Ankara’dan sesleniş
HAYATIN EN GÜZEL SÜSÜDÜR AŞK

Hayat insanlara sunulmuş bir armağan, aşkta hayatın en güzel süsü Hani derya şair Aşka burun kıvırma o çöl ortasında çimenli bir yerdir.
Yoksa sen aşkı her an kolayca bulabileceğini ‘mi sanıyorsun?
O vakit ben seni uyarayım bundan sonra ömrünün büyük bir kısmını pişmanlıklar içinde geçireceksin unutma.
Belki dönmek isteyeceksin ama iş işten geçmiş olacak zira o vazoyu bir kez kırdığın için bir daha asla hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Seviyorsan, ayrılamazsın. “seni seviyorum ama ayrılmalıyız diyemezsin.
Zaten bir cümlenin içinde ‘ama’ varsa, âmâdan öncesi geçersizdir, Ayrılıyorsan, sevmiyorsun demektir.
Madem seviyorsun, neden gidiyorsun o zaman? Madem yüreğin onun aşkıyla dolu, nasıl ayrılabiliyorsun?

Bu gücü nereden buluyorsun? Hiç sordun mu yüreğine? Mantığının sesini dinlerken bir kez olsun yüreğine kulak verdin mi?
Yüreğin “gitme, terk etme” diyorsa, gidemezsin. Gidiyorsan, o zaman yüreğin de kabullenmiştir ayrılığı, o zaman sevmiyorsun demektir.
Severek ayrılmanın olduğuna pek inanmıyorum.
Eğer bir ilişki bitiyorsa o ilişkide eksik bir şeyler vardır.
İki kişi birbirini gerçekten sevse ayrılma aşamasına gelmez. Çünkü seven insan sevdiğinin hatırına Orta yolu bulmaya çalışır.
Yalnız bu durum tek kişinin yapabileceği bir şey değildir.
Bu yüzden hem sevmek hem ayrılmak bana mantıklı gelmiyor.
Hayatta ölümden başka hiçbir sorun çözümsüz değildir.
Severek ayrılmak diye bir şey olmaz insan hem sevip hem vazgeçemez. Sevgi diyet yaparken vazgeçtiğimiz yiyecek ve içecekler değildir.
Sevgi fedakârlık, çaba ve zahmetli bir duygudur, Araya mesafeler giriyor diye veya aile, inanç, kültürel, ekonomik farklılıklar var diye ayrılamaz.
Başta tüm bu aykırılıklara rağmen sevebilmişsen Severek ayrılamazsın.
Belki sevdiğinin iyiliği için onun geleceğini karartmamak için ondan ayrılabilirsin ama bu da bence doğru değildir.
Bir kitapta okumuştum sevgi nedir diye Sevgisiz olmaz elbet…
Ne kadarına yetiyorsa yüreğin, o kadar sevmelisin Onurlu olunmalı Bir kadının ana oluşu, bir erkeğin adam oluşu gibi asil ve onurlu dik
durabilmeli alın açık tüm kalbinle gelmelisin. ne kadarına yetiyorsa yüreğin, yettiği kadar sevmelisin.
Aklını başından alacak kadar değil, aklı başında olacak kadar sevmelisin.
Senden çok onun ihtiyacı olan bir şeyi ona vermişsen, bu bir hediyedir. Ondan çok senin ihtiyacın olan bir şeyi ona vermişsen, işte bu sevgidir.
Sevmek ve sevilmek acaba dünya üzerinde bu iki eşsiz duygudan yücesi var mı? Mümkün değil biliyorum.
Hiç bir maddi değerin satın almaya gücü yetmediği, hiçbir güzelliğin aksini söyletemediği ve hiç bir baskının silip atmaya kâdir olamadığı bir duygudur SEVGİ.
Eğer varsa ruhunda, her canlıyı, sevilmesi gereken her olguyu okşar, seversin. Hem de birilerini şaşırtıp hayretlere düşürecek biçimde ayırt etmeden seversin.
Yani gönül der ki o insanlara “Yaratılanı sev, Yaratandan ötürü”.
Bence sevilmek bu yalancı dünyada herkese nasip olmayan emsalsiz bir armağan İnanılmaz bir lütuftur.
Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar, bazı insanlar tadamazlar bu güzel duyguyu.
Bir şey vardır samimi gelmeyen. Ve sonuçta sahte bir tebessüm veya yalancı bir iltifatla bitiverir aradaki sevgi bağı.
“Unutma aşk kendine hata yapanları asla affetmez”. Düşüncesiyle Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir