Ankara’dan sesleniş
HUY

Huy, Farsça dilinden Türkçe’mize geçmiştir, TDK’ye göre huy kelimesi ise şu anlama gelmektedir:
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat alışkanlık huy canın altındadır huy edinmek huyu batsın (veya batasıca) huyu huyuna suyu suyuna (uygun) huyuna suyuna gitmek huyunu suyunu değiştirmek.
Alışkanlık, bir şeyi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilme melekesidir.
Huy, kalp ile ruhun melekesi, alışkanlığıdır, Yerleşmiş olan huya meleke denir.

Geçici olan huya hâl denir. Mesela gülmek, utanmak, birer hâldir. Cömertlik, cesaret, birer melekedir. Huy, meleke demektir. Ara sıra hayır işlemek huy değildir.
Her zaman hayır işlerse, cömert huylu olur. Fakat kendini zorlayarak yaparsa, yine cömert huylu olmaz.
Kolaylıkla, seve seve yaparsa, huy denir. Huy, iyi veya kötü iş yapmaya veya iyi ve kötü olmayan şeye sebep olur.
Bunlar üçe ayrılır. İlkine fazilet veya güzel huy denir. Cömertlik, yiğitlik, böyledir. İkincisine rezalet veya kötü huy denir. Cimrilik böyledir. Üçüncüsüne sanat denilir.
Terzilik, çiftçilik gibi İnsanları kendi karakterleri, huyları ve alışkanlıkları bulunur.
Bu huy ve alışkanlıklar ölünceye kadar devam eder ve asla değişmez.
Can çıkmayınca huy çıkmaz atasözü de bunu etkin bir şekilde göstermektedir.
O bunu yapmayı alışkanlık haline getirdiyse, sen ne yaparsan yap huylu huyundan vazgeçmez.
Bir hikâye ile yazımızı sonlandıralım.
Bir akrep, gölün kıyısına gelip karşı tarafa geçmek için kurbağaya yalvarmış:
“Ne olur? Sen yüzme biliyorsun, ben bilmiyorum. Sevaba girersin, beni sırtına al da gölden karşı tarafa geçiriver!” demiş.
Kurbağa da “bir hayrım olsun” deyip akrebi sırtına almış, yüzmeye başlamış. Gölün ortalarına vardıkları zaman, akrep kıpırdamaya başlamış, kurbağaya, “Ben seni sokacağım!” demiş.
Kurbağa şaşırmış, “Nasıl olur? Ben sana iyilik yaptım, sırtıma aldım, karşıya geçiriyorum…” deyince akrep, “Ne yapayım, duramam; benim huyum bu!” demiş.
Kurbağa da “Ya öyle mi, bu da benim huyum” diyerek suya dalmış ve kendini sokturmadan akrepten uzaklaşmış, o da nankörlüğünün cezasını bulmuş ve boğulmuş.
Bu atasözünü, fena huylular, “ben böyleyim, huyum bu” anlamında kendilerini değiştirmemek ve yaptıklarına bahane olarak öne sürerler. Ayrıca, huysuz birinden daima kötülük gelebileceği ve tedbirli olmak gerektiği anlamında uyarmak için kullanılır.
Akrepler insanları neden sokar?
Akrepler, zehirli iğneleri olan tehlikeli canılardır. Asıl avları, hamam böceği, çekirge, ufak kertenkele gibi canlılardır. İnsanı, ya avlarının peşinde koşarken yanlışlıkla sokarlar ya da eğer üstüne basılmışsa tehlike hissedip kendini korumak için sokabilirler.
Mümin, müminin aynasıdır. İnsan kendi kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu öğrenir.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir