Ankara’dan sesleniş
HAYALLERİMİZ
VAZ GEÇİLMEYEN TEKNOLOJİLER

Günümüzde gerek üniversite öğrenciler gerekse de nitelikli insan gücü marka şehirlerde yaşamayı tercih ediyorlar.
Eğer kentlerinizi bu anlamda diğer şehirlerle rekabet edebilir biçimde geliştiremezseniz ne öğrenci ne nitelikli insan gücü çekmeniz ne de ekonominizi sürdürülebilir kılmanız mümkün değil.
Henüz konuşmayı öğrenmemiş bir çocuk için ilk çıkardığı
Anlamsız sesler sözlü iletişimin başlangıcıdır.
Çıkardığı seslere tepki vermemizi, onu duymamızı bekler çocuk.
Resim de öyledir, Eline geçen kalemle ya da boyayla,kağıda ya da bir duvara yapmaya başladığı ilk karalamalarla izler bırakarak devam eder iletişim kurmaya.

Dünyaya izler bırakma çabasının bir yansımasıdır bu aynı zamanda.
Büyüdükçe sesler sözcüklere, cümlelere, anlatılara
Dönüşür, Karalamalar ise zamanla şekillere, sembollere,
Renklere, rengârenk resimlere doğru yol alır.
Büyüdükçe dünyaya anlattıkları da, anlatmak istedikleri de çoğalır.
Duyguları, hayalleri, beklentileri, korkuları, hedefleri,
Sevgileri, dünyayı görme şekilleri girer resimlerin içine.
Sözle anlatamadıklarını da saklarlar çizdiklerinin içine.
Dünyaya bakışlarını, kendi dünyalarını anlatma yolu olur resim.
Dünya gerçekten hızlı bir değişim yaşıyor. Bilhassa teknolojik gelişmeler, baş döndürücü bir hızla, her geçen gün yeni boyutlar kazanıyor.
Ancak bu gelişmelerin sonucu, maalesef her zaman müspet yönde kullanılmıyor.
Başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim; hepimiz, kendimizden önceki hayallere borçluyuz varlığımızı.
Anne babalarımızın hayalleriyiz, Atalarımızın var olma zincirine ilişkin hayallerinin son halkasıyız.
Hiçbir eşya, hiçbir canlı ya da hiçbir sistem, hayal edilmeksizin var olamıyor.
Var olması da, var olduktan sonra yaşamını sürdürebilmesi de, her şeyden önce, hayal edilmiş̧ olmasını gerektiriyor.
Var oluş̧, hayal etmekle başlıyor ve yine hayallerle sürüyor. Dünya bir hayal atölyesi… Hem de durmaksızın işleyen…
Bizlerse, dünyanın, var oluşun ve insanlığın, bizden önceki insanlarca hayal edilmiş̧ resminin son renkleri ya da o resme düşürülmüş̧ son ışık taneleriyiz…
Bu hayal atölyesinde yaşamımızı sürdürebilmenin tek yolu var: Sınırsızca hayal etmek ve hayallerimize inanmak… Hayal etmenin insanın en büyük var oluş̧ kaynağı, hayallerinse yaşamsal önemde olduğunu derinden kavramak…
Çok fazla yerde duymuşsunuzdur, kim bilir belki de size defalarca söylendi..
“Beyin gücüyle istediklerini elde edebilirsin!” Ve hatta bu konuda yazılmış sayısız kitaba, köşe yazısına denk geldiniz.
Bir kısmını okudunuz, bir kısmına göz ucuyla baktınız, belki de hiç görmeden es geçtiniz. Olabilir.
Çünkü beyin gücünü kullanmak deyince iş biraz boyumuzu aşıyor gibi geliyor ve biz yetişkinler, yaş ilerledikçe ve dünya gerçekleriyle yüzleştikçe, hayal kurma fikrinden vaz geçiyoruz.
Günümüzün en etkili iletişim ve hayatımızın vazgeçilmez teknolojileri olan televizyon, internet gibi teknolojileri ihtiyacınız kadar kullanın ve bunlarla geçireceğiniz zamanı mutlaka planlayın. İnternette geçirdiğiniz ve televizyon karşısında geçirdiğiniz vakit size bir şeyler katmıyorsa zarardasınız demektir.
Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir