Ankara’dan sesleniş
HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ
FARKLIDIR DER ATALARIMIZ

Her insanı aynı keseye koymak yanlış davranış olurdu. İnsanlar birbirlerinden farklı olduğu davranışları da farklı olur.
Tıpkı atalarımızın dediği gibi; “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”. Dolayısı ile bir iş yaparken izledikleri yol, kullandıkları yöntem ve stratejiler, hatalar karşısında takındıkları tavırlar da birbirinden farklıdır. Burada önemli olan, farklı olmak, daha doğrusu, başarıya götürecek en farklı ve orijinal yöntemi bulmaktır.
Her insan doğmakla bir kapıdan giriyor besbelli, ölümle çıkılan bir kapı olduğunu biliyoruz.
Belki tersi oluyor, doğmakla çıkıyoruz bu âlemden, öldüğümüz zaman yine giriyoruz aynı âleme.

Güneş, bütün ihtişamıyla elveda deyince, ardından bir karanlık başlar.
Güneşin, yokluğu ise bize nasıl bir nimet olduğunu hatırlatır.
Evet, geceler ah! Geceler başlar her yanımızda.
Peki, geceler gerçekten bir zulmet mi yoksa bir nimet mi?
Evet, bu sorunun cevabı kişiden kişiye göre değişir.
Kimine göre bir nimet, kimine göre ise bir zulmettir.
Biz, nimet olduğunu düşünenlerdeniz, Neden mi?
Gün boyu çalışan bir kişi için, geceler bir dinlenme anıdır.
Tabiri caizse, bedene yeniden pozitif enerji yükleme anıdır.
Gün boyu yorulan ruh ve bedene negatif enerjiden arındırmadır, yuvasına çekilen kuşlar misali
Yarın yokmuş gibi hayatın içinde koşuşturuyoruz bazen. İnsanlar yanımızdan geçip gidiyor, kuşlar, ağaç dallarının sesleri biz duyamadan geçip gidiyor.
“Ben kimim?” Ve biz bunların hiç birini fark etmeden, sorusunun cevabını bulamadan hayattan yoruluyoruz.
Stresten kurtulmak için sanki amazon ormanlarındaymışız ve arkamızda sürü koşturuyormuş gibi yetişmek istiyoruz.
Ama nereye yetiştiğimizi görüyor muyuz koşarken?
Tam seninle dertleşip ağlarken bir el dokunuyor omzuma.
Belki de insan önce kendinden başlamalıdır kötü olan şeyleri değiştirmek için.
Gücünün yettiğince iyiliğe yönelmelidir… Belki de başka bir gezegene gerek yoktur, kendi kalbini gezegenin yaparsan.
Belki de nefes aldığın sürece umut vardır belki iyilik çok uzaklarda değil, kendi içindedir doğru yolu bulursan.
Hayatın akışı içerisinde çoğu zaman yaşadıklarımızı duygularımızla ilişkilendiremediğimiz için yaşananların hayatımıza kattığı anlam da azalır.
Duygular işin içinde olmayınca duyarlılık da düşük olur ve yaşanan deneyimlerin anlamı azalır.
Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır der atalarımız, Herkesin kendine has bir şükretme dili de vardır muhakkak…
Ama en önemlisi kalbi açmaktır… Her doğan gün, başta sağlıklı olduğun için minnet duymana yeterlidir.
Kalp gözünüz açık olsun…Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır der atalarımız.
Herkesin kendine has bir şükretme dili de vardır muhakkak… Ama en önemlisi kalbi açmaktır… Her doğan gün, başta sağlıklı olduğun için minnet duymana yeterlidir.
Kalp gözünüz açık olsun…Uzun lafın kısası anı yaşamak günü gün ederek, eğlenerek yaşamak değil, bulunduğumuz anın değerini bilerek yaşamaktır.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir