Ankara’dan sesleniş
HER ÇOCUK AYRI BİR DÜNYADIR

“Ağaç yaş iken eğilir” diye güzel bir atasözümüz vardır, bu sözü
insanlar için değerlendirirsek, çocuk eğitiminin küçük yaştan
başlaması gerektiğini anlatmaktadır.
Her söz insan içindir ders çıkarmak, ona göre tedbir almak bizlerin
görevi olmalıdır.
Tarihten ders almakta bunu ifade etmektedir, kitaplar bu
amaçla yazılmaktadır, geçmiş bilgiler geleceğe ışık tutar, geçmişten
ders alan ülkeler geleceğine ona göre yön verirler.
Bilge insanlara büyük eğitimcilere bu nedenle ihtiyaç vardır.
Ulu önder Atatürk bu durumları iyi bildiği tahlil ettiği için eğitime
çocuklara ve gençlere önem verilmesini istemiştir.

Eğitim, insan hayatında muazzam bir etkiye sahiptir.
Doğduğumuz andan itibaren bir şeyler öğrenmeye başlıyoruz ve bu
öğrenme süreci yaşam boyunca devam ediyor.
Bir taş üstüne sürekli taş koyarak şekillendiriyoruz aslında, bu taşlar
bizim hayatımızın temellerini atan en küçük parçalardır. Bu parçalar
hayatımızı şekillendirmek ile beraber hayata nasıl baktığımızın
göstergesidir.
Eğitim birey üzerinde etkisini gösterirken, aynı zamanda
toplumu etkileyen önemli bir faktördür. Bunu bizde hayatımızın her
alanında görebiliyoruz.
Çağımızda ayakta kalabilmek, aynı zamanda toplumu
şekillendirmek adına eğitimimizi sürekli akıcı bir şekilde yapmalıyız.
Öğrenme sürecini etkileyen pek çok etken vardır. Bunlardan bazıları;
kültürel, ekonomik, toplumsal yaşam gibi faktörler… Bu etkenler
çerçevesinde nasıl bir öğrenme metodu ile geliştiyse ileriki yaşlarda
da bunun etkilerini görecektir.
Bu yüzden eğitimde ailenin ve çevrenin önemi çok değerli.
Aile çocuğa ne kadar şeffaf davranırsa ne kadar isteklerinin ve
yapabildiklerinin farkına varıp, bunu öğretebilirse bu doğrultuda
sağlıklı bir birey topluma kazandırabilecektir.
Her sağlıklı birey topluma ışık tutan bir fener gibidir. Bunun
değerini yaşamımız ilerledikçe yetiştirdiğimiz bireylerin birer fener
olduğunu gördüğümüzde daha da iyi anlayacağız. Bundan hiç bir
şüphem yok…
Her anne‐baba çocuğunun kendine vatanına ve çevresine faydalı
bir birey olmasını temenni eder. Bu sebepten ötürü de aile‐çocukeğitim
ilişkisi birbirinden ayrılmayan parçalardır. Aynı zamanda
eğitim de tek etkenmiş gibi görünen zeka görüldüğü üzere tek başına
yeterli değildir.
Zekânın neye nasıl çalıştığı/çalışmadığı da büyük bir etkidir.
Bunlara dikkat edilip üzerinde durulmalıdır.
Çeşitli alanlarda yapılan son bilimsel araştırmalar, çocuğun
gelişiminde 0‐6 yaşın en kritik dönem olduğunu belirtmektedir. Erken
çocukluk dönemi çocukta öğrenmenin en yoğun olduğu, kültürel
normların geliştiği ve temel alışkanlıkların edinildiği dönemdir.
Çocukların bağımsız hareket edebilmelerinde ve özgüvenlerini
kazanmalarında büyük rol oynayan öz bakım becerileri erken
çocukluk eğitimi aracılığı ile hızlıca gelişmektedir. Bu sayede,
temizlik kurallarını uygulamayı, giysilerini tek başına giymeyi ve
çıkarabilmeyi, doğru beslenmeyi ve kendini kazalardan ve
tehlikelerden koruyabilmeyi öğrenir.
Her çocuk ayrı bir dünyadır. Çocuk yetiştirmek ise en kutsal, en
büyük, en zor ve hayat boyu devam ettirilmesi gereken en önemli
sanattır. Hoşça kalın Dostça kalın gönlünüz sevgiyle dolsun ama gönül
kapınız hep açık kalsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir