şiirlere
konu olan bu koku tek hücreli bir canlının kokusu. Artık kulağa o
kadar da romantik gelmiyor değil mi?
Mantarlara benzeyen özelliklere de sahip olan aktinobakter
ailesinden bir grup bakteri, nemli ve ılık ortamı bulduğu toprakta
mutlu mesut çoğalıyor.
Ancak toprak kuruduğunda bu bakteriler sporlar üreterek,
daha sonra kendisini çoğaltmak üzere depoluyor.
İşte bu sporların üzerine yağan yağmur durduktan sonra
buharlaşırken, aerosol işlevi görerek bakteri sporlarını havaya
kaldırıyor ve bizim burunlarımıza kadar taşıyor.
Bizler de yağmur sonrası toprak kokusu almak için derin derin
nefes alırken, aslında toprak veya ağaç kokusunu ya da çimen
kokusunu değil, aktinobakterlerin sporlarını akciğerlerimize
çekiyoruz! Neyse ki sağlıklı bağışıklık sistemlerimiz sayesinde
hasta olmuyoruz.
Yine de çok derin nefes almamaya dikkat etmek lazım
gelebilir…
Bir daha yağmurda ve sonrasında sevgilinizle romantik bir
yürüyüş yaptığınızda, ona bakteriyel sporlardan bahsetmeyi
unutmayın 
Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir