Ankara’dan sesleniş
EL İŞİ GÖZ NURU

Mustafa Kemal Atatürk “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” diyecek kadar kadının toplum ve medeniyet içindeki yerini takdir etmektedir.
Kadın haklarını batılılaşmanın ve çağdaşlaşmanın bir unsuru olarak algılamıştır.

Türk kadınına her zaman güvenmiş ve Türk kadınının
Toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü reformlara imza atmıştır. Hiçbir ülkede, hiçbir lider, kadın hakları için böylesine duyarlı olmamış ve böylesine savaşmamıştır.
Hepimiz tek başımıza bir şeyler yapabiliriz., Kuşkusuz ortaya bir ürün çıkartmak; başarmak çok umut verici ve çok keyif verici. Ama bunu el birliğiyle yapmak;
Herkesin bir ucundan tutmuş olması, herkesin emeğinin geçmesi, alın terinin damlamış olması ve göz nurunun orada seyredenlere keyif vermesi bence çok daha zevkli, çok daha mutluluk vericidir.
Bu bağlamda yapılan bu çalışmalarda ben emeği geçen herkesi kutluyorum, tebrik ediyorum.
Kadının üretime katkı sağlaması, kimseye bağımlı olmamasının önemi tartışılmaz.
Elbette çalışan çok sayıda kadın var. Ama üretim fabrikayla, ofisle sınırlı değil, evde de mümkün.
El işi konusunda zengin olan bu toprakların kadınları evde üretim konusunda çok yetenekli.
Büyüklerin dantel, oya, Antep işi geleneğini sürdüren de var son zamanlarda amigurumi bebek, miyoki tekniğiyle bileklik yapan da.
Çoğunluğu sosyal medya üzerinden satıyor yaptıklarını. Tüketiciyle buluşabilecekleri diğer önemli mecralar kermes ve pazarlarda ise Tezgâhlara para ödemek zorundalar.
Bütün bunları araştırırken değerli eşim Leyla ÜLKER’İN 8. Kitabımda görselleriyle yer verdiğim sayfada söylediklerini siz okurlarımla paylaşmak istiyorum.
“EL İŞİ BENİM YAŞAM KAYNAĞIMDIR” Demesiyle burada mutluluğunu ifade ediyor olmalı.
Oldum olası örgü işlerini severim hatta örgü örerken kendimi dinlenmiş hissederim örgü benim sağlığıma çok iyi
gelen bir ilaçtır diye düşünüyorum.
Strese girmem dedikoduyu sevmem, günlük ev işlerimi
bitirince kazak, hırka, gibi giysileri üretir sevdiklerime
hediye ederim.
Torunlarıma yakınlarımın dostlarımın bebeklerine yelek
hırka örer hediye etmeyi sever mutlu olurum.
Uzun kış gecelerini hep böyle değerlendirirken bir
arkadaşımda gördüğüm örgü işi olduğu için ilgimi çeken
ismini dahi bilmeyerek başladığım örgü tığ ile sık iğne
tekniği kullanılarak üretilen ”AMİGURUMİ “ denilen tekniği önceleri çok uğraş vererek başladım.
Severek çeşitli renk ve boyutta severek üretmeye çalışıyorum.
Okuduğum bir bilgide çocukların sağlığını olumsuz etkilemediğidir.
Eşim Necati bana diyor ki ürettiklerini biriktir bir kişisel sergi açalım.
İnsanlara örnek ol hadi bu ürettiklerini sen para ile satmıyorsun.
Belki ihtiyaç sahibi olan aileler ise aile bütçelerine katkıları olacak şekilde pazarlayabilirler.
Umarım buda sana mutluluk verecektir, aslında insanlara bu şekilde yardımcı olmak benimde hoşuma gider.
ALLAH Ömür verirse eşim Necati’nin dediği gibi neden olması bunu da zamana bırakayım. Hoşça kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir