Ankara’dan sesleniş
İBRETLİK HİKÂYELER

Edepli, Edebinden susar Edepsiz de Ben susturdum Zanneder. HZ. Mevlana
Edep kelimesi terbiye, güzel ahlâk, iyi davranış, incelik, kibarlık, insanın söz ve hareket olarak diğer insanlarla olan ilişkilerinde ölçülü davranıp hoşça geçinmesi anlamlarına gelmektedir.

Edep, insanları güzel davranışlara davet eden ve kötü davranışlardan alıkoyan bir meziyettir. “Edep” kelimesinin çoğulu ise adaptır.
İzninizle ibretlik iki hikaye ile köşe yazıma devam etmek istiyorum.
1)Mısırlı bir adamın kalp hastalığı vardı.
Doktorlar hastalığının çok ağır olduğunu, ameliyatın yalnız yurt dışında yapılabileceğini söylediler.
Adam zaman kaybetmeden Londra’ya gitti ve kendine iyi bir doktor buldu. Doktoru hastalığının ağır olduğunu ve ameliyat olursa da %1 yaşam şansı olduğunu söyledi.
Adam ne yapacağını bilemedi. Düşündü taşındı ve doktora ameliyattan önce memleketine dönerek, vasiyetini yazacağını, işlerini yoluna koyarak on günün içinde geri geleceğini söyledi.
Adam memleketine geldi, on günün içinde düzene koydu her şeyi, yakınlarıyla helalleşip evden ayrıldı.
Yolu pazarın karşısından geçiyordu. Pazarda bir kasap etlerin kötü yerlerini ayırıp çöpe atıyordu.
Bir taraftan da genç bir kadın kasabın çöpe attığı etleri topluyordu. Kadına yaklaştı, etlerin kötü kısımlarını neden çöpten topladığını sordu.
Kadın utanarak beş çocuğu olduğunu, çocuklarının yalnız yılda bir kez Kurban Bayramı’nda et yediklerini söyledi. Adam duyduklarına çok üzülmüştü.
Kasaptan 5 kilo et alıp kadına verdi, sonra ise kasabın her ay bu kadına 5 kilo et vermesi içi 5 yıllık et parasını önceden ödedi.
Kadın gözleri yaşlı ve sevinç içinde ellerini göğe açarak “Allah’ım dedi, sen bu adamın bütün zorluklarını kolaylaştır!”
Kadın içten öyle dua etmişti ki duası bütün arşı salladı..
Adam Londra’daki hastaneye gelmişti.
Ameliyat öncesi yeniden muayene olunması gerekiyordu. Muayene eden doktor şaşırmış durumdaydı, üç kez yeniden adamı muayene etti, sonra adama bakarak
“Bu bir mucize, kalbin tam sağlam.” dedi.
Adam kadının onun için ettiği duayı hatırladı ve doktora:
“Mucize değil, bir kadının gözyaşları sebebi ile Allah’ın verdiği şifadır bu.” dedi.
Taberani: Peygamber Efendimiz buyurdular:
”Mallarınızı zekâtla koruyunuz. Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz. Belaları da dua ile karşılayıp savınız.”

Alıntı

2)Bir Babanın Kızına Mektubu
Sevgili kızım. Artık evlendin, senin için yeni bir hayat başlıyor. İnşallah, bir ömür boyu eşinle beraber, huzur dolu, mutluluk dolu, sağlık dolu güzel bir hayat yaşarsınız.
Bütün günleriniz hayırlı çalışmalar, devamlı ibadetlerle birbirinden güzel geçsin. Birbirinize sevgi, saygı duyun. Unutmayın ki içinizdeki sevgi kadar, saygı kadar var olacaksınız. Sevmek devam eden en güzel huyum, deyin. Kıymetli yavrum, eşine karşı her zaman, her yerde, her durumda saygılı ol.
Dikkatli ol. Onu uğurlarken, karşılarken, bir hükümdara nasıl davranılırsa öyle yap. Öyle ince, öyle edepli ol ki, senden ayrıldığı zaman, içi en güzel, en nezih duygularla dolsun.
Arkasından hayır dualar et. İyi dileklerde bulun. Allah’a emanet et.
Unutma ki bu çağda insanın tek umudu, bu adına hayat denilen fırtınalarla do!u denizde, gideceği tek liman, kendi evi
İster minicik bir gecekonduda otur, ister muhteşem bir sarayda, orayı cennet haline getir.
Edebinle, inceliğinle, zarafetinle, temizliğinle, hassasiyetinle evinde hep güzellikleri yaşa.
O güzellikleri eşinle paylaş. Mutluluğu, huzuru parada, eşyada, giyimde arayanlardan olma

Alıntı

Rabbim sen hepimizin zorluklarını kolaylaştırır.
Hastalarımıza şifa dertlilerimize deva mutluluklarımızı daim kıl.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir